güneşin ile cümle
güneşin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Büyükbabam beni alır ve kavurucu yaz sıcağında güneşin altına oturturdu.어느 더운 여름날 저를 밖으로 데려나가 태양 아래 앉게 했습니다.
Büyükbabam beni alır ve kavurucu yaz sıcağında güneşin altına oturturdu.Toen ik klein was, nam mijn grootvader me mee om buiten in de zon te zitten op een hete zomerdag.
Büyükbabam beni alır ve kavurucu yaz sıcağında güneşin altına oturturdu.סבא שלי לקח אותי וישב איתי בחוץ בשמש בימי הקיץ.
Büyükbabam beni alır ve kavurucu yaz sıcağında güneşin altına oturturdu.أخذني جدي للتشمس في يوم شديد الحرارة.
Büyükbabam beni alır ve kavurucu yaz sıcağında güneşin altına oturturdu.我爺爺會喺夏天帶我坐喺太陽之下
Büyükbabam beni alır ve kavurucu yaz sıcağında güneşin altına oturturdu.空には雲ひとつ ありません
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.Am ajuns pînă acolo că m'a apucat o mare desnădejde de toată munca pe care am făcut -o supt soare.
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.Bởi cớ ấy ta trở lòng thất vọng về mọi công việc ta đã lao khổ mà làm ở dưới mặt trời.
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.Bởi cớ ấy ta trở lòng thất_vọng về mọi công_việc ta đã lao_khổ mà làm ở dưới mặt_trời .
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.Daarom liet ik mijn harde werken (als mogelijke oplossing voor mijn behoefte aan bevrediging) in de steek.
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.Da begynte jeg å bli fortvilet i mitt hjerte over alt det strev som jeg hadde møiet mig med under solen;
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.Darum wandte ich mich, daß mein Herz abließe von aller Arbeit, die ich tat unter der Sonne.
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.Et j`en suis venu à livrer mon coeur au désespoir, à cause de tout le travail que j`ai fait sous le soleil.
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.I przypadłem na to, abym zwątpił w sercu mojem o wszystkiej pracy, którąm się mądrze bawił pod słońcem.
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.이러므로 내가 해 아래서 수고한 모든 수고에 대하여 도리어 마음으로 실망케 하였도다
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.Og jeg var ved at fortvivle over al den Flid, jeg har gjort mig under Solen;
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.Por tanto, volví a desesperarme con respecto a todo el duro trabajo con que me había afanado debajo del sol
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.Potom som sa obrátil, aby som dal svojmu srdcu zúfať si nad všetkou prácou, ktorou som sa trudil pod slnkom.
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.Så begynte jag då att åter förtvivla i mitt hjärta över all den möda som jag hade gjort mig under solen.
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.Sekarang aku menyesal telah bekerja begitu keras
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.Sono giunto al punto di disperare in cuor mio per tutta la fatica che avevo durato sotto il sole
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.Tedaj sem se obrnil, da bi izročil srce obupu nad vsem trudom, s katerim sem se trudil pod solncem.
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.Οθεν εγω στραφεις απηλπισα την καρδιαν μου περι παντος του μοχθου, τον οποιον εμοχθησα υπο τον ηλιον.
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.За това, аз наново направих сърцето си да се отчае Поради всичкия труд, в който съм се трудил под слънцето.
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.И обратился я, чтобы внушить сердцу моему отречьсяот всего труда, которым я трудился под солнцем,
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.וסבותי אני ליאש את לבי על כל העמל שעמלתי תחת השמש׃
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.فتحولت لكي اجعل قلبي ييئس من كل التعب الذي تعبت فيه تحت الشمس.
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.故 此 、 我 轉 想 我 在 日 光 之 下 所 勞 碌 的 一 切 工 作 、 心 便 絕 望
Bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım.故此 、 我 轉 想 我 在 日光 之下 所 勞碌 的 一切 工作 、 心 便 絕望
Cehennem gibi güneşin altında dünyadaki ulaşılması en zor, en uzak yerlere seyahat etmek zorundalar.Han tenido que caminar bajo soles abrasadores hasta llegar a algunas de las zonas más remotas de la Tierra.
Cehennem gibi güneşin altında dünyadaki ulaşılması en zor, en uzak yerlere seyahat etmek zorundalar.그들은 세계에서 가장 닿기 힘든 곳, 가장 외진 곳을 향해서 작열하는 태양 밑을 걷고 또 걸어야 합니다
Cehennem gibi güneşin altında dünyadaki ulaşılması en zor, en uzak yerlere seyahat etmek zorundalar.Muszą często wędrować w upalne dni do niektórych z najbardziej odległych, trudno dostępnych miejsc na świecie.
Cehennem gibi güneşin altında dünyadaki ulaşılması en zor, en uzak yerlere seyahat etmek zorundalar.Putovali pod pražícím sluncem, do těch nejodlehlejších, nejzastrčenějších koutů světa.
Cehennem gibi güneşin altında dünyadaki ulaşılması en zor, en uzak yerlere seyahat etmek zorundalar.Πρέπει να βαδίσουν κάτω από τον καυτό ήλιο σε μερικά από τα πιο απομονωμένα, δυσπρόσιτα μέρη στον κόσμο.
