günden ile cümle

günden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kurulduğu günden beri Genel Yayın Müdürlüğünü Doğan Hızlan yürütmektedir.Está no ar desde a inauguração da emissora.
Ve o günden sonra da bir daha asla Narnia'ya gitmedi.Na verdade, nunca mais deixou de ser Viana.
Yarışlar çoğu kez bir günden uzun sürer.Triunfos tradicionalmente duravam um dia.
"33 şehitli o günden beri hiç kahkaha atamadım".Eu não consegui ouvir por três malditos dias."
Drover, o günden beri grubun bateristliğini yapmaya devam etmektedir.Cameron tem sido o baterista da banda desde então.
Takvimde bir yıl, her biri 30 günden oluşan 12 aydan oluşur.Cada estação tinha 12 décadas, agrupadas em meses com trinta dias.
Kubbe 1839'da yeşile boyandı ve o günden itibaren Kubbe-i Hadra (Yeşil Kubbe) olarak bilinir.A cúpula foi pintada de verde em 1837 e tornou-se conhecida como a "cúpula verde".
Kendini yeterince kanıtlayamamış olan Naruto, Akademi'ye başladığı günden beri Hokage olmayı amaç edindi.Sharon se orgulha de jamais ter faltado a uma aula desde que começou a aprender o instrumento.
Tatiller genellikle yarım günden başlar ve birkaç aya varan uzunluklarda olabilir.Devem ser pingados a cada hora inicialmente e podem demorar meses.
Son Dönemde ülkedeki ekonomideki payı günden güne artmaktadır.Só nos últimos três anos, o índice de crescimento no setor é de uma nova casa por dia.
Çocukların dahil olduğu vakaların %35-40’ında öksürük on günden fazla sürer.Bij kinderen houdt het hoesten in 35% tot 40% van de gevallen langer dan tien dagen aan.
O günden sonra tüm küreyi tek bir fotoğraf karesine sığdıracak denli Dünya'dan uzaklaşan bir insan olmamıştır.Sindsdien zijn er geen mensen meer veraf genoeg geweest om de hele aarde in één foto te kunnen vangen.
O günden günümüze Beach Bunny ve Victoria's Secret için modellik yapmaya başladı.Sindsdien heeft ze modellenwerk gedaan voor Beach Bunny Swimwear en Victoria's Secret.
Isaac o günden sonra bir daha asla Rousseau'yu ziyaret etmemiştir.Sindsdien heeft hij Piroschka nooit meer teruggezien.
Oyun çıktığı günden bu yana 4 milyondan fazla satıldı.Het spel werd meer dan 4 miljoen keer verkocht.
Fermantasyon süresi beş günden birkaç yıla kadar değişir.De fermentatietijd loopt uiteen van vijf dagen tot enkele jaren.
Her ay 29 veya 30 günden oluşuyordu.Elke maand bestond uit 30 of 31 dagen.
Ama parası günden güne azalır, borçları artar.Daar reken je zoveel voor per dag en dat betalen wij je dan.
O günden sonra aileye Zadyan denmiştir.De dag werd naar de Weldoende goden (Euergetes) genoemd.
Yanardağ, o günden bu yana sönüktür.Lig, waar het sindsdien vertoeft.
Dizi yayınlamaya başladığı günden itibaren sosyal medyada olumlu eleştiriler almaya başlamıştır.De serie ontvangt al sinds de start uiteenlopende kritieken op sociale media.
O günden beri aile bu soyadını kullanmaktadır.Sindsdien draagt de stad diens naam.
O günden sonra sokaklarda şarkı söylerler.Dagen later nog hoorde je de kinderen het op straat zingen.
O günden bugüne kadar Büyükdere Spor Kulübü yönetmektedir.De club was in die dagen bezig aan een sportieve opmars.
Takvimde bir yıl, her biri 30 günden oluşan 12 aydan oluşur.Voor hen heeft 1 jaar 12 maanden van 30 dagen.
Çocukların dahil olduğu vakaların %10’unda ise 25 günden fazla sürmektedir.10% van de kinderen met verkoudheid blijft langer dan 25 dagen hoesten.
Parti, kurulduğu günden bu yana 5 kez iktidara gelmiştir.Tot nu toe is het festival vijf keer georganiseerd.
İlk günden itibaren büyük başarı elde etmiştir.Sinds het begin van deze eeuw is ze zeer succesvol.
