günahlar ile cümle
günahlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Günahları hep RABbin önünde dursun, RAB anılarını yok etsin yeryüzünden!Let them be before Yahweh continually, that he may cut off their memory from the earth;
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.He who conceals his sins doesn't prosper, but whoever confesses and renounces them finds mercy.
Bunları uzaklaştıran suçlarınızdı, Bu iyilikten sizi yoksun bırakan günahlarınızdı."Your iniquities have turned away these things, and your sins have withheld good from you.
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Why does a living man complain, a man for the punishment of his sins?
Hangisi daha kolay? ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa ‹Kalk, yürü› demek mi?For which is easier, to say, 'Your sins are forgiven;' or to say, 'Get up, and walk?'
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.for this is my blood of the new covenant, which is poured out for many for the remission of sins.
İsa onların imanını görünce felçliye, ‹‹Oğlum, günahların bağışlandı›› dedi.Jesus, seeing their faith, said to the paralytic, "Son, your sins are forgiven you."
İsa onların imanını görünce, ‹‹Dostum, günahların bağışlandı›› dedi.Seeing their faith, he said to him, "Man, your sins are forgiven you."
Hangisi daha kolay, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa ‹Kalk, yürü› demek mi?Which is easier to say, 'Your sins are forgiven you;' or to say, 'Arise and walk?'
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.He said to her, "Your sins are forgiven."
Haydi, ne bekliyorsun? Kalk, Onun adını anarak vaftiz ol ve günahlarından arın!›Now why do you wait? Arise, be baptized, and wash away your sins, calling on the name of the Lord.'
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!"Blessed are they whose iniquities are forgiven, whose sins are covered.
Onların günahlarını kaldıracağım zaman Kendileriyle yapacağım antlaşma budur.››This is my covenant to them, when I will take away their sins."
Mesih dirilmemişse imanınız yararsızdır, siz de hâlâ günahlarınızın içindesiniz.If Christ has not been raised, your faith is vain; you are still in your sins.
Onda kurtuluşa, günahlarımızın bağışına sahibiz.in whom we have our redemption, the forgiveness of our sins;
Ancak o kurbanlar insanlara yıldan yıla günahlarını anımsatıyor.But in those sacrifices there is a yearly reminder of sins.
Çünkü boğalarla tekelerin kanı günahları ortadan kaldıramaz.For it is impossible that the blood of bulls and goats should take away sins.
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››"I will remember their sins and their iniquities no more."
Yavrularım, size yazıyorum, Çünkü Mesihin adı uğruna günahlarınız bağışlandı.I write to you, little children, because your sins are forgiven you for his name's sake.
Mesihin, günahları kaldırmak için ortaya çıktığını ve kendisinde günah olmadığını bilirsiniz.You know that he was revealed to take away our sins, and in him is no sin.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.for her sins have reached to the sky, and God has remembered her iniquities.
Günahlarınızdan ötürü yıkımınızı, Mahvınızı hazırladım bile.Therefore also will I make thee sick in smiting thee, in making thee desolate because of thy sins.
Rabbimiz, biz inandık, bizim günahlarımızı bağışla, bizi ateş azabından koru! diyenleri,who say: "O Lord, we believe; forgive our trespasses and save us the torment of Hell."
De ki: "O halde niçin günahlarınızdan ötürü (Allah) size azabediyor?"Say: "Why does He punish you then for your sins?
Onun velileri, (bakıcıları, koruyucuları) sadece (günahlardan) korunanlardır.Its guardians could be only those who are pious and devout.
Başka bir kısmı da günahlarını itiraf ettiler, iyi işle kötü işi birbirine karıştırdılar.But there are others who admit their sins of mixing good deeds with evil.
Katımızdan bir rahmet (bir acıma duygusu) ve temizlik de (verdik; o günahlardan) korunan oldu.And compassion from Us, and goodness. So he was devout,
Suçlulara günahlarından sorulmaz.The sinners will not be asked about their sins.
(Güzel) sonuç, (günahlardan) sakınanlarındır.The future belongs to those who take heed for themselves and follow the straight path.
