günden ile cümle
günden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O günden sonra yabancýlaţtýk ve bundan nefret ettim,Depuis ce jour on est restés distants et je déteste ça
O günden sonra yabancýlaţtýk ve bundan nefret ettim,Protože do dnes jsme zůstali odcizeni a já to nesnáším
Okul koridorları savaş alanıydı bizim için. Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.Ale szkolne korytarze były polem bitwy, gdzie nas codziennie dziesiątkowano.
Ona ilk aşk mektubumumu verdiğim günden, yahut onunla ilk öpüştüğümüz günden daha farklıydı bugün...Anders dan de dag dat ik hem mijn eerste liefdesbrief gaf of de dag dat we voor het eerst gezond hebben.
Ona ilk aşk mektubumumu verdiğim günden, yahut onunla ilk öpüştüğümüz günden daha farklıydı bugün...<i> יותר מאותו יום שנתתי לו את מכתב האהבה הראשון שלי, יותר מאותו יום שהתנשקנו לראשונה
Ona ilk aşk mektubumumu verdiğim günden, yahut onunla ilk öpüştüğümüz günden daha farklıydı bugün...<i>ペク・スンジョが近くに感じた
Ona ilk aşk mektubumumu verdiğim günden, yahut onunla ilk öpüştüğümüz günden daha farklıydı bugün...أكثر من اليوم حين قدمت له الرسالة و أكثر من يوم قبلتنا
On günden fazla, iki boyut arasında gidip gelerek yaşadım.다음 10일 동안, 전 두개의 차원 사이를 표류했어요.
On günden fazla, iki boyut arasında gidip gelerek yaşadım.10 napig két dimenzió között lebegtem.
On günden fazla, iki boyut arasında gidip gelerek yaşadım.Durante mais de 10 dias, estive à deriva entre duas dimensões.
On günden fazla, iki boyut arasında gidip gelerek yaşadım.I mere end 10 dage, svævede jeg mellem to dimensioner.
On günden fazla, iki boyut arasında gidip gelerek yaşadım.Lebih dari 10 hari, saya terombang-ambing di antara 2 dimensi,
On günden fazla, iki boyut arasında gidip gelerek yaşadım.Pendant 10 jours, j'ai flotté entre deux dimensions.
On günden fazla, iki boyut arasında gidip gelerek yaşadım.Per più di 10 giorni, andai avanti e indietro tra due dimensioni.
On günden fazla, iki boyut arasında gidip gelerek yaşadım.Počas viac ako 10 dní som sa presúvala medzi dvomi svetmi.
On günden fazla, iki boyut arasında gidip gelerek yaşadım.Po deset dnů jsem proplouvala mezi dvěma dimenzemi.
On günden fazla, iki boyut arasında gidip gelerek yaşadım.Por más de 10 días, fui a la deriva entre dos dimensiones.
On günden fazla, iki boyut arasında gidip gelerek yaşadım.Przez ponad dziesięć dni dryfowałam pomiędzy dwoma wymiarami.
On günden fazla, iki boyut arasında gidip gelerek yaşadım.Tien dagen lang ijlde ik tussen twee dimensies in.
On günden fazla, iki boyut arasında gidip gelerek yaşadım.Timp de 10 zile, am pendulat între două dimensiuni.
On günden fazla, iki boyut arasında gidip gelerek yaşadım.Trong hơn 10 ngày, tôi lơ lửng giữa hai chiều (không gian).
On günden fazla, iki boyut arasında gidip gelerek yaşadım.Για πάνω από 10 μέρες, παρέπαια ανάμεσα σε δυο διαστάσεις.
On günden fazla, iki boyut arasında gidip gelerek yaşadım.Больше 10 дней меня носило между двумя измерениями.
On günden fazla, iki boyut arasında gidip gelerek yaşadım.В продължение на повече от 10 дни се носех между две пространства.
On günden fazla, iki boyut arasında gidip gelerek yaşadım.במשך למעלה מ- 10 ימים, נסחפתי בין שני ממדים.
On günden fazla, iki boyut arasında gidip gelerek yaşadım.لأكثر من عشرة أيام ، كنت سابحة بين بُعدين.
On günden fazla, iki boyut arasında gidip gelerek yaşadım.体の中の自分とは別に
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.Chúng ta đã từng nghiệm chứng sự hợp nhất này từ thuở ấu thơ.
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.Ismertük már ezt születésünk pillanatától fogva!
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.Kita mengetahuinya sejak kita lahir.
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.우리는 우리가 태어났었던 그 날로부터 그것을 알고 있었습니다.
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.Lo sappiamo dal giorno in cui siamo nati.
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.Lo supimos el día en que nacimos.
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.Nous le savions depuis le jour de notre naissance.
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.Sabemos isto desde o dia em que nascemos.
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.Ştim asta din ziua în care ne-am născut.
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.Věděli jsme to ode dne, kdy jsme se narodili.
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.Vi visste det från den dag vi föddes.
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.We wisten het vanaf de dag dat we geboren werden.
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.Wiedzieliśmy to od chwili narodzin.
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.Wir wussten vom Tag unserer Geburt davon.
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.Το γνωρίζαμε από τη μέρα που γεννηθήκαμε.
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.Знаем го от деня, в който сме се родили.
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.Ми це вміли, коли з'явились на світ.
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.Мы это умели, когда мы появились на свет.
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.ידענו זאת מהיום שנולדנו.
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.نحن نعرف هذا منذ نولد.
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.何もないことには
Onu doğduğumuz günden biliyoruz.我們從出生之日便知黎個紐帶。
– ortamdaki, bir takvim yılında 35 günden daha uzun süre aşılmaması gereken miktar35 dni kalendarzowych w roku.
– ortamdaki, bir takvim yılında 35 günden daha uzun süre aşılmaması gereken miktar– dagelijks gemiddelde dat niet mag worden overschreden gedurende meer dan 35 kalenderdagen per jaar.
– ortamdaki, bir takvim yılında 35 günden daha uzun süre aşılmaması gereken miktar– dagligen betyder överskridande maximalt 35 dagar per kalenderår.
– ortamdaki, bir takvim yılında 35 günden daha uzun süre aşılmaması gereken miktar– denní průměr nesmí být překročen více než 35 dní v kalendářním roce.
– ortamdaki, bir takvim yılında 35 günden daha uzun süre aşılmaması gereken miktar– denný priemer, pričom počet povolených prekročení nie viac ako
– ortamdaki, bir takvim yılında 35 günden daha uzun süre aşılmaması gereken miktar— dnevno povprečje, ki ne sme biti preseženo več kot 35 dni v koledarskem letu.
– ortamdaki, bir takvim yılında 35 günden daha uzun süre aşılmaması gereken miktar– media zilnică ce nu trebuie depăşită în mai mult de 35 de zile într-un an calendaristic.
– ortamdaki, bir takvim yılında 35 günden daha uzun süre aşılmaması gereken miktar– Tagesmittel, das an nicht mehr als 35 Tagen im Kalenderjahr
– ortamdaki, bir takvim yılında 35 günden daha uzun süre aşılmaması gereken miktar– vuorokausikeskiarvo, joka saa ylittyä korkeintaan 35 vuorokautena kalenterivuodessa
– ortamdaki, bir takvim yılında 35 günden daha uzun süre aşılmaması gereken miktar– дневна средна не се превишава в повече от 35 дни за една календарна година.
Oturma izni olmadan Finlandiya’da 90 günden az eğitim görebilirsiniz.Du kan studera mindre än 90 dagar i Finland utan uppehållstillstånd.
İlgili Sayfalar