günahlar ile cümle
günahlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Michael artık günahlarından arınmak ve bir daha günah işlememek üzere günah çıkarmak ister.Člověk musí litovat svých hříchů a zbavovat se jejich.
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz.Noi credem că oamenii vor fi pedepsiți pentru propriile lor păcate și nu pentru greșeala lui Adam.
Bu duruma göre, suç işleyen kişi Tanrı ile baş başa kalır ve günahları için pişman olur.De aceea, iertarea e gratuită celui ce se căiește de păcatele sale și se întoarce la Dumnezeu.
Gayatri Sadhana günahları yok eder, faziletleri teşvik eder.Eusebiu însă îi învăța pe acei nenorociți să plângă păcatele lor.
Ganj Nehri’nde yıkanmak günahlardan arınmak anlamına gelmektedir.Hindușii intră în apa Gangelui pentru a se purifica de păcate.
Eski Ahit'deki Kefaret Günü ayinlerinde Yahudi kavminin günahları simgesel olarak bir erkek keçiye yüklenirdi.Ea eternizează momentul cînd Legea divină Tora a fost dată poporului evreu pe muntele Sinai.
Hristiyanlık inancına göre İsa, insanların günahlarının bağışlanması için çarmıhta bedenen can vermiştir.Conform învățăturii creștine, Iisus a plătit prețul de răscumpărare pentru păcatele oamenilor pe cruce.
Günahlarının bedelini ödemesi lazım.Trebuie să plătească pentru păcatele lui.
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz.2. Hisszük, hogy az emberek saját bűneikért lesznek megbüntetve, nem pedig Ádám vétkéért.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.A hívők szunnyadnak bűneikben.
Günahlardan arınmanın sembolü mordur.Az eredendő bűnt jelképezi.
Tanrı, halkını düşmanlarına karşı koruyacak ve günahlarını temizleyecektir.Hän tulee pelastamaan heidät heidän vihollisiltaan ja puhdistamaan heidät pahasta.
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz.Me uskomme, että ihmiset saavat rangaistuksen omien syntiensä eivätkä Aadamin rikkomuksen tähden.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.Syylliset joutuvat kantamaan vastuun synnistään.
Tragedya kahramanları günahlarından dolayı vicdan azabı çekmezlerdi.Tilannetta ei muiden lentäjien kaunan vuoksi haluttukaan uskoa ...
Üçüncü konudan altıncı konuya kadarki bölümde ise İsrail'in işlediği günahlar üzerinde durulur.Luvut 3-6 tarkastelevat Israelin syntejä tarkemmin.
Günahlardan arınmanın sembolü mordur.Syntien anteeksisaaminen.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.Αντιπροσωπεύουν τα αμαρτήματα που τιμωρούνται εκεί.
Hristiyanlık inancına göre İsa, insanların günahlarının bağışlanması için çarmıhta bedenen can vermiştir.Σύμφωνα με το Χριστιανισμό, ο Ιησούς εξαγόρασε με τη θυσία του τις αμαρτίες του κόσμου.
Bütün günahlarınızı çıkartacağım.De skatter hver efter deres byrd.
Michael artık günahlarından arınmak ve bir daha günah işlememek üzere günah çıkarmak ister.Jeg tilgiver deres skyld og husker ikke længere på deres synd.
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz."Vi tror, at menneskene vil blive straffet for deres egne synder og ikke for Adams overtrædelse." 3.
Vaftizde su Kutsal Ruh'un hediyesinin lütfunu, günahların affını ve kilisenin bir üyesi olmayı temsil eder."Dåben med vand er sakramentet for syndernes forladelse og genopstandelsen.
Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz.Og Vi var ikke ondskapsfulle mot dem; derimot var de selv ondskapsfulle.
Ey Allah, günahlarımızı bağışla..."Gud signe oss og vår rettferdige kamp.»
Bu günde, topluca oruç tutulur ve kişi günahlarından ötürü bağışlanmak için dua eder.Den som her på denne dagen ber om tilgivelse av et oppriktig hjerte, vil bli tilgitt sine synder.
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz.Vi tror at menneskene vil bli straffet for sine egne synder, og ikke for Adams overtredelse.
Allah'ın günahları affetmesi caizdir.Tilgivelse for det kunne bare bli gitt av gud, ikke gjennom mennesker.
Masiyetten takva: Büyük günahları işlemekten, küçüklerde de ısrardan sakınmak.Liten blenderåpning gir stor dybdeskarphet; mens stor blenderåpning gir mindre (se bilder).
Küçük günahlarda ısrar edenler de fasık kabul edilirler.Dersom dere tilgir noen syndene deres, da er de tilgitt.
