günahlar ile cümle

günahlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak Cehennem'de üç gün kalınarak günahlardan temizlenilmesi gerekecektir.我信其降地獄,第三日自死者中復活。
İslam'a göre büyük günahlardan sayılır.過方厥勳,功微罪重。
Bu günde, topluca oruç tutulur ve kişi günahlarından ötürü bağışlanmak için dua eder.此天远离欲界恶法,众生心生喜乐,故又称离生喜乐地。
Günahları bir daha işlememek üzere terk etmektir.且其凶戾無親,將士不附。
Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz.惟使賊失所恃,我兵乃可用其所長。
Şaul, İsrail'in düşmanlarının yendiyse de Tanrı'ya karşı günahlar işledi.犹太教直截了当地说撒但是上帝的仇敌,是他带来了罪。
Günahlarından pişmanlık duyan şeytanlar başlarını eğerek sıralarına geçerler.”凡得罪耶和華的人,他們的血必倒出如灰塵。
Bu günde, topluca oruç tutulur ve kişi günahlarından ötürü bağışlanmak için dua eder.하루는 훈구권신 심정(沈貞)이 경기도 양천에 소요당을 짓고 크게 벌이는 잔치에 그도 섞여 초대됐다.
Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz.이어 이조 판서 안당(安瑭)이 이들을 용서하자 하여 무마되었다.
Bütün günahlarınızı bağışlanacak!"등(等)은 평등, 각(覺)은 각오(覺悟)의 뜻.
Günahları nedeniyle ağır gelen ruhlar Ammit tarafından yenir.타인의 뛰어남에 의해 지은 죄에 대해서 수치스럽게 여기는 마음을 성질로 한다.
İsa'nın ölümü günahları bağışlatan bir kefaret kurbanı işlevi görmüştür.우리는 죄를 용서하는 한 세례를 믿습니다.
Hristiyanlık inancına göre İsa, insanların günahlarının bağışlanması için çarmıhta bedenen can vermiştir.성자: 예수 그리스도를 뜻하며, 인간의 죄를 대속하시기위해 십자가에서의 죽음으로 세상을 구원하셨다.
Bu duruma göre, suç işleyen kişi Tanrı ile baş başa kalır ve günahları için pişman olur.만일 파문을 당한 사람이 자기 죄를 고백하고 그 죄에 해당하는 고행을 하면 사면받았다.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.자기들의 죄상을 감추기 위해서....
Cehennem'dekilerin bir kısmı günahları miktarı ceza çekip Cennet'e giderler.대회 참여자들은 김좌진의 죄악을 열거하고 사형을 선고했다.
Günahlardan arınmanın sembolü mordur.אנבי: מייצג את חטא הקנאה.
Bu suçlamayı duyan Yaşar Nabi'nin yorumu "Peyami Safa edebi günahlarına bir yenisini ekliyor" oldu.המחבר עשה זאת כדי שידע השב בתשובה את "גודל כל חטא מחטאיו...
Bu günde, topluca oruç tutulur ve kişi günahlarından ötürü bağışlanmak için dua eder.Денят е всенароден празник и се чества и в семействата, в които няма именник.
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz.Ние вярваме, че хората ще бъдат наказани за собствените си грехове, а не за Адамовото прегрешение.
Bütün günahlarınızı çıkartacağım.Да се разкае за всяко злодеяние.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.Мисли, че е избавен от греховете си.
İslam'a göre büyük günahlardan sayılır.Според Исляма хомосексуалността е тежък грях.
Tanrı, halkını düşmanlarına karşı koruyacak ve günahlarını temizleyecektir.Това е начинът по който Бог прави хората праведни и ги изчиства от греховете.
İsa'nın ölümü günahları bağışlatan bir kefaret kurbanı işlevi görmüştür.Изповядвам едно кръщение за опрощаване на греховете.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.Vjeruje se, da je pisao njihove grijehe.
"Dahi günahlarımızdan bizi bağışla– nasıl biz bağışlarız bize yaman (kötülük) edenleri."I otpusti nam dlgi naše: kako i mi otpušćamo dlžnikom našim.
Ganj Nehri’nde yıkanmak günahlardan arınmak anlamına gelmektedir.Hindusi vjeruju da kupanje u Gangesu pomaže da se očiste grijesi.
Melek konuşma yapar, yedi ölümcül günahı temsil eden şeytanlar günahlarını meleğe itiraf eder.Smrtni grijeh Sedam glavnih grijeha Istočni grijeh Što da učinim jer padoh u grijeh?
