gündüz ile cümle

gündüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.Song lấy làm vui vẻ về luật pháp của Ðức Giê-hô-va, Và suy gẫm luật pháp ấy ngày và đêm.
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.Song lấy_làm vui_vẻ về luật_pháp của Ðức_Giê - hô-va , Và suy_gẫm luật_pháp ấy ngày và đêm .
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.Temuč veselje njegovo je v postavi GOSPODOVI in postavo njegovo premišljuje noč in dan.
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.tetapi yang suka melakukan Perintah TUHAN dan merenungkannya siang malam
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.utan har sin lust i HERRENS lag och tänker på hans lag både dag och natt.
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.vaan rakastaa Herran lakia ja tutkistelee hänen lakiansa päivät ja yöt!
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.αλλ' εν τω νομω του Κυριου ειναι το θελημα αυτου, και εν τω νομω αυτου μελετα ημεραν και νυκτα.
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.но в законе Господа воля его, и о законе Его размышляет он день и ночь!
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.Но се наслаждава в закона на Господа, И в Неговия закон се поучава ден и нощ.
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.כי אם בתורת יהוה חפצו ובתורתו יהגה יומם ולילה׃
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.‎لكن في ناموس الرب مسرّته وفي ناموسه يلهج نهارا وليلا‎.
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.惟 喜 愛 耶 和 華 的 律 法 、 晝 夜 思 想 、 這 人 便 為 有 福
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.惟喜愛 耶和華 的 律法 、 晝夜 思想 、 這人 便 為 有福
Av benim tek tutkum. Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor.C'est ma grande passion !
Av benim tek tutkum. Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor.Es ist meine einzige Leidenschaft.
Babamın restoranında çalışmıyor muydun sen? Doğru. Akşam orada, gündüz burada çalışıyorum.Благодаря! <i>Субтитрите изготви Екип Палава Целувка към ViiKii.Net
Bazı aile gündüz bakıcıları çocuklara grup halinde çocukların evlerinde bakmaktadırlar.Algunos cuidadores domiciliares cuidan a los niños en casa de los niños del grupo.
Bazı aile gündüz bakıcıları çocuklara grup halinde çocukların evlerinde bakmaktadırlar.Certaines assistantes maternelles s'occupent des enfants au domicile des enfants du groupe.
Bazı aile gündüz bakıcıları çocuklara grup halinde çocukların evlerinde bakmaktadırlar.Jotkut perhepäivähoitajat hoitavat lapsia ryhmän lasten kodeissa.
Bazı aile gündüz bakıcıları çocuklara grup halinde çocukların evlerinde bakmaktadırlar.Vissa familjedagvårdare vårdar barnen hemma hos de barn som ingår i gruppen.
Bazı aile gündüz bakıcıları çocuklara grup halinde çocukların evlerinde bakmaktadırlar.Некоторые воспитатели семейного дневного ухода смотрят за детьми на дому у детей группы.
Bazı aile gündüz bakıcıları çocuklara grup halinde çocukların evlerinde bakmaktadırlar.ترعى بعض مربيات حضانة الأطفال العائلية الأطفال في مجموعة بيوت الأطفال.
Bazı aile gündüz bakıcıları çocuklara grup halinde çocukların evlerinde bakmaktadırlar.家庭托儿所的意思是护工在自己家里照顾孩子。有些家庭托儿所的护工在群组家庭托儿所的家里照顾孩子。
Ben geceleri ölüyorum. Ve gündüzleri yeniden diriliyorum" dedi.W nocy umieram, a rano rodzę się na nowo."
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.Ja musím konať skutky toho, ktorý ma poslal, dokiaľ je deň; ide noc, keď nebude môcť nikto pracovať.
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.Jaz moram delati dela tega, ki me je poslal, dokler je dan; pride noč, ko nihče ne bo mogel delati.
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.Jeg må gjøre hans gjerninger som har sendt mig, så lenge det er dag; natten kommer da ingen kan arbeide.
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.Jeg må gøre hans Gerninger, som sendte mig, så længe det er Dag; der kommer en Nat, da ingen kan arbejde.
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.때가 아직 낮이매 나를 보내신 이의 일을 우리가 하여야 하리라 밤이 오리니 그때는 아무도 일할 수 없느니라
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.Medan dagen varar, måste vi göra dens gärningar, som har sänt mig; natten kommer, då ingen kan verka.
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.Zolang het dag is, moeten wij doen wat God ons opdraagt. Als de nacht komt, kan niemand meer iets doen.
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.Имам още много неща да ви кажа; но не можете да ги понесете сега.
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.Менї треба робити дїла Пославшого мене, поки дня: прийде ніч; тодї нїхто не зможе робити.
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.Мне должно делать дела Пославшего Меня, доколе есть день; приходит ночь, когда никто не может делать.
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.עלי לעשות מעשי שלחי בעוד יום יבוא הלילה אשר בו לא יוכל איש לפעל׃
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.ينبغي ان اعمل اعمال الذي ارسلني ما دام نهار. يأتي ليل حين لا يستطيع احد ان يعمل.
