günahlar ile cümle
günahlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İnkâr edenler, iman edenlere dediler ki: "Bizim yolumuzu izleyin, sizin günahlarınızı biz taşırız."Those who deny say to those who affirm: "Follow our way; we shall carry the burden of your sins."
Oysa onlar, iman edenlerin günahlarından hiçbir şeyin taşıyıcısı değillerdir.But they cannot carry the burden of their sins in the least.
Allah, günahları tümden affeder.Surely God forgives all sins.
Artık günahlarımızı itiraf ettik.We admit our sins.
Ama Allah onları günahları yüzünden yakaladı. Ve Allah'a karşı bir koruyanları da olmadı.Yet they were seized by God for their sins, and had none to protect them against God.
Şu bir gerçek ki, zulmedenlerin, tıpkı arkadaşlarının günahları gibi günahları vardır.Those who do wrong will indeed come to the same end as their fellows (of old).
O gün günahlarından ne cin sorguya çekilir ne de insan.Neither man nor jinn will be questioned on that day about his sin.
Kendilerinden biraz önce günahlarının vebalini tadanlara benziyorlar.Like those who had tasted the gravity of their actions a little before them.
Günahlarını işte böyle itiraf ettiler.So will they confess their guilt.
Allah, günahlarınızı affetsin ve sizi belirli bir süreye kadar ertelesin.That He may forgive some of your sins and prolong your term till an appointed time.
Bunun üzerine, Rableri onların günahlarını kendi başlarına geçirdi de o yurdu dümdüz etti.So God obliterated them for their crime, and (destroyed) all of them alike.
Çünkü O, Tevvâb'dır, günahları affeder sınırsız bir şekilde.Verily He is relenting.
Allah da bu sebeple sizin günahlarınızı örter. Allah, yapmakta olduklarınızı bilir.This will absolve you of some of your sins; and God is cognisant of all you do.
Bir de (böylece) Allah, iman edenleri günahlardan temize çıkarmak, kafirleri de helak etmek ister.This is so that God may try the faithful and destroy the unbelievers.
Onlara ancak günahlarını arttırmaları için fırsat veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.We do so that they sink deeper into sin, and suffer an ignominious doom.
Daha önce gizlemekte oldukları şeyler (günahlar) kendilerine göründü.What they were hiding has now become clear to them.
Onlar kazandıkları (günahlar) yüzünden helake sürüklenmiş kimselerdir.They are those who will be destroyed by their own acts.
İşte böylece işledikleri günahlardan ötürü zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmının peşine takarız.Thus do We place some sinners over others as requital for their deeds.
İnkar edenlere, (sana düşmanlıktan) vazgeçerlerse, geçmiş günahlarının bağışlanacağını söyle.You tell the unbelievers in case they desist whatever has happened will be forgiven them.
Diğerleri ise günahlarını itiraf ettiler, iyi bir ameli diğer kötü bir amelle karıştırdılar.But there are others who admit their sins of mixing good deeds with evil.
İşte onların, kazanmakta oldukları (günahlar) yüzünden varacakları yer, ateştir!Will have Hell as their abode for what they have earned.
Öyle ise onların işlemekte olduklarından (günahlardan) dolayı üzülme.So grieve not for what they are doing.
Çünkü iyilikler kötülükleri (günahları) giderir.Remember that good deeds nullify the bad.
(Allah'tan) bizim günahlarımızın affını dile! Çünkü biz gerçekten günahkarlar idik.Said (the sons): "O our father, pray for us that our sins be forgiven, for we are really sinners."
Günahkarlardan günahları sorulmaz (Allah onların hepsini bilir).The sinners will not be asked about their sins.
Kafirler, iman edenlere: Bizim yolumuza uyun, sizin günahlarınızı biz yüklenelim, derler.Those who deny say to those who affirm: "Follow our way; we shall carry the burden of your sins."
Onlar ancak yapmakta oldukları günahları yüzünden cezalandırılırlar.Will they be requited for anything but what they did?
Çünkü Allah bütün günahları bağışlar.Surely God forgives all sins.
Biz de günahlarımızı itiraf ettik.We admit our sins.
Böyleyken Allah onları günahları yüzünden yakaladı. Onları Allah'ın gazabından koruyan da olmadı.Yet they were seized by God for their sins, and had none to protect them against God.
