güneş ışığı ile cümle
güneş ışığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Gökyüzünün mavi görünmesinin temel nedeni, açık atmosferde güneş ışığının Rayleigh saçılımına uğramasıdır.Azurová barva oblohy vzniká Rayleighovým rozptylem slunečního světla v zemské atmosféře.
Güneş ışığı, insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkileri vardır.Technostres má negativní vliv na psychiku člověka.
Kolaylıkla bozulur, bu yüzden güneş ışığından, bazik ortamlardan uzak tutulmalıdır.Je nazála, což znamená, že vzduch má povoleno uniknout nosem.
Güneş yanığı, Cildin güneş ışığına aşırı miktarda maruz kalması sonucunda meydana gelen deri hastalığı.Rakovina kůže (melanom) Spálení sluncem Kožní zánět způsobený nadměrně dlouhým pobytem na slunci.
Edward’ın cildi “mermere benzer” – çok soluk ve buz gibidir, ayrıca güneş ışığında parlar.Pielea lui e „ca marmura” - foarte albă, rece ca gheața, și strălucește în lumina soarelui.
Direk güneş ışığından kaçınmalıdır.Evită soarele puternic.
Gökyüzünün mavi görünmesinin temel nedeni, açık atmosferde güneş ışığının Rayleigh saçılımına uğramasıdır.Culoarea albastră a cerului senin se datorează împrăștierii Rayleigh a luminii solare în atmosfera Pământului.
Parlak güneş ışığı, deniz seviyesinde metre kare başına 1 kilovattı aşan parlaklık yaratır.La amiază lumina soarelui produce o iradiere de 1 kilowat pe metrul pătrat la nivelul mării.
Şehrin ortalama güneş ışığı oranı yılda 2700 saattir..Numărul orelor cu cer însorit este în jurul a 2.700 pe an.
Bitkiler güneş ışığına doğru yönelir.Plantele se îndreaptă spre lumina soarelui.
Şehrin ortalama güneş ışığı oranı yılda 2700 saattir..A városban a napsütéses órák száma eléri az évi 2400-at.
Sarı, Güneş ışığının görünür rengi olarak algılanır.Aranysárga színe csak a napsütés hatására alakul ki.
Edward’ın cildi “mermere benzer” – çok soluk ve buz gibidir, ayrıca güneş ışığında parlar.Edwardin iho on ”kuin marmoria”; erittäin kalpea, jääkylmä ja se kimaltelee auringossa.
Güneş ışığı, güneşin sıcak plazmasından meydana gelen ısıl ışınımdır.Auringon valo on Auringon kuuman plasman lähettämää lämpösäteilyä.
Sarı renk güneş ışığının yanı sıra Hristiyanlık inancı ile gelen barışı ve aydınlanmayı temsil etmektedir.Keltainen väri symboloi kristinuskon tuomaa rauhaa ja valoa sekä myös auringonpaistetta.
Seçici yüzeyler güneş ışığı toplayan cihazlarda kullanılır.Valikoivia pintoja voidaan käyttää myös aurinkoenergian keräimissä.
İnsanlarda güneş ışığı ile D vitamini sentezi.Iholla syntyy myös ihmiselle elintärkeää D-vitamiinia auringonvalon vaikutuksesta.
Güneş ışığı, insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkileri vardır.Rintaruokinnalla on monipuolisia positiivisia vaikutuksia lapsen psykologiseen hyvinvointiin.
Güneş ışığında yanarlar.Σκοτώνεται με φως ηλίου.
Bu bölgeden güneş ışığının geçmesi çok az miktarda olur.Εκεί συμβαίνουν πολύ λίγες ηλιακές εκλάμψεις.
Güneş ışığından etkilenmez.Η ηλιακή κηλίδα Νο.
Sarı, Güneş ışığının görünür rengi olarak algılanır.Κίτρινο: τη λάμψη του ήλιου.
Yuhwa'nın, güneş ışığıyla hamile kalıp, bir yumurta doğurdu.Det hævdes, at hun blev gjort gravid af sollyset og lagde et gyldent æg.
Yuhwa'nın, güneş ışığıyla hamile kalıp, bir yumurta doğurdu.Yuwha ble gjort gravid av sollyset og fødte et egg.
Neticede milyarlarca yıl sonra, güneş ışığını kaybedip siyah cüce olacaktır.Til slutt, etter milliarder av år, vil solen slutte å skinne helt og bli en sort dverg.
Güneş ışığı buz tarafından saçılıyorsa bulut yeşilimsi bir renk alır.Dersom en sky har en grønnaktig farge blir sollyset spredt av is.
P410 Güneş ışığından koruyun.Let L-410-maskin fra SprintAir i lufta.
Bu alanda fotosentezin desteklenmesi için yeterli güneş ışığı bulunmaktadır.Det er bare her at det er nok lys for fotosyntese.
Bu aynalar yüzeye doğrudan güneş ışığını alabilecek ve doğrudan Mars'ın yüzey sıcaklığı artabilecektir.Hal ini akan mengarahkan sinar matahari ke permukaan dan dapat meningkatkan suhu permukaan Mars langsung.
P410 Güneş ışığından koruyun.Pemasyarakatan P-4 1.
Sarı renk güneş ışığını ve Güney Amerika'nın altın topraklarını simgelemektedir.Emas melambangkan sinar matahari dan kekayaan alam negara.
