güneşe ile cümle
güneşe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.Il quarto versò la sua coppa sul sole e gli fu concesso di bruciare gli uomini con il fuoco
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.In četrti angel izlije čašo svojo na solnce; in dalo se mu je sežgati ljudi v ognju.
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.Ja neljäs enkeli vuodatti maljansa aurinkoon, ja sille annettiin valta paahtaa ihmisiä tulella.
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.네째가 그 대접을 해에 쏟으매 해가 권세를 받아 불로 사람들을 태우니
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.Le quatrième versa sa coupe sur le soleil. Et il lui fut donné de brûler les hommes par le feu;
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.Och den fjärde göt ut sin skål över solen. Då fick denna makt att bränna människorna såsom med eld.
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.Og den fjerde engel tømte sin skål ut på solen; og den fikk makt til å brenne menneskene med ild;
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.Og den fjerde Engel udgød sin Skål over Solen; og det blev givet den at brænde Menneskene med Ild.
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.O quarto anjo derramou a sua taça sobre o sol, e foi-lhe permitido que abrasasse os homens com fogo.
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.Potem czwarty Anioł wylał czaszę swoję na słońce, i dano mu moc trapić ludzi gorącością ognia.
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.Potom čtvrtý anděl vylil koflík svůj na slunce, i dáno jest jemu trápiti lidi ohněm.
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.Vị thiên sứ thứ tư trút bát mình trên mặt trời, thì mặt trời được quyền lấy lửa làm sém loài người.
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.Vị thiên_sứ thứ_tư trút bát mình trên mặt_trời , thì mặt_trời được quyền lấy lửa làm sém loài_người .
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.А четвертий ангел вилив чашу свою на сонце; і дано йому пекти людей огнем.
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.Четвертый Ангел вылил чашу свою на солнце: и дано было ему жечь людей огнем.
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.וישפך המלאך הרביעי את קערתו על השמש וינתן לו לצרב את בני אדם באש׃
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.ثم سكب الملاك الرابع جامه على الشمس فأعطيت ان تحرق الناس بنار
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.第 四 位 天 使 把 碗 倒 在 日 頭 上 、 叫 日 頭 能 用 火 烤 人
Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi.第四 位 天使 把 碗 倒 在 日 頭上 、 叫 日 頭 能 用 火烤人
Güneşe bakan bir bağlama kazığı olan intiwatana,태양을 가리키는 말뚝, 인티와타나(Intiwatana)는 사실
Güneşe bakan bir bağlama kazığı olan intiwatana, Machu Picchu'nun kutsal Apu'sunun, yaniEl Intiwatana, el punto de encuentro del sol, es realmente un obelisco que constantemente refleja
Güneşe bakan bir bağlama kazığı olan intiwatana,ה"אינטיוואטאנה", עמוד רתימת השמש,
Güneşe bakan bir bağlama kazığı olan intiwatana,الـ:"Intiwatana" , مايبهر في الأمر
Güneşe bakan bir bağlama kazığı olan intiwatana,実際には石柱で常に光を反射して
Güneşe bakan tarafı sıcak ve diğer tarafı ise daha soğuk.Aan de kant van de zon is het warmer, aan de andere kant koeler.
Güneşe bakan tarafı sıcak ve diğer tarafı ise daha soğuk.Bagian yang menghadap matahari lebih panas dan bagian lainnya lebih dingin.
Güneşe bakan tarafı sıcak ve diğer tarafı ise daha soğuk.Deci faţa orientată spre soare este mai caldă, iar cealaltă mai rece.
Güneşe bakan tarafı sıcak ve diğer tarafı ise daha soğuk.Die Seite zur Sonne hin ist wärmer, die andere Seite ist kühler.
Güneşe bakan tarafı sıcak ve diğer tarafı ise daha soğuk.Így a napos oldala melegebb, a másik hűvösebb.
