günahları ile cümle
günahları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz."Vi tror, at menneskene vil blive straffet for deres egne synder og ikke for Adams overtrædelse." 3.
Vaftizde su Kutsal Ruh'un hediyesinin lütfunu, günahların affını ve kilisenin bir üyesi olmayı temsil eder."Dåben med vand er sakramentet for syndernes forladelse og genopstandelsen.
Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz.Og Vi var ikke ondskapsfulle mot dem; derimot var de selv ondskapsfulle.
Ey Allah, günahlarımızı bağışla..."Gud signe oss og vår rettferdige kamp.»
Bu günde, topluca oruç tutulur ve kişi günahlarından ötürü bağışlanmak için dua eder.Den som her på denne dagen ber om tilgivelse av et oppriktig hjerte, vil bli tilgitt sine synder.
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz.Vi tror at menneskene vil bli straffet for sine egne synder, og ikke for Adams overtredelse.
Allah'ın günahları affetmesi caizdir.Tilgivelse for det kunne bare bli gitt av gud, ikke gjennom mennesker.
Masiyetten takva: Büyük günahları işlemekten, küçüklerde de ısrardan sakınmak.Liten blenderåpning gir stor dybdeskarphet; mens stor blenderåpning gir mindre (se bilder).
Büyük günahları belirten birçok hadis bulunmaktadır.Palpene (munnfølerne) er sterkt forstørret hos noen arter.
Daha sonra günahlarını telafi etmek ve kefaret aramak için kendi yan ürünü Angel dizisine geçmiştir.Og han ofret sine kristelige ambisjoner og planer og gikk inn i inderlig bønn til Gud.
Tragedya kahramanları günahlarından dolayı vicdan azabı çekmezlerdi.Det var farlig å motta nattverden hvis man ikke hadde bekjent sine synder ved skriftemål.
Ey Allah, günahlarımızı bağışla..."Dan ampunilah kami Wahai Tuhan kami.
Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz."Dan demikian pula Kami bangkitkan mereka (dari tidurnya) supaya mereka bertanya-tanyaan sesama sendiri.
Allah'ın günahları affetmesi caizdir.Ia bertugas memberikan pengampunan atas dosa manusia (she zui).
İsa için kullanıldığında, "günahları silinmiş,tertemiz olan" anlamındadır.Ketika ia melihat Yesus dari jauh, berlarilah ia mendapatkan-Nya lalu menyembah-Nya.
Riyakardır ve İsa'dan günahlarını affetmesi için yalvarmıştır.Ia pergi dengan marah dan jengkel sambil meminta Allah menghukum mereka.
Fakat günahları, menfaatlerinden daha büyüktür.Maka akhirnya keadaan orang itu lebih buruk dari pada keadaannya semula.
Büyük günâhların hangi günâhlar olduğu çeşitli ayet ve hadislere göre belirlenir.Maka pentas dimainkan di acara hajatan dan peringatan-peringatan hari besar dengan tarif tertentu.
Daha sonra kadına "Günahların bağışlandı ...Tepatnya pelepasan dosa-dosa dapat diberikan oleh Gereja ..."
Büyük günahları belirten birçok hadis bulunmaktadır.Padahal begitu banyak dalil dari Hadits yang menjelaskan akan besarnya dosa Riba.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.Họ nói rằng cậu bé đã thú nhận tội ác với họ.
Allah'ın günahları affetmesi caizdir.」 この節はアッラーの赦しについて述べている。
Bu günde, topluca oruç tutulur ve kişi günahlarından ötürü bağışlanmak için dua eder.しかしある日、東高の大津雅文と名乗る人物からしーのにラブレターが届く。
"Dahi günahlarımızdan bizi bağışla– nasıl biz bağışlarız bize yaman (kötülük) edenleri."「わがの都合ばっかり言わんと、わがの事はわがでせんか(自分の都合ばっかり言わないで、自分の事は自分でしなさい)」 わがでに 自分で。
Büyük günahları belirten birçok hadis bulunmaktadır.でも重大な弊害もある。
Bütün günahlarınızı çıkartacağım."あなたがたの信念は不公正である。
Daha sonra günahlarını telafi etmek ve kefaret aramak için kendi yan ürünü Angel dizisine geçmiştir.自らの不注意で凛子が火傷をして以降は彼女を守っていくことを誓う。
Ancak dinleyenler de günahlarını temizlemek için birçok enkarnasyonlardan geçmeleri gerekir.また大勢の人々を相手にして話す時など、聞き手(聴衆)を和ませ、場の空気を和らげるためにも用いられる。
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.彼女の罪は積もり積もって天に達しており、神はその不義の行いを覚えておられる。
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.本人は罪を認めている。
Günahları bir daha işlememek üzere terk etmektir.(濾すというひと手間を惜しむつぶあんが許せないため。
Keşişler, günahları için kefaret ödemek zorunda değildirler.神は罪を知るうえで罪を持つ必要がない。
Daha sonra kadına "Günahların bağışlandı ...そして女に「あなたの罪は赦された」、「あなたの信仰があなたを救った。
Bu günde, topluca oruç tutulur ve kişi günahlarından ötürü bağışlanmak için dua eder.此天远离欲界恶法,众生心生喜乐,故又称离生喜乐地。
Günahları bir daha işlememek üzere terk etmektir.且其凶戾無親,將士不附。
Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz.惟使賊失所恃,我兵乃可用其所長。
Günahlarından pişmanlık duyan şeytanlar başlarını eğerek sıralarına geçerler.”凡得罪耶和華的人,他們的血必倒出如灰塵。
Bu günde, topluca oruç tutulur ve kişi günahlarından ötürü bağışlanmak için dua eder.하루는 훈구권신 심정(沈貞)이 경기도 양천에 소요당을 짓고 크게 벌이는 잔치에 그도 섞여 초대됐다.
Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz.이어 이조 판서 안당(安瑭)이 이들을 용서하자 하여 무마되었다.
Bütün günahlarınızı bağışlanacak!"등(等)은 평등, 각(覺)은 각오(覺悟)의 뜻.
Günahları nedeniyle ağır gelen ruhlar Ammit tarafından yenir.타인의 뛰어남에 의해 지은 죄에 대해서 수치스럽게 여기는 마음을 성질로 한다.
İsa'nın ölümü günahları bağışlatan bir kefaret kurbanı işlevi görmüştür.우리는 죄를 용서하는 한 세례를 믿습니다.
Hristiyanlık inancına göre İsa, insanların günahlarının bağışlanması için çarmıhta bedenen can vermiştir.성자: 예수 그리스도를 뜻하며, 인간의 죄를 대속하시기위해 십자가에서의 죽음으로 세상을 구원하셨다.
Bu duruma göre, suç işleyen kişi Tanrı ile baş başa kalır ve günahları için pişman olur.만일 파문을 당한 사람이 자기 죄를 고백하고 그 죄에 해당하는 고행을 하면 사면받았다.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.자기들의 죄상을 감추기 위해서....
Cehennem'dekilerin bir kısmı günahları miktarı ceza çekip Cennet'e giderler.대회 참여자들은 김좌진의 죄악을 열거하고 사형을 선고했다.
Bu suçlamayı duyan Yaşar Nabi'nin yorumu "Peyami Safa edebi günahlarına bir yenisini ekliyor" oldu.המחבר עשה זאת כדי שידע השב בתשובה את "גודל כל חטא מחטאיו...
Bu günde, topluca oruç tutulur ve kişi günahlarından ötürü bağışlanmak için dua eder.Денят е всенароден празник и се чества и в семействата, в които няма именник.
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz.Ние вярваме, че хората ще бъдат наказани за собствените си грехове, а не за Адамовото прегрешение.
Bütün günahlarınızı çıkartacağım.Да се разкае за всяко злодеяние.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.Мисли, че е избавен от греховете си.
Tanrı, halkını düşmanlarına karşı koruyacak ve günahlarını temizleyecektir.Това е начинът по който Бог прави хората праведни и ги изчиства от греховете.
İsa'nın ölümü günahları bağışlatan bir kefaret kurbanı işlevi görmüştür.Изповядвам едно кръщение за опрощаване на греховете.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.Vjeruje se, da je pisao njihove grijehe.
"Dahi günahlarımızdan bizi bağışla– nasıl biz bağışlarız bize yaman (kötülük) edenleri."I otpusti nam dlgi naše: kako i mi otpušćamo dlžnikom našim.
Melek konuşma yapar, yedi ölümcül günahı temsil eden şeytanlar günahlarını meleğe itiraf eder.Smrtni grijeh Sedam glavnih grijeha Istočni grijeh Što da učinim jer padoh u grijeh?
Konunun devamında 47 kiliseye gidiyor ve günahlarından arınıyor.Charlie se nalazi u crkvi, ispovijeda svoje grijehe.
Michael artık günahlarından arınmak ve bir daha günah işlememek üzere günah çıkarmak ister.Kajti njihovo krivdo bom odpustil in njihovega greha se ne bom več spominjal.
Kendi günahları için tanrılardan kendini cezalandırılmalarini diler.Najprej se morajo odkupiti za svoje grehe.
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz.Me usume, et inimesi karistatakse nende endi pattude ja mitte Aadama üleastumise eest.