Albümden ilk olarak "Günahlar" adlı hit parça yayınlanmıştır.Na kraju uvodnog dijela spjeva najavljuje se prvi grijeh.
Zina büyük günahlardan biri sayılır.Mnogi grijesi nanose štetu bližnjemu.
Günahlardan arınmanın sembolü mordur.Međutim, posvadi ih grijeh ljudi.
Konunun devamında 47 kiliseye gidiyor ve günahlarından arınıyor.Charlie se nalazi u crkvi, ispovijeda svoje grijehe.
Michael artık günahlarından arınmak ve bir daha günah işlememek üzere günah çıkarmak ister.Kajti njihovo krivdo bom odpustil in njihovega greha se ne bom več spominjal.
Kendi günahları için tanrılardan kendini cezalandırılmalarini diler.Najprej se morajo odkupiti za svoje grehe.
Günahlardan arınmanın sembolü mordur.Atmetama nuodėmės sąvoka.
Zina büyük günahlardan biri sayılır.Vieni sako, kad didžiosios nuodėmės yra septynios.
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz.Me usume, et inimesi karistatakse nende endi pattude ja mitte Aadama üleastumise eest.
Daha sonra kadına "Günahların bağışlandı ...Hiljem andis ta siiski kogu sõjaväele nende patud andeks.
Hristiyanlık inancına göre İsa, insanların günahlarının bağışlanması için çarmıhta bedenen can vermiştir.Kristluse järgi võttis Jeesus ristil surres enda peale karistuse inimkonna pattude eest.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Patukahetsuseks tõstnud ta käed taeva poole ja palunud oma pattudele andestust.
Aa -- Berbat bir fikrim var! -Ne kadar berbat? (....günahları için cezalandırılmış.)Je viens d'avoir une idée terrible !
Aa -- Berbat bir fikrim var! -Ne kadar berbat? (....günahları için cezalandırılmış.)-*Τα έθνη, όπως και τα άτομα, τιμωρούνται...* -Έχω μια τρομερή ιδέα!
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Det er som i Gibeas Dage, han mindes deres Skyld og straffer deres Synder.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Globoko so se popačili kakor v času Gibee. Bog se spomni njih krivice, kaznoval bo njih grehe.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Hlboko sa porušili jako za dní Gibee; rozpamätá sa na ich neprávosť; navštívi ich hriechy.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.저희는 기브아의 시대와 같이 심히 패괴한지라 여호와께서 그 악을 기억하시고 그 죄를 벌하시리라
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.lyen elfajultak, mint Gibea napjaiban; [de] megemlékezik álnokságaikról, és megbünteti az õ gonoszságokat.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Sie verderben's zu tief wie zur Zeit Gibeas; darum wird er ihrer Missetat gedenken und ihre Sünden heimsuchen.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Глубоко упали они, развратились, как во дни Гивы; Он вспомнит нечестие их, накажет их за грехи их.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.העמיקו שחתו כימי הגבעה יזכור עונם יפקוד חטאתם׃
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.قد توغّلوا فسدوا كايام جبعة. سيذكر اثمهم. سيعاقب خطاياهم
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.以 法 蓮 深 深 地 敗 壞 、 如 在 基 比 亞 的 日 子 一 樣 . 耶 和 華 必 記 念 他 們 的 罪 孽 、 追 討 他 們 的 罪 惡
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.以法 蓮 深深 地 敗壞 、 如 在 基比亞 的 日子 一樣 . 耶和華 必 記念 他 們的 罪孽 、 追討 他 們的 罪惡
Ancak o kurbanlar insanlara yıldan yıla günahlarını anımsatıyor.Ale při těch obětech připomínání hříchů děje se každého roku.
Ancak o kurbanlar insanlara yıldan yıla günahlarını anımsatıyor.Ale przy tych ofiarach dzieje się przypomnienie grzechów na każdy rok.
Ancak o kurbanlar insanlara yıldan yıla günahlarını anımsatıyor.Ale v nich leží upomienka na hriechy rok po roku.
Ancak o kurbanlar insanlara yıldan yıla günahlarını anımsatıyor.A prav s temi žrtvami se obnovi spomin grehov vsako leto.
Ancak o kurbanlar insanlara yıldan yıla günahlarını anımsatıyor.Dar aducerea aminte a păcatelor este înoită din an în an, tocmai prin aceste jertfe;
Ancak o kurbanlar insanlara yıldan yıla günahlarını anımsatıyor.De azok esztendõnként bûnre emlékeztetnek.

İlgili Sayfalar