Büyük günahları belirten birçok hadis bulunmaktadır.Palpene (munnfølerne) er sterkt forstørret hos noen arter.
Daha sonra günahlarını telafi etmek ve kefaret aramak için kendi yan ürünü Angel dizisine geçmiştir.Og han ofret sine kristelige ambisjoner og planer og gikk inn i inderlig bønn til Gud.
Tragedya kahramanları günahlarından dolayı vicdan azabı çekmezlerdi.Det var farlig å motta nattverden hvis man ikke hadde bekjent sine synder ved skriftemål.
Ganj Nehri’nde yıkanmak günahlardan arınmak anlamına gelmektedir.Å bade i elven skal rense sjelen.
Ey Allah, günahlarımızı bağışla..."Dan ampunilah kami Wahai Tuhan kami.
Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz."Dan demikian pula Kami bangkitkan mereka (dari tidurnya) supaya mereka bertanya-tanyaan sesama sendiri.
Allah'ın günahları affetmesi caizdir.Ia bertugas memberikan pengampunan atas dosa manusia (she zui).
İsa için kullanıldığında, "günahları silinmiş,tertemiz olan" anlamındadır.Ketika ia melihat Yesus dari jauh, berlarilah ia mendapatkan-Nya lalu menyembah-Nya.
Riyakardır ve İsa'dan günahlarını affetmesi için yalvarmıştır.Ia pergi dengan marah dan jengkel sambil meminta Allah menghukum mereka.
Fakat günahları, menfaatlerinden daha büyüktür.Maka akhirnya keadaan orang itu lebih buruk dari pada keadaannya semula.
Büyük günâhların hangi günâhlar olduğu çeşitli ayet ve hadislere göre belirlenir.Maka pentas dimainkan di acara hajatan dan peringatan-peringatan hari besar dengan tarif tertentu.
Daha sonra kadına "Günahların bağışlandı ...Tepatnya pelepasan dosa-dosa dapat diberikan oleh Gereja ..."
Büyük günahları belirten birçok hadis bulunmaktadır.Padahal begitu banyak dalil dari Hadits yang menjelaskan akan besarnya dosa Riba.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.Họ nói rằng cậu bé đã thú nhận tội ác với họ.
Allah'ın günahları affetmesi caizdir.」 この節はアッラーの赦しについて述べている。
Bu günde, topluca oruç tutulur ve kişi günahlarından ötürü bağışlanmak için dua eder.しかしある日、東高の大津雅文と名乗る人物からしーのにラブレターが届く。
"Dahi günahlarımızdan bizi bağışla– nasıl biz bağışlarız bize yaman (kötülük) edenleri."「わがの都合ばっかり言わんと、わがの事はわがでせんか(自分の都合ばっかり言わないで、自分の事は自分でしなさい)」 わがでに 自分で。
Büyük günahları belirten birçok hadis bulunmaktadır.でも重大な弊害もある。
Bütün günahlarınızı çıkartacağım."あなたがたの信念は不公正である。
Ancak Cehennem'de üç gün kalınarak günahlardan temizlenilmesi gerekecektir.しかし事情を鑑み最大三日の猶予が与えられる場合がある。
Daha sonra günahlarını telafi etmek ve kefaret aramak için kendi yan ürünü Angel dizisine geçmiştir.自らの不注意で凛子が火傷をして以降は彼女を守っていくことを誓う。
Ancak dinleyenler de günahlarını temizlemek için birçok enkarnasyonlardan geçmeleri gerekir.また大勢の人々を相手にして話す時など、聞き手(聴衆)を和ませ、場の空気を和らげるためにも用いられる。
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.彼女の罪は積もり積もって天に達しており、神はその不義の行いを覚えておられる。
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.本人は罪を認めている。
Günahları bir daha işlememek üzere terk etmektir.(濾すというひと手間を惜しむつぶあんが許せないため。
Keşişler, günahları için kefaret ödemek zorunda değildirler.神は罪を知るうえで罪を持つ必要がない。
Günahlardan arınmanın sembolü mordur.罪の赦しをうる唯一の洗礼を信認す。
İslâm'da büyük günâhlar (kebâir) dini açıdan büyük ve temel kötü, uygunsuz davranışlara verilen isimdir.何かのトラブル事件により、啓剛と同じ日に同じ組に転入し、親友になる。
Daha sonra kadına "Günahların bağışlandı ...そして女に「あなたの罪は赦された」、「あなたの信仰があなたを救った。
Durdurulamaz hırsı ve aşkı yüzünden geçmişte büyük günahlar işlemiş.巨大すぎる野心のため、世界を傷つけた罪。