günden ile cümle

günden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
14
ORT. KELİME
O günden sonra Davut bunu İsrail için bugüne dek geçerli bir kural ve ilke haline getirdi.Kể từ ngày ấy, Ða-vít lập điều đó làm luật và lệ trong Y-sơ-ra-ên, hãy còn đến ngày nay.
O günden sonra Davut bunu İsrail için bugüne dek geçerli bir kural ve ilke haline getirdi.그 날부터 다윗이 이것으로 이스라엘의 율례와 규례를 삼았더니 오늘까지 이르니라
O günden sonra Davut bunu İsrail için bugüne dek geçerli bir kural ve ilke haline getirdi.Lucrul acesta a rămas de atunci şi pînă în ziua de azi o lege şi un obicei în Israel.
O günden sonra Davut bunu İsrail için bugüne dek geçerli bir kural ve ilke haline getirdi.Og derved blev det både den Dag og siden; han gjorde det til Lov og Ret i Israel, som det er den Dag i bag.
O günden sonra Davut bunu İsrail için bugüne dek geçerli bir kural ve ilke haline getirdi.Vanaf dat moment maakte David dat tot een wet voor heel Israël en deze is nog steeds van kracht.
O günden sonra Davut bunu İsrail için bugüne dek geçerli bir kural ve ilke haline getirdi.Y sucedió que desde aquel día en adelante él hizo que esto fuera ley y decreto en Israel, hasta el día de hoy
O günden sonra Davut bunu İsrail için bugüne dek geçerli bir kural ve ilke haline getirdi.И така ставаше от оня ден и нататък; той направи това закон и повеление в Израиля, както е и до днес.
O günden sonra Davut bunu İsrail için bugüne dek geçerli bir kural ve ilke haline getirdi.Так было с этого времени и после; и поставил он это в закон и в правило для Израилядо сего дня.
O günden sonra Davut bunu İsrail için bugüne dek geçerli bir kural ve ilke haline getirdi.ויהי מהיום ההוא ומעלה וישמה לחק ולמשפט לישראל עד היום הזה׃
O günden sonra Davut bunu İsrail için bugüne dek geçerli bir kural ve ilke haline getirdi.وكان من ذلك اليوم فصاعدا انه جعلها فريضة وقضاء لاسرائيل الى هذا اليوم
O günden sonra Davut bunu İsrail için bugüne dek geçerli bir kural ve ilke haline getirdi.大 衛 定 此 為 以 色 列 的 律 例 典 章 、 從 那 日 直 到 今 日
O günden sonra Davut bunu İsrail için bugüne dek geçerli bir kural ve ilke haline getirdi.大 衛定 此 為以色列 的 律例 典章 、 從那日 直 到 今日
O günden sonra, elime geçen her tıp kitabını okudum ve çok da sevdim.A partir desse momento, li todos os livro de medicina a que podia deitar a mão e adorava tudo aquilo.
O günden sonra, elime geçen her tıp kitabını okudum ve çok da sevdim.Ettől kezdve minden orvosi könyvet elolvastam, ami a kezembe került, és egyszerűen imádtam.
O günden sonra, elime geçen her tıp kitabını okudum ve çok da sevdim.탐험하겠다 생각했어요. 그 이후로는 의학 책이라면 손에 잡히는 대로 읽었고, 정말 너무 너무 좋았어요.
O günden sonra, elime geçen her tıp kitabını okudum ve çok da sevdim.Și din acel moment, am citit fiecare carte medicală pe care am putut pune mâna și mi-a plăcut atât de mult.
O günden sonra, elime geçen her tıp kitabını okudum ve çok da sevdim.Sindsdien las ik elk medisch boek waar ik de hand op kon leggen. Ik was er zo dol op.
O günden sonra, elime geçen her tıp kitabını okudum ve çok da sevdim.Từ lúc đó, tôi đọc tất cả sách y học mà tôi có, và tôi rất yêu thích nó.
O günden sonra, elime geçen her tıp kitabını okudum ve çok da sevdim.Από τότε, διάβασα κάθε ιατρικό βιβλίο που έπεφτε στα χέρια μου, και απλώς μου άρεσε πάρα πολύ.
O günden sonra, elime geçen her tıp kitabını okudum ve çok da sevdim.И с того момента, я стала читать все книги по медицине, которые мне попадались, и мне это очень нравилось.
O günden sonra, elime geçen her tıp kitabını okudum ve çok da sevdim.От този момент нататък, четях всяка медицинска книга, до която можех да се докопам и това много ми харесваше.
O günden sonra, elime geçen her tıp kitabını okudum ve çok da sevdim.את פשרו של הוירוס הקטלני הזה. מאז, קראתי כל ספר רפואה שיכולתי להשיג, ואהבתי את זה נורא.
O günden sonra, elime geçen her tıp kitabını okudum ve çok da sevdim.ماهيّة هذا الفيروس. لذا من تلك اللحظه، قرأت كل كتاب طب استطعت الحصول عليه، وأحببت ذلك جدّا.
O günden sonra, elime geçen her tıp kitabını okudum ve çok da sevdim.医学書を全て読み ただもう夢中になりました 私は医学界の傍観者でしたが
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››3 того часу почав Ісус проповідувати й глаголати: Покайтесь, наближилось бо царство небесне.