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.趁 著 白 日 、 我 們 必 須 作 那 差 我 來 者 的 工 . 黑 夜 將 到 、 就 沒 有 人 能 作 工 了
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.趁 著 白日 、 我們必須 作 那 差 我 來者 的 工 . 黑夜 將 到 、 就 沒 有 人 能 作工 了
‹‹Ben RAB, bağın koruyucusuyum, Onu sürekli sularım. Kimse zarar vermesin diye Gece gündüz beklerim.,,Eu, Domnul, sînt Păzitorul ei, Eu o ud în fiecare clipă; Eu o păzesc zi şi noapte ca să n'o vatăme nimeni.
‹‹Ben RAB, bağın koruyucusuyum, Onu sürekli sularım. Kimse zarar vermesin diye Gece gündüz beklerim.Jaz, GOSPOD, ga stražim, vsak trenotek ga bom močil; da ga kdo ne oškodi, ga bom stražil noč in dan.
‹‹Ben RAB, bağın koruyucusuyum, Onu sürekli sularım. Kimse zarar vermesin diye Gece gündüz beklerim.나 여호와는 포도원지기가 됨이여 때때로 물을 주며 밤낮으로 간수하여 아무든지 상해하지 못하게 하리로다
‹‹Ben RAB, bağın koruyucusuyum, Onu sürekli sularım. Kimse zarar vermesin diye Gece gündüz beklerim.Yo, Jehovah, la guardo. A cada momento la riego; y para que nadie la dañe, de día y de noche la guardo
‹‹Ben RAB, bağın koruyucusuyum, Onu sürekli sularım. Kimse zarar vermesin diye Gece gündüz beklerim.Аз, Господ, го пазя; Всяка минута ще го поя; Нощем и денем ще го пазя За да го не повреди никой .
‹‹Ben RAB, bağın koruyucusuyum, Onu sürekli sularım. Kimse zarar vermesin diye Gece gündüz beklerim.אני יהוה נצרה לרגעים אשקנה פן יפקד עליה לילה ויום אצרנה׃
‹‹Ben RAB, bağın koruyucusuyum, Onu sürekli sularım. Kimse zarar vermesin diye Gece gündüz beklerim.انا الرب حارسها. اسقيها كل لحظة. لئلا يوقع بها احرسها ليلا ونهارا.
‹‹Ben RAB, bağın koruyucusuyum, Onu sürekli sularım. Kimse zarar vermesin diye Gece gündüz beklerim.我 耶 和 華 是 看 守 葡 萄 園 的 、 我 必 時 刻 澆 灌 、 晝 夜 看 守 、 免 得 有 人 損 害
‹‹Ben RAB, bağın koruyucusuyum, Onu sürekli sularım. Kimse zarar vermesin diye Gece gündüz beklerim.我 耶和華 是 看守 葡萄 園 的 、 我 必時 刻 澆灌 、 晝夜 看守 、 免得 有 人 損害
Bilim adamları gece gündüz çalıştı ve inanılmaz yaşam türleri ile karşı karşıya geldi.De wetenschappers stuitten op verbazingwekkende levensvormen.
Bilim adamları gece gündüz çalıştı ve inanılmaz yaşam türleri ile karşı karşıya geldi.Die Wissenschaftler waren nicht mehr an die Zeit gebunden, und stießen zufällig auf unglaubliche Lebensformen.
Bilim adamları gece gündüz çalıştı ve inanılmaz yaşam türleri ile karşı karşıya geldi.Forskarna upptäckte otroliga livsformer.
Bilim adamları gece gündüz çalıştı ve inanılmaz yaşam türleri ile karşı karşıya geldi.Gli scienziati si sono imbattuti in forme di vita incredibili.
Bilim adamları gece gündüz çalıştı ve inanılmaz yaşam türleri ile karşı karşıya geldi.과학자들은 비번이었을 때 우연히 놀라운 생물형태들을 발견하였어요.
Bilim adamları gece gündüz çalıştı ve inanılmaz yaşam türleri ile karşı karşıya geldi.Los científicos estábamos fuera observando y encontramos formas increíbles de vida.
Bilim adamları gece gündüz çalıştı ve inanılmaz yaşam türleri ile karşı karşıya geldi.Megint épp nem figyeltek, mikor egy hihetetlen életformába botlottak.
Bilim adamları gece gündüz çalıştı ve inanılmaz yaşam türleri ile karşı karşıya geldi.Naukowcy napotkali wprost niezwykłe formy życia.
Bilim adamları gece gündüz çalıştı ve inanılmaz yaşam türleri ile karşı karşıya geldi.Oamenii de ştiinţă erau în afara orelor de muncă şi au descoperit forme de viaţă incredibile.
Bilim adamları gece gündüz çalıştı ve inanılmaz yaşam türleri ile karşı karşıya geldi.Para ilmuwan mulai mengamati dan menemukan bentuk kehidupan yang luar biasa.
Bilim adamları gece gündüz çalıştı ve inanılmaz yaşam türleri ile karşı karşıya geldi.Vedci si nemuseli dávať pozor na čas a narazili na fantastické formy života.
Bilim adamları gece gündüz çalıştı ve inanılmaz yaşam türleri ile karşı karşıya geldi.Οι επιστήμονες ήταν εκτός υπηρεσίας και συνάντησαν απίστευτες μορφές ζωής.
Bilim adamları gece gündüz çalıştı ve inanılmaz yaşam türleri ile karşı karşıya geldi.Учените работеха на смени и се натъкнаха на невероятни форми на живот.

İlgili Sayfalar