Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.Мислихме, че те са свещенни бойци, които донасят добрата вяра до невярващите комунисти.
Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.Мы считали их священными воинами, ведущими праведную борьбу с безбожными коммунистами.
Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.ראינו בהם לוחמי קודש שניהלו מלחמה צודקת בכופרים הקומוניסטיים.
Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.كنا نعتبرهم كالمحاربين المقدسين الذين حملوا راية الحرب المقدسة ضد الفجار الاشتراكيين
Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.邪悪な共産主義者と勇敢にも戦う 神聖な戦士と見なされていました アメリカは彼らに武器を与え 資金援助し
Boğayı günah sunusu olarak alacak, tapınağın dışında, tapınak alanında belirlenen yerde yakacaksın.A vezmeš junca tej obeti za hriech, a spália ho na určenom mieste domu vonku za svätyňou.
Boğayı günah sunusu olarak alacak, tapınağın dışında, tapınak alanında belirlenen yerde yakacaksın.A vezmeš toho volka za hřích, i spálí jej na místě uloženém v tom domě, vně před svatyní.
Boğayı günah sunusu olarak alacak, tapınağın dışında, tapınak alanında belirlenen yerde yakacaksın.In vzemi za greh darovanega junca, in naj ga sežgo na določenem mestu v hiši, zunaj svetišča.
Boğayı günah sunusu olarak alacak, tapınağın dışında, tapınak alanında belirlenen yerde yakacaksın.그 속죄 제물의 수송아지를 취하여 전의 정한 처소 곧 성소 밖에서 불사를지며
Boğayı günah sunusu olarak alacak, tapınağın dışında, tapınak alanında belirlenen yerde yakacaksın.Ngươi khá đem con bò đực dâng làm lễ chuộc tội mà đốt đi trong nơi định sẵn của nhà , ở ngoài nơi thánh .
Boğayı günah sunusu olarak alacak, tapınağın dışında, tapınak alanında belirlenen yerde yakacaksın.Ngươi khá đem con bò đực dâng làm lễ chuộc tội mà đốt đi trong nơi định sẵn của nhà, ở ngoài nơi thánh.
Boğayı günah sunusu olarak alacak, tapınağın dışında, tapınak alanında belirlenen yerde yakacaksın.Og du skal tage Syndoffertyren og brænde den ved Tempelvagten uden for Helligdommen.
Boğayı günah sunusu olarak alacak, tapınağın dışında, tapınak alanında belirlenen yerde yakacaksın.Ota sitten syntiuhri-mullikka ja polta se säädetyssä, temppelille kuuluvassa paikassa, pyhäkön ulkopuolella.
Boğayı günah sunusu olarak alacak, tapınağın dışında, tapınak alanında belirlenen yerde yakacaksın.Să iei viţelul pentru ispăşite, şi să -l ardă într'un loc anume lîngă Casă, afară din sfîntul Locaş.
Boğayı günah sunusu olarak alacak, tapınağın dışında, tapınak alanında belirlenen yerde yakacaksın.Så skal du ta syndofferoksen, og den skal brennes på det foreskrevne sted i huset, utenfor helligdommen.
Boğayı günah sunusu olarak alacak, tapınağın dışında, tapınak alanında belirlenen yerde yakacaksın.И возьми тельца, в жертву за грех, и сожги его на назначенном месте дома вне святилища.
Boğayı günah sunusu olarak alacak, tapınağın dışında, tapınak alanında belirlenen yerde yakacaksın.ולקחת את הפר החטאת ושרפו במפקד הבית מחוץ למקדש׃
Boğayı günah sunusu olarak alacak, tapınağın dışında, tapınak alanında belirlenen yerde yakacaksın.وتأخذ ثور الخطية فيحرق في الموضع المعيّن من البيت خارج المقدس.
Boğayı günah sunusu olarak alacak, tapınağın dışında, tapınak alanında belirlenen yerde yakacaksın.你 又 要 將 那 作 贖 罪 祭 的 公 牛 犢 燒 在 殿 外 、 聖 地 之 外 豫 定 之 處
Boğayı günah sunusu olarak alacak, tapınağın dışında, tapınak alanında belirlenen yerde yakacaksın.你 又 要 將那 作 贖罪 祭 的 公牛 犢燒 在 殿外 、 聖地 之外 豫定 之 處
Böyle bir acıyı hak etmek için, bir önceki hayatımda korkunç bir günah işlemiş olmalıyımMusiałam straszliwie zgrzeszyć w poprzednim życiu, żeby zasłużyć na to cierpienie.
Böyle bir acıyı hak etmek için, bir önceki hayatımda korkunç bir günah işlemiş olmalıyımAku pasti telah melakukan dosa yang begitu besar dalam hidupku sebelumnya untuk disiksa seperti ini
Böyle bir acıyı hak etmek için, bir önceki hayatımda korkunç bir günah işlemiş olmalıyımChắc ta kiếp trước phải phạm tội ác kinh khủng nên giờ mới phải chịu đau khổ thế này.