Allah bütün günahları bağışlar.Surely God forgives all sins.
Günahlarımızı itiraf ettik.We admit our sins.
Fakat Allah, onları günahları yüzünden yakaladı. Onları Allah'a karşı koruyan olmadı.Yet they were seized by God for their sins, and had none to protect them against God.
Onlar büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınırlar; kızdıkları zaman da onlar, affederler.Who avoid the deadly sins, immoral acts, and forgive when they are angered,
Rabbinin katında ahiret ise, (günahlardan) korunanlar içindir.The Hereafter with your Lord is for those who take heed for themselves and follow the straight path.
Allah yanında en üstün olanınız, (günahlardan) en çok korunanınızdır.He who has more integrity has indeed greater honour with God.
Günahlarını itiraf ettiler.So will they confess their guilt.
Ki (Allah) günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin.That He may forgive some of your sins and prolong your term till an appointed time.
Rableri de, günahları yüzünden azabı başlarına geçirip, orayı dümdüz etti.So God obliterated them for their crime, and (destroyed) all of them alike.
O, günahlarınızdan bir kısmını bağışlar. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.This will absolve you of some of your sins; and God is cognisant of all you do.
Diğerleri günahlarını itiraf ettiler, onlar salih bir ameli bir başka kötüyle karıştırmışlardır.But there are others who admit their sins of mixing good deeds with evil.
Suçlu-günahkarlardan kendi günahları sorulmaz.The sinners will not be asked about their sins.
Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar.Surely God forgives all sins.
Artık gerçekten, zulmedenler için, (geçmişteki) arkadaşlarının günahlarına benzer bir günah vardır.Those who do wrong will indeed come to the same end as their fellows (of old).
Böylece kendi günahlarını itiraf ettiler.So will they confess their guilt.
"Ki günahlarınızı bağışlasın ve sizi adı konulmuş bir ecele kadar ertelesin.That He may forgive some of your sins and prolong your term till an appointed time.
Rableri de günahları dolayısıyla 'onları yerle bir etti, kırıp geçirdi'; orasını da dümdüz etti.So God obliterated them for their crime, and (destroyed) all of them alike.
Günahları faydasından daha büyüktür".And they ask you what they should give.
Bir de Allah, böylece iman edenleri günahlardan arıtmak, inkarcıları ise yok etmek ister.This is so that God may try the faithful and destroy the unbelievers.
Biz onlara ancak, günahları çoğalsın diye mühlet veriyoruz. Küçültücü azab onlaradır.We do so that they sink deeper into sin, and suffer an ignominious doom.
"Öyleyse günahlarınızdan ötürü size niçin azabediyor?Say: "Why does He punish you then for your sins?
İnkar edenler inananlara: "Bizim yolumuza uyun da sizin günahlarınızı biz taşıyalım" derler.Those who deny say to those who affirm: "Follow our way; we shall carry the burden of your sins."
Oysa onların günahlarından hiçbirini yüklenecek değillerdir.But they cannot carry the burden of their sins in the least.
Doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar.Surely God forgives all sins.
Böylece, günahlarını itiraf ederler.So will they confess their guilt.
De ki: Öyleyse neden günahlarınızdan dolayı size azap ediyor?Say: "Why does He punish you then for your sins?
Ve büyük günahları yapmada ısrar ederlerdi.But persisted in that greater sin,
Bunların, Allah tarafından affedilmeleri umulur. Allah affedicidir, günahları bağışlayıcıdır.May well hope for the mercy of God; and God is full of mercy and grace.
Oğulları dediler: "Ey babamız! Günahlarımızın affını dile.Said (the sons): "O our father, pray for us that our sins be forgiven, for we are really sinners."
O sizi, günahlarınızı afftetsin, belirli bir süreye kadar size zaman tanısın diye çağırıyor."He calls you to forgive some of your sins, and give you respite for a time ordained."
Günahlarının ne olduğu, günahkârlardan sorulmaz.The sinners will not be asked about their sins.