güneşe ile cümle

güneşe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fotoğrafları güneşe maruz bırakmayın.Älkää jättäkö valokuvia auringonvaloon.
2. Yasa Bir gezegeni güneşe bağlayan çizgi eşit zaman aralıklarında eşit alanlar tarar.2ος Νόμος: Η ακτίνα που ενώνει τον Ήλιο και τον κάθε πλανήτη διαγράφει σε ίσους χρόνους ίσα εμβαδά.
Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!Τέλος πάντων ορκίζομαι εις Σε, ω ιερά πλην τρισάθλια Πατρίς !
O, kendisini güneşe benzetmektedir.Ταυτίζεται με την πόλη.
Cara al Sol (anlam: "Yüz güneşe dönük"), İspanya Falanj Partisi'nin (Falange Española de las JONS) marşı.Το Cara al Sol (Αγγλικά: Αντιμετωπίζοντας τον Ήλιο) είναι ο ύμνος του Ισπανικού εθνικιστικού κόμματος Φάλαγγα.
1986 - Halley kuyruklu yıldızı güneşe en yakın mesafede.26. august – Halleys komet er på sitt nærmeste til Solen.
Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!Kita semua bersumpah, kau akan selalu hidup!
O, kendisini güneşe benzetmektedir.Ukuran massanya sangat mirip dengan Matahari.
Yiyecekleri güneşe kaldırıp öyle pişirirler.Họ ngũ trong lều và nấu ăn ngoài trời.
Bu ağaç; güneşe pek ihtiyaç duymaz.Loài này không cần nhiều nước, nhưng cần nhiều nắng.
Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!Anh đã thề sẽ bảo vệ, xả thân vì Hoa Liên đến cùng.
O, kendisini güneşe benzetmektedir.太陽のような姿をしている。
Güneşe Dön Yüzünü, (öykü), 1984.」(1984年、関西テレビ) 太陽にほえろ!
'Bu Bir Güneşe Merdiven Dayayanların Türküsüdür'.主著『天国への階梯』。
Gökkuşağını görebilmek için güneşe arkamızı dönmemiz gerekmektedir.副鏡が焼けてしまうため太陽観測はできない。
Ultraviyole ışınları, melanosit hücrelerde melanin üreterek güneşe çıkıldığında bronzlaşmaya sebep olur.紫外線はしばしばメラニン細胞からメラニンを生成して日焼けを引き起こす。
Yiyecekleri güneşe kaldırıp öyle pişirirler.食材を切って調理する。
Uluğ Kayın’ın dallarından biri Güneşe biri de Aya uzanır.片方が太陽、片方が月を模した錫杖を携えている。
O, kendisini güneşe benzetmektedir.它的组成跟今天的太阳差不多。
06:51 UTC Gagarin, güneşe göre doğrultu düzeltme düzeneğinin açıldığını bildirir.格林尼治时间 06:51 加加林报告太阳寻找及高度控制系统已经打开。
Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!發誓永保貞潔,但會和凡人談戀愛。
O, kendisini güneşe benzetmektedir.이들은 태양과 엇비슷하다.
Gökkuşağını görebilmek için güneşe arkamızı dönmemiz gerekmektedir.따라서 태양을 등지고 있어야 무지개를 관찰할 수 있다.
Yiyecekleri güneşe kaldırıp öyle pişirirler.주로 구워 먹거나 와인에 재웠다가 요리해 먹는다.
Bu, Güneşe baktığımızda sekiz dakika öncesini görmemiz gibidir.כאשר מסתכלים על השמש רואים אותה במצבה כפי שהיה לפני כ־8 דקות לערך.
2. Yasa Bir gezegeni güneşe bağlayan çizgi eşit zaman aralıklarında eşit alanlar tarar.חוק השטחים השווים: הקו שמחבר את כוכב הלכת עם השמש מכסה שטחים שווים במרווחי זמן שווים.
Yalancı güneşin gerçek güneşe yakın tarafı kırmızı renktedir.כלבי השמש נצבעים באדום בצד הקרוב לשמש.
Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!אני נשבע באללה, אם תנסה לחצות את הים, נחצה אותו ביחד איתך!
Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!Заклех се – дал съм дума за Народа да умра.
Yalancı güneşin gerçek güneşe yakın tarafı kırmızı renktedir.В близката до Слънцето страна те са оцветени в червено.
O, kendisini güneşe benzetmektedir.Определя се по отношение на Слънцето.
Uluğ Kayın’ın dallarından biri Güneşe biri de Aya uzanır.Някои от пъстролистните му форми се нуждаят от слънце.
Çevirme koluyla tenteye güneşe göre istenilen eğim verilir.U to se možemo uvjeriti ako sabirnu leću okrenemo prema Suncu.
O, kendisini güneşe benzetmektedir.Podobne je to aj so Slnkom.
Yiyecekleri güneşe kaldırıp öyle pişirirler.Tým ich omráčil a potom poľahky zožral.