Onlar, büyük günahlardan ve hayasızlıktan kaçınırlar; kızdıkları zaman da kusurları bağışlarlar.Who avoid the deadly sins, immoral acts, and forgive when they are angered,
Böylece günahlarını itiraf ederler.So will they confess their guilt.
Bunun üzerine Rableri günahları sebebiyle onlara büyük bir felaket gönderdi de hepsini helak etti.So God obliterated them for their crime, and (destroyed) all of them alike.
Onlardan bir kısmı günahlarını itiraf ettiler. Ve iyi bir amelle kötü bir ameli karıştırdılar.But there are others who admit their sins of mixing good deeds with evil.
O, sizi günahlarınızı bağışlamak için çağırıyor ve belirlenmiş bir süreye kadar size müsade ediyor."He calls you to forgive some of your sins, and give you respite for a time ordained."
Hem de katımızdan bir merhamet ve (günahlardan) paklık verdik, o çok takva sahibi idi.And compassion from Us, and goodness. So he was devout,
Kâfirler, iman edenlere, "Bizim yolumuza uyun, sizin günahlarınızı biz yüklenelim" derler.Those who deny say to those who affirm: "Follow our way; we shall carry the burden of your sins."
Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar.Surely God forgives all sins.
Şimdi günahlarımızı anladık.We admit our sins.
Yahut da Allah kazandıkları günahlar yüzünden onları helâk eder ve birçoğunu da bağışlar.Or He could wreck them for what they have done; yet there is much that He pardons.
Şüphesiz (günahlardan) korunanlar da cennetlerde, nimetler içindedirler.Those who fear God and follow the straight path will surely be in gardens and in bliss,
"Günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin.That He may forgive some of your sins and prolong your term till an appointed time.
Aksine onların kazandığı günahlar kalplerinin üzerine pas olmuştur.In fact what they have been doing has rusted their hearts.
Rableri de günahlarını başlarına geçiriverdi de orayı dümdüz etti.So God obliterated them for their crime, and (destroyed) all of them alike.
Bir de onlar, bile bile işledikleri günahlarda ısrar etmez, o günahları sürdürmezler. [9,104; 4,110]They should not be perverse about their doings, knowingly.
İşte biz, işledikleri günahlardan ötürü, zalimlerden kimini kimine musallat ederiz.Thus do We place some sinners over others as requital for their deeds.
Öyleyse kazandıkları günahların cezası olarak az gülsün, çok ağlasınlar!..So let them laugh a little, for weep they will, more as retribution for what they have done.
Zira böyle güzel işler insandan uzak olmayan günahları silip giderir.Remember that good deeds nullify the bad.
“İman edenlerin öncüleri olduğumuzdan ötürü umarız ki Rabbimiz günahlarımızı affeder.”We certainly hope our Lord will forgive our sins as we are the first to believe."
Büyük hesap günü günahlarımı bağışlayacağını umduğum ulu Rabbim de yine O'dur. [4,48]And who, I hope, will condone my faults on the Day of Judgement.
Hayırlı âkıbet, günahlardan sakınanlarındır.The future belongs to those who take heed for themselves and follow the straight path.
Artık o gün insanlara ve cinlere günahları sorulmaz. Herkesin siması, soruya hacet bırakmaz.Neither man nor jinn will be questioned on that day about his sin.
Onu günahlarla örten ise ziyana uğrar.And he who confines it will surely come to grief.
Onlar ki: "Rabbimiz, biz inandık, günahlarımızı bağışla ve bizi cehennem azabından koru," derler.who say: "O Lord, we believe; forgive our trespasses and save us the torment of Hell."
Günahlarının artması için kendilerine süre veriyoruz. Onlara alçaltıcı bir azap varWe do so that they sink deeper into sin, and suffer an ignominious doom.
"Öyleyse günahlarınızdan ötürü neden sizi cezalandırıyor?Say: "Why does He punish you then for your sins?
Günahların açığını da gizlisini de bırakın.Discard both the visible and invisible sin.
Diğerleri ise günahlarını itiraf ettiler, iyi işlerle kötü işleri birbirine karıştırdılar.But there are others who admit their sins of mixing good deeds with evil.
Dediler ki: "Ey babamız, günahlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten yanlış davrandık."Said (the sons): "O our father, pray for us that our sins be forgiven, for we are really sinners."
Günahlarınızı bağışlamak için sizi çağırıyor ve size belli bir süre tanıyor," dediler.He calls you to forgive some of your sins, and give you respite for a time ordained."