Böyle bir acıyı hak etmek için, bir önceki hayatımda korkunç bir günah işlemiş olmalıyımDebo haber cometido un gran pecado en otra vida para merecer tanto sufrimiento.
Böyle bir acıyı hak etmek için, bir önceki hayatımda korkunç bir günah işlemiş olmalıyımDevo aver commesso un peccato tremendo in una vita precedente per meritare tante pene.
Böyle bir acıyı hak etmek için, bir önceki hayatımda korkunç bir günah işlemiş olmalıyımDevo ter cometido um terrível pecado numa vida anterior para merecer tal sofrimento.
Böyle bir acıyı hak etmek için, bir önceki hayatımda korkunç bir günah işlemiş olmalıyımIch muß eine Schreckliche Sünde im vorerigen Leben begangen haben, um solche Leiden zu verdienen.
Böyle bir acıyı hak etmek için, bir önceki hayatımda korkunç bir günah işlemiş olmalıyımJag måste gjort något fruktansvärt i ett tidigare liv för att förtjäna detta.
Böyle bir acıyı hak etmek için, bir önceki hayatımda korkunç bir günah işlemiş olmalıyımJ'ai dû commettre un terrible péché dans une précédente vie pour mériter tant de souffrances!
Böyle bir acıyı hak etmek için, bir önceki hayatımda korkunç bir günah işlemiş olmalıyımJá jsem musela v minulém životě spáchat strašlivý hřích, že musím snášet takové utrpení.
Böyle bir acıyı hak etmek için, bir önceki hayatımda korkunç bir günah işlemiş olmalıyımSzörnyű bűnt követhettem el előző életemben, hogy ilyen szenvedést érdemeltem.
Böyle bir acıyı hak etmek için, bir önceki hayatımda korkunç bir günah işlemiş olmalıyımTein varmaan kamalan synnin edellisessä elämässä, kun minua siitä niin rangaistaan.
Böyle bir acıyı hak etmek için, bir önceki hayatımda korkunç bir günah işlemiş olmalıyımTrebuie să fi păcătuit groaznic în altă viaţă ca să merit asemenea suferinţă.
Böyle bir acıyı hak etmek için, bir önceki hayatımda korkunç bir günah işlemiş olmalıyımТрябва да съм извършила ужасен грях в предишен живот, за да заслужа такова страдание.
Böyle bir acıyı hak etmek için, bir önceki hayatımda korkunç bir günah işlemiş olmalıyımבטח חטאתי קשות בגלגול קודם אם עליי לסבול סבל שכזה. לולא נשאתי ברחמי את בניו של ראמה,
Böyle bir acıyı hak etmek için, bir önceki hayatımda korkunç bir günah işlemiş olmalıyımラーマの息子を身篭ってなければ この身を川に投げ込むのに
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.ben sapendo che è gente ormai fuori strada e che continua a peccare condannandosi da se stessa
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.căci ştim că un astfel de om este un stricat şi păcătuieşte, dela sine fiind osîndit.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.da du ved, at en sådan er forvendt og synder, domfældt af sig selv.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.Engkau tahu bahwa orang semacam itu bejat dan dosa-dosanya membuktikan bahwa ia bersalah
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.for du vet at han er forvendt og synder, dømt av sig selv.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.Je weet dan dat hij God niet meer wil volgen en dat hij zondigt en daarmee zichzelf veroordeelt.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.이러한 사람은 네가 아는 바와 같이 부패하여서 스스로 정죄한 자로서 죄를 짓느니라
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.sabendo que esse tal está pervertido, e vive pecando, e já por si mesmo está condenado.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.sabiendo que el tal se ha pervertido y peca, habiéndose condenado a sí mismo
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.sachant qu`un homme de cette espèce est perverti, et qu`il pèche, en se condamnant lui-même.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.Tudván, hogy az ilyen romlott, és vétkezik, önmaga is kárhoztatván magát.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.ty du vet att en sådan är förvänd och begår synd, ja, han har själv fällt domen över sig.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.und wisse, daß ein solcher verkehrt ist und sündigt, als der sich selbst verurteilt hat.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.Věda, že takový jest převrácený, a hřeší, svým vlastním soudem jsa odsouzen.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.vediac, že taký človek je prevrátený a hreší súc sám sebou odsúdený.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.vedoč, da je tak človek popačen in greši, z lastno sodbo obsojen.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.vì biết rằng người như thế đã bội nghịch mà cứ phạm tội, thì tự đoán phạt lấy mình.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.vì biết rằng người như_thế đã bội_nghịch mà cứ phạm_tội , thì tự đoán phạt lấy mình .
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.Wiedząc, iż takowy jest wywrócony i grzeszy, będąc sam własnym sądem swoim osądzony.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.εξευρων οτι διεφθαρη ο τοιουτος και αμαρτανει, ων αυτοκατακριτος.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.знаючи, що такий розвертаєть ся і грішить, осудивши сам себе.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.зная, что таковой развратился и грешит, будучи самоосужден.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.като слушам за твоята любов и за вярата, която имаш към Господа Исуса, и която показваш към всички светии.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.ודע כי איש כזה איש תהפכות הוא וחוטא בהרשיע את נפשו׃