günahları ile cümle

günahları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ey Allah, günahlarımızı bağışla..."أنت مسؤولا أمام الله عنا".
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.تغمد الله الشهيد برحمته الواسعة، وأسكنه فسيح جناته.
Bütün günahlarınızı çıkartacağım."Eu me transformo inteiramente à sua semelhança".
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.A cada um deles, o pecado que ele ganhou.
Allah'ın günahları affetmesi caizdir.As vitórias são obtidas graças ao favor de Deus, enquanto que as derrotas são atribuídas ao pecado.
Melek konuşma yapar, yedi ölümcül günahı temsil eden şeytanlar günahlarını meleğe itiraf eder.Vendo as das estátuas da Morte e dos Sete Pecados Mortais, ele pede-lhes para não prejudicar Maria.
Günahları için özür diler ve böylece günahlarından kurtulur.Conforme seus pecados lhes fez, porque os abandonou nas mãos dos vencedores.
Hristiyanlar, İsa'ya ve azizlere dua ederek günahların affını isterler.Os Corações de Jesus e Maria têm sobre vós desígnios de misericórdia.
Günahları için özür diler ve böylece günahlarından kurtulur.Zij zouden dan vergeving van hun zonden verkrijgen en opnieuw gedoopt worden.
Zira her kimin âmini meleklerin âminine denk gelirse, o kişinin geçmiş günahları affedilir." (bkn.Wanneer God alle engelen gebiedt te buigen voor Adam, gehoorzamen alle engelen en alle djinns, behalve Satan.
Bütün günahlarınızı çıkartacağım.Daardoor (10) zal alle duisternis van je wegvluchten.
Riyakardır ve İsa'dan günahlarını affetmesi için yalvarmıştır.Mariken krijgt berouw en doet een beroep op Gods barmhartigheid.
Günahları bir daha işlememek üzere terk etmektir.Dan zal hij hun geheimen niet prijsgeven.
Keşişler, günahları için kefaret ödemek zorunda değildirler.Evenmin waren priesters nodig om zonden te vergeven.
Silahı tutukluk yapınca kız kardeşi Kristine'i çağırır ve eski günahlarını itiraf eder.Als Quaerts Cecile weer opzoekt bekent hij zijn zonden en noemt hij haar Madonna.
Fakat günahları, menfaatlerinden daha büyüktür.Maar zij overschatten hun positie.
Bu günde, topluca oruç tutulur ve kişi günahlarından ötürü bağışlanmak için dua eder.Tego dnia wierni odwiedzają groby swoich bliskich i modlą się o ich zbawienie.
Ey Allah, günahlarımızı bağışla..."Ee Mungu nguvu yetu - narodowy hymn Kenii.
Keşişler, günahları için kefaret ödemek zorunda değildirler.Co musi zrobić człowiek aby popełnić niewybaczalny grzech?
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.Pragnie wyspowiadać się mu ze swoich grzechów.
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz.Wierzymy, że ludzie zostaną ukarani za swe własne grzechy, a nie za grzech pierworodny Adama.
Tanrı, halkını düşmanlarına karşı koruyacak ve günahlarını temizleyecektir.O Panie, Boże nasz, Ukarz Twych wrogów I spraw, by upadli.
Bütün günahlarınızı bağışlanacak!"Ni skall avhålla er från all otukt.
Ey Allah, günahlarımızı bağışla..."Gud signe oss och vår rättfärdiga kamp."
Fakat günahları, menfaatlerinden daha büyüktür.Det onda de medför är dock större än den nytta de kan ge."
Günahları için özür diler ve böylece günahlarından kurtulur.Detta gör hon för att sona de synder hon begått och för att söka Guds förlåtelse.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.Men för den skull accepterade han inte deras synder.
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz.Vi tror att människorna kommer att straffas för sina egna synder och inte för Adams överträdelse.
Daha sonra kadına "Günahların bağışlandı ...Jesus vände sig sedan till kvinnan: "Dina synder är dig förlåtna."
Büyük günahları belirten birçok hadis bulunmaktadır.Växlar utsätts för höga påkänningar (sidokrafter).
Kur'an'a göre Allah'a şirk koşmak günahların en büyüğüdür.Att sätta medgudar vid Guds sida, är den största synden.
