güneşin ile cümle

güneşin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Burada güneşin altındaAqui bajo el sol (Colombia)
Burada güneşin altındaAquí bajo el sol
Burada güneşin altında ( BİZ İNSANLIK ÇALIŞANLARIYIZ)Aquí bajo el sol (SOMOS TRABAJADORES HUMANITARIOS)
Burada güneşin altında ( BİZ İNSANLIK ÇALIŞANLARIYIZ)Di sini di bawah matahari (KITA ADALAH PEKERJA KEMANUSIAAN)
Burada güneşin altında ( BİZ İNSANLIK ÇALIŞANLARIYIZ)Hier unter der Sonne (WIR SIND HUMANITÄRE HELFER)
Burada güneşin altında ( BİZ İNSANLIK ÇALIŞANLARIYIZ)여기 태양 아래(우리는 모두 인권 노동자에요)
Burada güneşin altında ( BİZ İNSANLIK ÇALIŞANLARIYIZ)Li sotto il sole (NOI SIAMO LAVORATORI UMANITARI)
Burada güneşin altında ( BİZ İNSANLIK ÇALIŞANLARIYIZ)هنا تحت الشمس ( نحن العاملين في المجال الانساني )
Burada güneşin altındaDi sini di bawah matahari
Burada güneşin altındaDi sini di bawah matahari (Kolombia)
Burada güneşin altındaHier unter der Sonne
Burada güneşin altındaHier unter der Sonne (Kolumbien)
Burada güneşin altında여기 태양아래(콜롬비아)
Burada güneşin altında여기 태양 아래
Burada güneşin altında ( Kolombiya- BİZ İNSANLIK ÇALIŞANLARIYIZ)Aquí bajo el sol (Colombia - SOMOS TRABAJADORES HUMANITARIOS)
Burada güneşin altında ( Kolombiya- BİZ İNSANLIK ÇALIŞANLARIYIZ)Di sini di bawah matahari (Kolombia - KITA ADALAH PEKERJA-PEKERJA KEMANUSIAAN)
Burada güneşin altında ( Kolombiya- BİZ İNSANLIK ÇALIŞANLARIYIZ)Hier unter der Sonne (Kolumbien - WIR SIND HUMANITÄRE HELFER)
Burada güneşin altında ( Kolombiya- BİZ İNSANLIK ÇALIŞANLARIYIZ)여기 태야아래(콜롬비아-우리는 인권주의적 노동자입니다)
Burada güneşin altında ( Kolombiya- BİZ İNSANLIK ÇALIŞANLARIYIZ)Li sotto il sole (Colombia - NOI SIAMO LAVORATORI UMANITARI)
Burada güneşin altında ( Kolombiya- BİZ İNSANLIK ÇALIŞANLARIYIZ)هنا تحت الشمس ( كولومبيا - نحن العاملين في المجال الانساني )
Burada güneşin altındaLi sotto il sole (Colombia)
Burada güneşin altındaLi sotto il sole
Burada güneşin altındaهنا تحت الشمس
Burada güneşin altındaهنا تحت الشمس ( كولومبيا )
Buradaki görüntüde güneşin bildiğimiz sarı topa oldukça benzediğini farkedeceksinizDu kommer märka att det nästan ser ut som den välkända gula bollen --
Buradaki görüntüde güneşin bildiğimiz sarı topa oldukça benzediğini farkedeceksinizEsta es la luz que podemos ver con nuestros ojos.
Buradaki görüntüde güneşin bildiğimiz sarı topa oldukça benzediğini farkedeceksiniz이건 보시는 바와 같이 우리가 어렸을때 그리던
Buradaki görüntüde güneşin bildiğimiz sarı topa oldukça benzediğini farkedeceksinizOpazili boste, da izgleda precej kot ikonična rumena krogla -
Buradaki görüntüde güneşin bildiğimiz sarı topa oldukça benzediğini farkedeceksinizVeți observa că seamănă destul de mult cu tipica minge galbenă -
Buradaki görüntüde güneşin bildiğimiz sarı topa oldukça benzediğini farkedeceksinizZauważycie, że wygląda, jak żółta piłka.