Cehennem gibi güneşin altında dünyadaki ulaşılması en zor, en uzak yerlere seyahat etmek zorundalar.По жаре им приходилось добираться в самые удаленные, труднопроходимые места в мире.
Cehennem gibi güneşin altında dünyadaki ulaşılması en zor, en uzak yerlere seyahat etmek zorundalar.Те трябва да вървят под жаркото слънце до някои от най-отдалечените, труднодостъпни места на света.
Cehennem gibi güneşin altında dünyadaki ulaşılması en zor, en uzak yerlere seyahat etmek zorundalar.בעולם. הם צריכים לצעוד תחת השמש היוקדת לחלק מהמקומות המבודדים, הקשים להגעה ביותר בעולם.
Cehennem gibi güneşin altında dünyadaki ulaşılması en zor, en uzak yerlere seyahat etmek zorundalar.و عليهم أن يقوموا برحلات صعبة تحت أشعة الشمس الحارقة إلى بعض الأماكن النائية جدا ، و التي يصعب الوصول إليها !
Cehennem gibi güneşin altında dünyadaki ulaşılması en zor, en uzak yerlere seyahat etmek zorundalar.徒歩で赴かなくてはならないのです。 また、紛争地帯でも
Cuma günü güneşin batışından Cumartesi günü güneşin batışında dek sabbath'ı kutlarlar.A szombatot péntek napnyugtától szombat napnyugtáig tartják.
Cuma günü güneşin batışından Cumartesi günü güneşin batışında dek sabbath'ı kutlarlar.Celebrano la loro festività sabbatica dal tramonto di venerdì al tramonto di domenica.
Cuma günü güneşin batışından Cumartesi günü güneşin batışında dek sabbath'ı kutlarlar.De fejrer deres sabbat fra solnedgang fredag aften til solnedgang lørdag.
Cuma günü güneşin batışından Cumartesi günü güneşin batışında dek sabbath'ı kutlarlar.De firar sabbaten från solnedgången på fredag till solnedgången på lördag.
Cuma günü güneşin batışından Cumartesi günü güneşin batışında dek sabbath'ı kutlarlar.Ei sarbatoresc Sabatul de vineri de la apus pana sambata la apus.
Cuma günü güneşin batışından Cumartesi günü güneşin batışında dek sabbath'ı kutlarlar.Họ ăn mừng lễ xa-ba từ hoàng hôn thứ 6 đến hoàng hôn thứ 7.
Cuma günü güneşin batışından Cumartesi günü güneşin batışında dek sabbath'ı kutlarlar.Ils célèbrent leur sabbat du coucher du soleil le vendredi au coucher du soleil le samedi.
Cuma günü güneşin batışından Cumartesi günü güneşin batışında dek sabbath'ı kutlarlar.Mereka merayakan hari Sabat mulai dari Jumat malam hingga Sabtu malam.
Cuma günü güneşin batışından Cumartesi günü güneşin batışında dek sabbath'ı kutlarlar.Przestrzegają szabas od zachodu słońca w piątek, do zachodu słońca w sobotę.
Cuma günü güneşin batışından Cumartesi günü güneşin batışında dek sabbath'ı kutlarlar.Sie begehen ihren Sabbat von Sonnenuntergang am Freitag bis Sonnenuntergang am Samstag.
Cuma günü güneşin batışından Cumartesi günü güneşin batışında dek sabbath'ı kutlarlar.Svůj sváteční den slaví od pátečního do sobotního západu slunce.
Cuma günü güneşin batışından Cumartesi günü güneşin batışında dek sabbath'ı kutlarlar.Ze vieren hun Sabbat vanaf zonsondergang op Vrijdag tot de zondsondergang op Zaterdag.
Cuma günü güneşin batışından Cumartesi günü güneşin batışında dek sabbath'ı kutlarlar.Γιορτάζουν το Σάββατο από τη δύση του ήλιου την Παρασκευή μέχρι τη δύση το Σάββατο.
Cuma günü güneşin batışından Cumartesi günü güneşin batışında dek sabbath'ı kutlarlar.Вони святкують сабат (святий день) від заходу сонця в п'ятницю до сходу сонця в суботу.
Cuma günü güneşin batışından Cumartesi günü güneşin batışında dek sabbath'ı kutlarlar.Те празнуват своя шабат (ден за почивка) от залез слънце в петък до залез слънце в събота.
Cuma günü güneşin batışından Cumartesi günü güneşin batışında dek sabbath'ı kutlarlar.У них святой день отдыха - от заката в пятницу до заката в субботу.
Cuma günü güneşin batışından이분들은 금요일 해질 때부터 토요일
Cuma günü güneşin batışındanהם חוגגים את השבת מהשקיעה
Cuma günü güneşin batışındanيحتفلون بسبتهم من
Cuma günü güneşin batışından金曜の日没から土曜日の日没を定めています
Cumartesi günü güneşin batışında dek sabbath'ı kutlarlar.「24時間の聖域」と彼らは呼んでいます