gündem ile cümle

gündem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Tekrar edeyim, bu konu, bu konferansta sıklıkla ve açık ir şekilde gündeme gelen en önemli husus.Ancora una volta uno dei temi che sono stati trattati con forza in questa conferenza è:
Tekrar edeyim, bu konu, bu konferansta sıklıkla ve açık ir şekilde gündeme gelen en önemli husus.Das ist wieder eines der Motive, die sich während dieser Konferenz klar und deutlich gezeigt haben:
Tekrar edeyim, bu konu, bu konferansta sıklıkla ve açık ir şekilde gündeme gelen en önemli husus.Dat is een van de thema's die luid en duidelijk doorkwamen op deze conferentie.
Tekrar edeyim, bu konu, bu konferansta sıklıkla ve açık ir şekilde gündeme gelen en önemli husus.Ismét, ez azon témák egyike, amiket kifejeztünk ezen a konferencián:
Tekrar edeyim, bu konu, bu konferansta sıklıkla ve açık ir şekilde gündeme gelen en önemli husus.Je to další téma, o kterém se na konferenci bavíme.
Tekrar edeyim, bu konu, bu konferansta sıklıkla ve açık ir şekilde gündeme gelen en önemli husus.다시, 이것은 이러한 주제중 하나입니다. 이 콘퍼런스에서 크고 분명하게 들을 수 있는 주제였습니다.
Tekrar edeyim, bu konu, bu konferansta sıklıkla ve açık ir şekilde gündeme gelen en önemli husus.Một lần nữa, đó là một trong những chủ đề mà tôi có thể nói lớn và rõ ràng trong hội nghị này đó là:
Tekrar edeyim, bu konu, bu konferansta sıklıkla ve açık ir şekilde gündeme gelen en önemli husus.Repito, este é um dos temas que se ouviu alto e bom som nesta conferência.
Tekrar edeyim, bu konu, bu konferansta sıklıkla ve açık ir şekilde gündeme gelen en önemli husus.To także jeden z tematów, o których wspominano już podczas konferencji:
Tekrar edeyim, bu konu, bu konferansta sıklıkla ve açık ir şekilde gündeme gelen en önemli husus.Voici encore un des thèmes qui je pense est clairement ressorti de cette conférence c'est :
Tekrar edeyim, bu konu, bu konferansta sıklıkla ve açık ir şekilde gündeme gelen en önemli husus.Y de nuevo, ese es uno de los temas que creo se ha dicho alto y claro en esta conferencia:
Tekrar edeyim, bu konu, bu konferansta sıklıkla ve açık ir şekilde gündeme gelen en önemli husus.Και πάλι, ένα από τα θέματα που προέκυψαν δυνατά και καθαρά σε αυτό το συνέδριο είναι:
Tekrar edeyim, bu konu, bu konferansta sıklıkla ve açık ir şekilde gündeme gelen en önemli husus.Отново, това е една от темите, коато според мен беше изказана гласно и ясно на тази конференция:
Tekrar edeyim, bu konu, bu konferansta sıklıkla ve açık ir şekilde gündeme gelen en önemli husus.שוב, זה אחד מהנושאים שעברו פה בברור בועידה
Tekrar edeyim, bu konu, bu konferansta sıklıkla ve açık ir şekilde gündeme gelen en önemli husus.مرة أخرى ، هذا أحد المقترحات للحل التي في أعتقادي قد ظهرت بوضوح جلي في هذا المؤتمر
Tekrar edeyim, bu konu, bu konferansta sıklıkla ve açık ir şekilde gündeme gelen en önemli husus.これはこのカンファレンスで 強調されてきたテーマのひとつでしょう どこから始めるか どのように始めるか 始めるために何をするか
Uyuşturucuya bağlı suçların önlenmesi ihtiyacı Avrupa politika gündeminin üst sıralarını işgal etmektedir.за наркотици се приема за демонстрация на богатство и положение.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.A čísla jako jsou tato, mě motivují ve výzkumu.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Cifrele de acest fel sunt cele care mă motivează ca cercetător.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Dergelijke getallen motiveren mijn onderzoeksagenda.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.És ezek azok a számok, amik leginkább motiválják a kutatási céljaimat.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.E sono numeri come questi che danno la motivazione per pianificare la mia ricerca.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Es sind solche Zahlen, die mein Forschungsprogramm motivieren.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Et c'est ce genre de nombre qui me motive à continuer mes recherches.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.이와같은 거창한 숫자는 저를 격려해 줍니다.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Og det er tal som disse, der motiverer mig i min forskning.