Biyokütle, kimyasal enerji şeklinde güneş ışığı depolamış olan herhangi bir organik malzemedir.Biomassa adalah bahan organik yang menyimpan energi cahaya matahari dalam bentuk energi kimia.
Fakat güneş ışığına maruz kalan insan bedeni kendi D vitaminini üretebilme yetisine sahiptir.Dalam terang, tubuh manusia memproduksi vitamin D sendiri.
Neticede milyarlarca yıl sonra, güneş ışığını kaybedip siyah cüce olacaktır.Cuối cùng, sau thêm hàng tỉ năm nữa, Mặt Trời sẽ hoàn toàn ngừng phát sáng, trở thành một sao lùn đen.
Güneş ışığı, insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkileri vardır.Trải nghiệm vui vẻ có sự tác động của tâm sinh lý.
Bu aynalar yüzeye doğrudan güneş ışığını alabilecek ve doğrudan Mars'ın yüzey sıcaklığı artabilecektir.Những tấm gương này sẽ hướng ánh sáng xuống đất và trực tiếp tăng nhiệt độ bề mặt Sao Hoả.
Neticede milyarlarca yıl sonra, güneş ışığını kaybedip siyah cüce olacaktır.最終的に1兆年後には、太陽は自ら輝くことを止め、黒色矮星になる。
Direk güneş ışığından kaçınmalıdır.直射日光は避ける。
Bunun tersine kadınların giymek zorunda olduğu siyah renkli abiye güneş ışığını tümüyle çeker.全身黒い服で固めた沙夜とは対照的に白い服をまとっている。
Traverten tuza toleranslıdır ve düşük güneş ışığı yansımasına sahiptir.トラバーチンは耐塩性があり、太陽光反射が少ない。
Bu enerji; ışık -büyük ölçüde güneş ışığı- enerjisi ya da kimyasal enerjidir.生命は外部エネルギー源(日光または化学エネルギー)を必要とする。
Biyokütle, kimyasal enerji şeklinde güneş ışığı depolamış olan herhangi bir organik malzemedir.生物质是太阳光中的化学能的形式存储的的任何有机材料。
Neticede milyarlarca yıl sonra, güneş ışığını kaybedip siyah cüce olacaktır.最終,再过数十亿年,太阳将完全停止闪耀,成為黑矮星。
Edward’ın cildi “mermere benzer” – çok soluk ve buz gibidir, ayrıca güneş ışığında parlar.他的皮膚「像大理石一樣」— 非常蒼白、冰冷、肌膚會在陽光下閃耀。
Kısmi gölgeli Güneş ışığı ve ılıman iklimde yetişmeye elverişlidir.光陰易逝,日月如梭,催人歲月易蹉跎。
Pek çok insan doğrudan güneş ışığını çok parlak bulur, özellikle gazete okurken.”许多人发现直射的阳光过于明亮而使人不舒服,特别是在阳光下阅读白色报纸的时候。
Büyük pencere açıklıkları ile güneş ışığını doğrudan alır ve iç mekan her zaman aydınlıktır.溫暖的陽光,從教室的窗子裡照了進去,而直樹總是祈求著這件事。
Güneş ışığı buz tarafından saçılıyorsa bulut yeşilimsi bir renk alır.如果陽光是由冰散射,則會使生成的雲帶有綠色的色調。
Direk güneş ışığından kaçınmalıdır.可以在陽光下行動。
Fakat güneş ışığına maruz kalan insan bedeni kendi D vitaminini üretebilme yetisine sahiptir.照射陽光的洋菇會大幅提高其維生素D含量。
Böylece vampir güneş ışığından korunan ve gözlerden uzak bir yer bulmaya ihtiyaç duyar.讓吸血鬼們召喚異界的天空,不受太陽光影響。
Konsantre güneş ışığı, antik Çin döneminden beri birçok yararlı işte kullanılmıştır.집결된 햇빛은 고대 중국 때부터 쓸모있는 일들을 수행하는 데 사용되어 왔다.
Şehrin ortalama güneş ışığı oranı yılda 2700 saattir..평균적으로 이 도시는 1년에 2,400에서 2,700 시간의 일조량을 경험한다.
Direk güneş ışığından kaçınmalıdır.자외선은 햇빛에서 나온다.
Güneş ışığından etkilenmez.태양빛이 보이지 않는 상황.
Birçok sistemde güneş ışığı ayna kullanarak küçük alanlarda yoğunlaştırılır.במערכות רבות, מראות משמשות לרכז את אור השמש לשטח קטן.
Bitki genellikle gölge veya hafif güneş ışığı alan yerleri sever.הוא מעדיף אור שמש ישירה או צל קל.
Şehrin ortalama güneş ışığı oranı yılda 2700 saattir..Средната продължителност на слънчевото греене надхвърля 1700 часа годишно.
Menekşeler ışıklı ortamları severler, fakat doğrudan güneş ışığına maruz kalmamaları gerekir.Растенията обичат полусенчестите места, не е желателно да бъдат огрявани пряко от слънцето.
Sarı renk güneş ışığının yanı sıra Hristiyanlık inancı ile gelen barışı ve aydınlanmayı temsil etmektedir.Tim simbolima označava se svjetlost i nada koju donosi kršćanstvo.