Akıl çağına gelmiş ve vaftizli olan her kişi büyük ve küçük günahlarını itiraf etmelidirler.Varje människa, som nått medveten ålder, har syndat och gått miste om härligheten från Gud.
Papazlar çeşitli menfaatler karşılığında günahları affediyorlardı.Bönderna gav upp mot löfte om nåd.
Bunun yanında Savaş Günahları adlı film de David Lang'a dayanarak olayı işlemiştir.[2]Bland annat filmen Uppgörelsen är baserad på David Langs berättelse om fallet.[2]
Fakat günahları, menfaatlerinden daha büyüktür.Саме таких до них відноситься приведене вище визначення.
27:33 Günahları için herkes Tapınağa günah sunusu getirmeli Lev.7, 3. чинить гріх усіма своїми діями.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.Як сповідували свої гріхи?
Tanrı, halkını düşmanlarına karşı koruyacak ve günahlarını temizleyecektir.Бог підійме народ і відімстить за нього ворогам.
Kendi günahları için tanrılardan kendini cezalandırılmalarini diler.Аллах відправив своїх посланців, щоб покарати грішників.
İlahi konseyin bir üyesi olarak görevi insan hareketlerini inceleyip insanların günahlarını ifşa etmektir.Йому властиве, навпаки, штовхати людину на вчинення нових гріхів.
Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz.A My znamení Svá jen pro postrašení sesíláme."
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz.Věříme, že lidé budou potrestáni za své vlastní hříchy, a ne za přestupek Adamův.
Günahları için özür diler ve böylece günahlarından kurtulur.Za ten byli posléze uznáni vinnými a bylo zamítnuto i jejich následné odvolání.
Michael artık günahlarından arınmak ve bir daha günah işlememek üzere günah çıkarmak ister.Člověk musí litovat svých hříchů a zbavovat se jejich.
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz.Noi credem că oamenii vor fi pedepsiți pentru propriile lor păcate și nu pentru greșeala lui Adam.
Bu duruma göre, suç işleyen kişi Tanrı ile baş başa kalır ve günahları için pişman olur.De aceea, iertarea e gratuită celui ce se căiește de păcatele sale și se întoarce la Dumnezeu.
Gayatri Sadhana günahları yok eder, faziletleri teşvik eder.Eusebiu însă îi învăța pe acei nenorociți să plângă păcatele lor.
Eski Ahit'deki Kefaret Günü ayinlerinde Yahudi kavminin günahları simgesel olarak bir erkek keçiye yüklenirdi.Ea eternizează momentul cînd Legea divină Tora a fost dată poporului evreu pe muntele Sinai.
Hristiyanlık inancına göre İsa, insanların günahlarının bağışlanması için çarmıhta bedenen can vermiştir.Conform învățăturii creștine, Iisus a plătit prețul de răscumpărare pentru păcatele oamenilor pe cruce.
Günahlarının bedelini ödemesi lazım.Trebuie să plătească pentru păcatele lui.
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz.2. Hisszük, hogy az emberek saját bűneikért lesznek megbüntetve, nem pedig Ádám vétkéért.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.A hívők szunnyadnak bűneikben.
Tanrı, halkını düşmanlarına karşı koruyacak ve günahlarını temizleyecektir.Hän tulee pelastamaan heidät heidän vihollisiltaan ja puhdistamaan heidät pahasta.
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz.Me uskomme, että ihmiset saavat rangaistuksen omien syntiensä eivätkä Aadamin rikkomuksen tähden.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.Syylliset joutuvat kantamaan vastuun synnistään.
Tragedya kahramanları günahlarından dolayı vicdan azabı çekmezlerdi.Tilannetta ei muiden lentäjien kaunan vuoksi haluttukaan uskoa ...
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.Αντιπροσωπεύουν τα αμαρτήματα που τιμωρούνται εκεί.
Hristiyanlık inancına göre İsa, insanların günahlarının bağışlanması için çarmıhta bedenen can vermiştir.Σύμφωνα με το Χριστιανισμό, ο Ιησούς εξαγόρασε με τη θυσία του τις αμαρτίες του κόσμου.
Bütün günahlarınızı çıkartacağım.De skatter hver efter deres byrd.
Michael artık günahlarından arınmak ve bir daha günah işlememek üzere günah çıkarmak ister.Jeg tilgiver deres skyld og husker ikke længere på deres synd.

İlgili Sayfalar