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.São números como estes que motivam a minha investigação.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Številke, kot je ta, spodbujajo moje raziskovalne načrte.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Takéto čísla ma motivujú pri výskume.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Takie liczby motywują mnie do dalszych badań.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Và những con số như vậy đã là động lực thúc đẩy công tác nghiên cứu của tôi.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Y son números como estos los que motivan mi programa de investigación.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Και είναι αριθμοί σαν αυτόν που δίνουν κίνητρο στο ερευνητικό μου πρόγραμμα.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Вот такие цифры движут планом моих исследований.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.И числа като тези ме мотивират в моите изследвания.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.І подібні числа мотивують мою дослідницьку роботу.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.שעזרו לנו להפוך ידע אנושי לדיגיטלי.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.وهذه النوعية من الارقام تحفز جدول اعمالي البحثي
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.こんな疑問を持ったのです
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.就是甘樣嘅數字激勵咗我嘅研究計劃。
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.A proto o tom trochu pohovořím s ohledem na to, že zde máme nabitý program.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.Așa că voi vorbi puțin despre asta, ținând în minte că avem un program încărcat aici.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.Así que voy a hablar un poco al respecto, teniendo presente que hay mucho en el programa.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.Daar ga ik het nu een beetje over hebben. Ik besef wel dat er heel wat op het programma staat.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.Daher werde ich ein bisschen darüber sprechen, immer im Hinterkopf, dass viel auf dem Programm steht.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.Donc je vais vous parler un petit peu de ça, en me rappelant que le programme est bien chargé.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.Govoril bom torej o tem in imel v mislih, da sledi še veliko predavanj.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.Így én erről fogok beszélni egy kicsit, észben tartva, hogy sok program van még.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.그걸 주제로 좀 이야기를 해보려 합니다. 여기서 할게 많기는 하지만 말이죠.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.Portanto, vou falar um pouco sobre isso, tendo em mente que o programa é vasto.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.Quindi oggi ne parleremo un po' ricordando che c'è un programma molto fitto.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.Så jag kommer att tala lite om det utan att glömma att det finns mycket på programmet här.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.Zamierzam dziś o tym trochę opowiedzieć, pamiętając, że mamy napięty program.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.Και γιαυτό θα μιλήσω λίγο για το θέμα αυτό, λαμβάνοντας υπόψη ότι έχουμε να καλύψουμε πολλά στο πρόγραμμα εδώ.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.Затова ще поговоря по този въпрос, като се има предвид, че имаме доста материал в програмата.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.Поэтому я поговорю об этом немного, учитывая, что в нашей программе ещё много чего есть.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.אז אני עומד לדבר קצת על זה, ואני מודע לכך שיש לנו עוד הרבה בתכנית.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.ولذلك سأتكلم قليللا عن ذلك.. مراعيا بأن هنالك الكثير الذي يجب أن يغطى في البرنامج.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.それについて少し話しましょう あなたは森にいるか 牧草地にいます
Ve ilk olarak Almanya'da eğitim alanında bir toplumsal tartışma gündeme oturdu.그리고 처음으로, 독일의 공개 토론회에서 몇달 내내 교육 문제가 중점적으로 다루어졌습니다.
İlgili Sayfalar