Aylin ilk günden beri eşiyle evli olan kadınlardan olmuştu.Van Tongelen is jaren getrouwd geweest met zijn eerste vrouw.
O günden sonra birçok ülke bu uygulamayı benimseyerek kullanmaya başladı.Vanaf toen zijn meerdere landen de stof gaan gebruiken.
O günden beri Avrupada yaşamaktadır.Ze was al die tijd in Europa geweest.
O günden bugüne hiç kimse karşımızda duramadı.In deze tijd keek niemand hier van op.
Kurulduğu günden bu yana peşini hiç bırakmayan sadık bir dinleyici kitlesine sahiptir.Dan wordt hij op een dag op zijn schouder getikt; het is de Dood die wil dat hij hem volgt.
O günden bu yana kadın yöneticilere Hanım denir.Hun vrouwen heten tegenwoordig countess.
Manastır'daki tutumu ilk günden beğenmemiştim.Het klooster mocht aanvankelijk nog niet zijn eigen prior kiezen.
O çocuk o günden sonra artık pokemonlardan korkar.Sindsdien is hij bang voor pokémon.
FIFA kurulduğu günden bu yana yalnızca dokuz başkan görmüştür.Van het model GA waren toen slechts negen exemplaren gebouwd.
Bu süre birkaç günden birkaç haftaya kadar değişebilir.Dit kan variëren van enkele dagen tot enkele maanden.
Kurulduğu günden bu yana 50'den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirmiştir.Sindsdien zijn er meer dan 50 vergaderingen van de raad gehouden.
O yüzden o günden beri de öyle yapar dururlardı.Daar is hij sindsdien altijd gebleven.
O günden başlayarak sık sık buluştular.Vanaf die dag ontmoetten ze elkaar vaak.
16 gün sonra göz kapakları 17. gün bıyıklar ve 20. günden sonra da dudaklar belirir.Po 16 dniach widać powieki, wąsy po 17 dniach, a wargi po 20.
Huber'in eşi, o günden sonra bir daha Orff'u görmez.Orff wyszedł spiesznie, a żona Hubera nie widziała go nigdy więcej.
Kentin arması ilk kurulduğu günden beri bir madenci resmidir.Miasto od początków swego istnienia było miastem górniczym.
O günden beri evlerini genişlettiler, bir kitapçı dükkânı açtılar ve sık sık seyahat ediyorlar.Od tego czasu powiększyli dom, podróżowali po całym świecie i otworzyli razem księgarnię.
O günden sonra aileye Zadyan denmiştir.Następnego dnia zostali oni uniewinnieni.
O günden beri aile bu soyadını kullanmaktadır.Od tej pory nosi imię tej rodziny.
O günden bu yana kadın yöneticilere Hanım denir.Od tego czasu uważano Gdów za miasto.
O günden sonra da kızı bir daha görmez.Nie może też już nigdy oglądać córki.
Manastır'daki tutumu ilk günden beğenmemiştim.Początki własności klasztoru lubiąskiego na Opolszczyźnie.
Hafta, 7 günden oluşan zaman birimi.Tydzień – pozaukładowa jednostka czasu, okres 7 dni.
Günden güne eğitim-öğretime verilen değer artmaktadır.Za naukę płacono co tydzień.
20 günden daha kısa sürüyor.Okres trwania to 18 dni.
Takvimde bir yıl, her biri 30 günden oluşan 12 aydan oluşur.Według niego rok ma 365 dni, podzielonych na 12 miesięcy po 30 dni każdy.
Günden güne tenhalaştı.Żyli z dnia na dzień.
Ama o günden sonra ikisi de birbirleriyle ilişkileri hakkında konuşmamıştır.Po tym incydencie dwójka nie rozmawiała ze sobą przez długi czas.
Yugoslavların elinde 32 günden beri esir olan üç Amerikan askeri serbest bırakıldı.W trzy dni później pod Undami uwolniono 150 jeńców sowieckich.
O günden beri Formula 1 direksiyonu başında hiçbir sürücü hayatını kaybetmemiştir.Mimo to nie został etatowym kierowcą Formuły 1.
Kütüphane 1751 tarihinde tamamlanmış, o günden beri de sürekli kullanımda olmuştur.Została ona wyświęcona w 1765 i od tego czasu jest nieprzerwanie czynna.
O günden beri ürünün geliştirilmesi durdurulmuştur.Od tamtego czasu pojazd był udoskonalany.
İlgili Sayfalar