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››Da allora Gesù cominciò a predicare e a dire: «Convertitevi, perché il regno dei cieli è vicino»
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››Dès ce moment Jésus commença à prêcher, et à dire: Repentez-vous, car le royaume des cieux est proche.
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››Desde então começou Jesus a pregar, e a dizer: Arrependei- vos, porque é chegado o reino dos céus.
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››Ettõl fogva kezde Jézus prédikálni, és ezt mondani: Térjetek meg, mert elközelgetett a mennyeknek országa.
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››Fra den Tid begyndte Jesus at prædike og sige: "Omvender eder, thi Himmeriges Rige er kommet nær."
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››Fra den tid begynte Jesus å forkynne og si: Omvend eder; for himlenes rike er kommet nær!
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››Från den tiden begynte Jesus predika och säga: »Gören bättring, ty himmelriket är nära.»
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››이 때부터 예수께서 비로소 전파하여 가라사대 회개하라 천국이 가까왔느니라 하시더라
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››Od onego czasu począł Jezus kazać i mówić: Pokutujcie, albowiem się przybliżyło królestwo niebieskie.
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››Odslej je jel Jezus propovedovati in praviti: Izpokorite se! kajti približalo se je nebeško kraljestvo.
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››Od toho času počal Ježíš kázati a praviti: Pokání čiňte; neboť se přiblížilo království nebeské.
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››Odvtedy začal Ježiš hlásať a hovoriť: Čiňte pokánie! Lebo sa priblížilo nebeské kráľovstvo.
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››Từ lúc đó , Ðức_Chúa_Jêsus khởi giảng_dạy rằng : Các ngươi hãy ăn_năn , vì nước thiên_đàng đã đến gần .
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››Từ lúc đó, Ðức Chúa Jêsus khởi giảng dạy rằng: Các ngươi hãy ăn năn, vì nước thiên đàng đã đến gần.
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››Von der Zeit an fing Jesus an, zu predigen und zu sagen: Tut Buße, das Himmelreich ist nahe herbeigekommen!
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››Απο τοτε ηρχισεν ο Ιησους να κηρυττη και να λεγη Μετανοειτε διοτι επλησιασεν η βασιλεια των ουρανων.
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››От тогава Исус започна да проповядва, казвайки: Покайте се, защото наближи небесното царство.
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››С того времени Иисус начал проповедыватьи говорить: покайтесь, ибо приблизилось Царство Небесное.
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››מן העת ההיא החל ישוע לקרא קרוא ואמור שובו כי הגיעה מלכות השמים׃
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››من ذلك الزمان ابتدأ يسوع يكرز ويقول توبوا لانه قد اقترب ملكوت السموات
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››從 那 時 候 耶 穌 就 傳 起 道 來 、 說 、 天 國 近 了 、 你 們 應 當 悔 改
O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‹‹Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.››從那時候 耶穌 就 傳起 道來 、 說 、 天國近 了 、 你 們應當 悔改
O günden sonra, kadın oluşumdan ve kadınsılığımdan dolayı özür dilememeye karar verdim.Am ales să nu mă mai scuz pentru că sunt femeie și pentru feminitatea mea.
O günden sonra, kadın oluşumdan ve kadınsılığımdan dolayı özür dilememeye karar verdim.He elegido ya no disculparme por mi femineidad ni por ser femenina.
O günden sonra, kadın oluşumdan ve kadınsılığımdan dolayı özür dilememeye karar verdim.Ich habe beschlossen, meine Weiblichkeit nicht länger zu entschuldigen.
O günden sonra, kadın oluşumdan ve kadınsılığımdan dolayı özür dilememeye karar verdim.Jag har slutat be om ursäkt för min kvinnlighet och för min femininitet.
O günden sonra, kadın oluşumdan ve kadınsılığımdan dolayı özür dilememeye karar verdim.J'ai choisi de ne plus me confondre en excuses pour mon sexe féminin et pour ma féminité.
O günden sonra, kadın oluşumdan ve kadınsılığımdan dolayı özür dilememeye karar verdim.저는 이제 더 이상 제 여성과 여성스러움에 대해 속죄하지 않기로 했습니다.
O günden sonra, kadın oluşumdan ve kadınsılığımdan dolayı özür dilememeye karar verdim.Я решила больше не извиняться за женственность и свой пол.
O günden sonra, kadın oluşumdan ve kadınsılığımdan dolayı özür dilememeye karar verdim.قررت أني لا أعتذر بعد الان من كوني أنثى ومن أنوثتي
O günden sonra, kadın oluşumdan ve kadınsılığımdan dolayı özür dilememeye karar verdim.やめる事にしたのです (拍手)
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.Akcję powtórzyliśmy w Londynie, a dziś dzieje się to na skalę międzynarodową.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.Azóta ismét volt ilyen Londonan, nemzetközileg és itthon is elterjedt.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.Chúng tôi cung cấp thức ăn cho 5000 người thay vì lãng phí nó.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.Da allora è stato indetto a Londra, in Inghilterra e nel mondo.
İlgili Sayfalar