Buradaki görüntüde güneşin bildiğimiz sarı topa oldukça benzediğini farkedeceksinizאתם תשימו לב שהיא נראית די כמו הכדור הצהוב הידוע--
Buradaki görüntüde güneşin bildiğimiz sarı topa oldukça benzediğini farkedeceksinizستلاحظون أنه يبدو إلى حد كبير مثل الكرة الصفراء الشهيرة --
Buradaki görüntüde güneşin bildiğimiz sarı topa oldukça benzediğini farkedeceksinizほぼ同じに見えます 子供の頃に描いた太陽です
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.Aici Shakespeare oferă unui lucru, Julieta, un nume care aparține altui lucru, Soarele.
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.Aquí, Shakespeare da al objeto, Julieta, un nombre que pertenece a otra cosa, el sol.
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.Aqui, Shakespeare dá a qualquer coisa — Julieta — um nome que pertence a outra — o sol.
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.Di sini, Shakespeare memberi Juliet, nama yang dimiliki sesuatu yang lain, mentari.
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.Här ger Shakespeare föremålet, Julia, ett namn som tillhör något annat, nämligen solen.
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.Hier gibt Shakespeare einer Sache (Julia) einen Namen, der zu etwas anderem gehört (der Sonne).
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.자, 여기서, 셰익스피어는 '줄리엣'이라는 특정한 것에 '태양'이라는, 다른 것에 속한 이름을 주고 있습니다.
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.Ở đây, Shakespeare đặt tên cho Juliet, một cái tên thuộc về một cái khác, mặt trời.
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.Shakespeare geeft iets, Juliet, de naam die toebehoort aan iets anders: de zon.
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.Szekspir nadaje osobie - Julii znaczenie należące do czegoś innego - słońca.
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.Takže Shakespeare dává věci, Julii, jméno, které náleží něčemu jinému - slunci.
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.Vagyis Shakespeare a Júlia nevű dolognak olyan nevet ad, ami valami máshoz, a Naphoz tartozik.
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.Voyez, ici, Shakespeare donne à la chose, Juliette, le nom d'une autre chose, le soleil.
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.Εδώ ο Σαίξπηρ δίνει στο αντικείμενο, την Ιουλιέτα ένα όνομα που ανήκει σε κάτι άλλο, στον ήλιο.
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.Здесь Шекспир дает объекту, Джульетте, имя, принадлежащее другому объекту, солнцу.
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.Таким чином Шекспір дає об'єкту, Джульєтті, ім'я, що належить чомусь іншому, сонцю.
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.Тук Шекспир дава на нещото - Жулиета - име, което принадлежи на нещо друго - слънцето.
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.עכשיו, כאן, שייקספיר מכנה משהו, יוליה, בשם ששייך למשהו אחר, השמש.
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.هنا شكسبير يعطي الشئ، جولييت، اسم يعود لشئ اخر، الشمس.
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.太陽という別の物の名前を与えています しかし我々が物に対し、別の物の名前を与えるとき
Buraya kendini doyurup,gunesin dogusunu izleyerek eglenmek icin mi geldin?Es tu venu ici acheter de la bouffe pour toi-même, regarder le lever du soleil et t'amuser ?
Buraya kendini doyurup,gunesin dogusunu izleyerek eglenmek icin mi geldin?¿Viniste aquí a comprarte comida, ver el amanecer y a divertirte?
Buraya kendini doyurup,gunesin dogusunu izleyerek eglenmek icin mi geldin?Ήρθες να φας, να δεις την ανατολή του ήλιου και να διασκεδάσεις;
Buraya kendini doyurup,gunesin dogusunu izleyerek eglenmek icin mi geldin?食べたかったら
Bu sayede resimde derinliği algılayabiliyoruz. Hava durumunu, güneşin sıcaklığını hissedebiliyoruz.A pocit z krásného počasí a tepla slunečního svitu...
Bütün gün güneşin altında...- Moja je polnal. Kaj naj storim? - Nehaj!
Bütün gün güneşin altında...- Moja jest pełna. Co ja robię? - Przestań!

İlgili Sayfalar