O, kendisini güneşe benzetmektedir.Povprečna sestava je podobna samemu Soncu.
Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!Žmonės prisiekinės tik tam, kad priesakus laužytų.
Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!Võin, käsi piiblil, vanduda, et minu südametunnistus on puhas."
Herhangi bir güneşe yakın olan centaur, kuyrukluyıldız olarak sanılmaktadır.Vektorvälja, mille divergents on kõikjal null, nimetatakse solenoidaalseks.
Alabildiği en yüksek miktarda güneş ışığını alabilmek için Helios sırtını güneşe dönüyor (Müzik)힐리오스는 난기류를 견딜만큼의
Alabildiği en yüksek miktarda güneş ışığını alabilmek için Helios sırtını güneşe dönüyor (Müzik)נותנים להליוס את הגמישות והכוח
Alabildiği en yüksek miktarda güneş ışığını alabilmek için Helios sırtını güneşe dönüyor (Müzik)يعطي هيكل الـ Helios متانة وليونة
Alabildiği en yüksek miktarda güneş ışığını alabilmek için Helios sırtını güneşe dönüyor (Müzik)柔軟性と十分な強度で対応します
Bize, gözlerimize zarar vermeden güneşe doğru bakmamızı mümkün kılan bu koyu plastik parçaları dağıttılar.De delte nogle mørke plastikbriller ud som gjorde, at vi kunne se direkte på solen uden at skade vores øjne.
Bize, gözlerimize zarar vermeden güneşe doğru bakmamızı mümkün kılan bu koyu plastik parçaları dağıttılar.그곳에서는 어두운 플라스틱 안경을 나눠줬습니다. 직접 태양을 쳐다봐도 눈을 상하지 않게 해주는 물건이죠.
Bize, gözlerimize zarar vermeden güneşe doğru bakmamızı mümkün kılan bu koyu plastik parçaları dağıttılar.חילקו שם משקפי פלסטיק מושחרים שבעזרתם אפשר להביט ישירות לשמש מבלי לפגוע בעיניים.
Bize, gözlerimize zarar vermeden güneşe doğru bakmamızı mümkün kılan bu koyu plastik parçaları dağıttılar.كانو يوزعون تلك النظارات البلاستيكية الغامقة التي سمحت لنا بالنظر إلى الشمس مباشرة بدون إتلاف أعيننا
Bunlar, Güneşe yakınlaştıkça kuyrukluyıldız gibi görünen, küçük cisimlerden oluşmuş bulutlardır.이 영역은 태양 가까이에서 혜성으로 나타나는 수없이 많은 작은 물체들로 이루어져 있습니다. 하지만 대부분의 물체들은 단지 추운 태양의 외행성계에
Bunlar, Güneşe yakınlaştıkça kuyrukluyıldız gibi görünen, küçük cisimlerden oluşmuş bulutlardır.Wolken kleine objecten die als kometen zichtbaar worden als ze dicht bij de zon komen.
Bunlar, Güneşe yakınlaştıkça kuyrukluyıldız gibi görünen, küçük cisimlerden oluşmuş bulutlardır.Това са мъглявини от малки обекти, които се появяват като комети, когато попаднат в близост до Слънцето.
Bunlar, Güneşe yakınlaştıkça kuyrukluyıldız gibi görünen, küçük cisimlerden oluşmuş bulutlardır.אלו עננים של עצמים קטנים שנראים כשביטים כשהם נופלים קרוב לשמש. לרוב, הם פשוט חיים שם בחוץ
Bunlar, Güneşe yakınlaştıkça kuyrukluyıldız gibi görünen, küçük cisimlerden oluşmuş bulutlardır.小さな天体からなる雲です 大半が太陽系の外れにある寒い空間に存在していますが
Dear Ah Young Şu an göz kamaştıran güneşe bakıyorum.Cara Ah Young, il sole accecante sta tramontando, qui davanti ai miei occhi.
Dear Ah Young Şu an göz kamaştıran güneşe bakıyorum.Dear Ah Young, Aku memandang matahari yang membutakan saat ini.
Dear Ah Young Şu an göz kamaştıran güneşe bakıyorum.عزيزتى اه يونغ أنا أنظر إلى أشعة الشمس البراقة فى هذه اللحظة
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.Al patrulea a vărsat potirul lui peste soare. Şi soarelui i s'a dat să dogorească pe oameni cu focul lui.
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.A negyedik angyal is kitölté az õ poharát a napra; és adaték annak, hogy az embereket tikkaszsza tûzzel.
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.A štvrtý anjel vylial svoju čašu na slnce, a bolo mu dané upáliť ľudí ohňom.
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.De vierde engel goot zijn schaal over de zon uit. Die moest de mensen met vuur verbranden.
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.El cuarto ángel derramó su copa sobre el sol, y le fue dado quemar a los hombres con fuego

İlgili Sayfalar