Güneşe bakan tarafı sıcak ve diğer tarafı ise daha soğuk.그렇다면 태양을 향하는 면은 따뜻할 것이고, 그렇지 않은 면은 차가울 것이다.
Güneşe bakan tarafı sıcak ve diğer tarafı ise daha soğuk.La cara orientada hacia el sol estará más caliente, la cara opuesta más fría.
Güneşe bakan tarafı sıcak ve diğer tarafı ise daha soğuk.La faccia esposta al sole è più calda, il lato opposto è più freddo.
Güneşe bakan tarafı sıcak ve diğer tarafı ise daha soğuk.Le côté face au soleil est plus chaud, et l'autre beaucoup plus froid.
Güneşe bakan tarafı sıcak ve diğer tarafı ise daha soğuk.Strona bliższa słońcu jest cieplejsza, strona dalsza chłodniejsza.
Güneşe bakan tarafı sıcak ve diğer tarafı ise daha soğuk.Takže strana, ktorá je obrátená k slnku, je teplejšia, tá odvrátená je chladnejšia.
Güneşe bakan tarafı sıcak ve diğer tarafı ise daha soğuk.Takže ta strana, která je čelem k slunci, je teplejší, druhá je studenější.
Güneşe bakan tarafı sıcak ve diğer tarafı ise daha soğuk.Vì vậy mặt quay về mặt trời thì ấm hơn, còn mặt kia thì mát hơn.
Güneşe bakan tarafı sıcak ve diğer tarafı ise daha soğuk.Сторона, повёрнутая к солнцу — теплее, сторона, повёрнутая от него — холоднее.
Güneşe bakan tarafı sıcak ve diğer tarafı ise daha soğuk.Страната, обърната към слънцето, е по-топла, а другата страна - по-хладна.
Güneşe bakan tarafı sıcak ve diğer tarafı ise daha soğuk.כך שהצד שפונה לשמש חם יותר, והצד שפונה לכיוון ההפוך קר יותר.
Güneşe bakan tarafı sıcak ve diğer tarafı ise daha soğuk.فالوجه المواجه للشمس أدفأ, و الوجه البعيد أبرد.
Güneşe bakan tarafı sıcak ve diğer tarafı ise daha soğuk.暖かい側にぶつかるガス分子は
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.A ki szól a napnak és az fel nem kél, és bepecsételi a csillagokat.
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.Allah dapat melarang matahari terbit di waktu pagi, dan mencegah bintang-bintang bersinar di malam hari
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.Comanda al sole ed esso non sorge e alle stelle pone il suo sigillo
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.De zon en de sterren schijnen niet als Hij dat niet wil.
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.Él manda al sol, y éste no brilla; y pone un sello a las estrellas
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.Er spricht zur Sonne, so geht sie nicht auf, und versiegelt die Sterne.
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.Gdy on zakaże słoócu, nie wschodzi; i gwiazdy pieczętuje.
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.hän kieltää aurinkoa, ja se ei nouse, ja hän lukitsee tähdet sinetillään;
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.han taler til solen, så skinner den ikke, for Stjernerne sætter han Segl,
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.honom som befaller solen, så går hon icke upp, och som sätter stjärnorna under försegling;
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.Il commande au soleil, et le soleil ne paraît pas; Il met un sceau sur les étoiles.
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.그가 해를 명하여 뜨지 못하게 하시며 별들을 봉하시며
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.ktorý keď zakáže slnku, nevyjde, a zapečaťuje hviezdy;
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.Ngài biểu mặt trời nó bèn chẳng mọc, Ngài đóng ấn trên các ngôi sao;
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.Ngài biểu mặt_trời nó bèn chẳng mọc , Ngài đóng ấn trên các ngôi_sao ;
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.On když zapovídá slunci, nevychází, a hvězdy zapečeťuje.
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.On veli solncu, in ne vzide, in zapečati zvezde v temo.
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.o que dá ordens ao sol, e ele não nasce; o que sela as estrelas;