günahın ile cümle
günahın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kimse kimsenin günahını çekmez.No one laden with burdens can bear another's burden.
Biz onların bu günahını da affettik.(Even) so We forgave them.
Kuşkun olmasın ki, Allah'ın vaadi haktır. Günahın için af dile.So be patient (O Muhammad SAW).
Sen de günahının affını dile!Ask forgiveness for your sin.
Çünkü Allah'ın vadi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste.So be patient (O Muhammad SAW).
Sen de günahından dolayı istiğfar et.Ask forgiveness for your sin.
Sen de (ey kadınım) günahından dolayı bağışlanma dile.(O woman!) Ask forgiveness for your sin.
Hiçbir günahkar başkasının günahını çekmez.No burdened soul can carry the burden of another.
"Şüphesiz kendi günahını ve benim günahımı yüklenmeni ve böylelikle ateşin halkından olmanı isterim.“I would rather you bear my sin and your sin, and you become among the inmates of the Fire.
Sen de (kadın) günahın dolayısıyla bağışlanma dile. Doğrusu sen günahkarlardan oldun."And you, woman, ask forgiveness for your sin; you are indeed in the wrong.”
Hiçbir günahkar bir başka günahkarın günahını yüklenemez.No burdened soul can carry the burden of another.
Günahkar kimse diğerinin günahını çekmez.No burdened soul can carry the burden of another.
Kim düşmanlık ve zulümle intihar günahını işlerse onu ateşe sokacağız.Whoever does that, out of hostility and wrongdoing, We will cast him into a Fire.
"Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da senin günahını da yüklenip ateş halkından olasın.“I would rather you bear my sin and your sin, and you become among the inmates of the Fire.
Kadın, sen de günahının affını dile! Sen, gerçekten günahkârlardan oldun."And you, woman, ask forgiveness for your sin; you are indeed in the wrong.”
Onların, günahın büyüğünü yönetenine de büyük bir azap vardır.As for him who played the major role—for him is a terrible punishment.
Hiçbir günahkâr, bir başkasının günahını yüklenmez.No burdened soul can carry the burden of another.
Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenmez.No burdened soul can carry the burden of another.
"Ben isterim ki sen, benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip ateş halkından olasın!“I would rather you bear my sin and your sin, and you become among the inmates of the Fire.
"Günahımı günahınla birlikte yüklenerek cehenneme girmeni isterim.“I would rather you bear my sin and your sin, and you become among the inmates of the Fire.
Kimse kimsenin günahını yüklenmez.No burdened soul can carry the burden of another.
Kimse kimsenin günahını çekmez. Biz peygamber göndermedikçe kimseye azabetmeyiz.No laden soul can bear another's load, We never punish until we have sent a messenger.
"Yûsuf, sakın bundan bahsetme! Kadın, sen de günahının affını dile!O Joseph! Turn away from this, and thou, (O woman), ask forgiveness for thy sin.
Hiçbir günahkar diğerinin günahını çekmez. Nihayet hepinizin dönüp gidişi, Rabbinizedir.Then unto your Lord is your return; and He will tell you what ye used to do.
Kadın! Sen de günahından dolayı istiğfar et.Turn away from this, and thou, (O woman), ask forgiveness for thy sin.
Öyle kişilerdir ki onlar, günahın büyüklerinden ve iğrençliklerden çekinip kaçınırlar.Those who avoid major sins and indecencies, apart from [minor and occasional] lapses.
(Ey kadın!) Sen de günahının affını dile!And you, ask forgiveness for your sin.
Günahın açığını da, gizlisini de bırakın! Günah kazananlar, yaptıklarının cezasını çekeceklerdir.Stay away from both public and secret sins for a sinner will suffer for whatever he has committed.
Hem kendi günahın, hem mü'min erkekler ve mü'min kadınlar için mağfiret dile.Ask forgiveness for your sins and for the sins of the believing men and women.
Hem kendi günahın için hem de mümin erkeklerle mümin kadınlar için af dile.Ask forgiveness for your sins and for the sins of the believing men and women.
Günahın açığını da, gizlisini de bırakın! Günah kazananlar, yaptıklarının cezasını çekecekler.Stay away from both public and secret sins for a sinner will suffer for whatever he has committed.
Hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez.All one's evil deeds are against one's own soul.
"Yusuf, sen bu olayı unut. Sen de (ey kadınım) günahından dolayı bağışlanma dile.Joseph, overlook this: but you [wife], ask forgiveness for your sin, for you have done wrong."
Ve eğer şükrederseniz sizin için ona razı olur. Hiçbir günahkar, diğerinin günahını çekmez.No bearer of burdens can bear the burden of another.
Aksi takdirde Alevilerin günahına katlanacaksınız.If not, you will bear the sin of the Alawites.
Michelangelo'nun, Sistine Şapeli tavanından, Adem ve Havva'nın günahını resmettiği tabloMichelangelo's painting of the sin of Adam and Eve from the Sistine Chapel ceiling
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.Wer das verletzt, dem drohen schwere Strafen."
(Maide: 28) "Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın.(Klgl 4,1 LUT) Er hat ein Feuer aus der Höhe in meine Gebeine gesandt und es lassen walten.
Bunları dinleyenler de (gıybet) günahına ortak olurlar.Diese meinten wiederum denjenigen, den diejenigen meinten, von denen sie den Namen gehört haben.
Bunun için de ruh, günahından temizlenmek üzere, birçok vücutlarda dolaşır.Dennoch gibt es für ihn einen Teil der Seele, der über den Körper hinausweist.
İmâm Câ’fer Menâkıbi’ne göre: “Eğer tâlip günahını saklarsa, Tarikât-ı Âliyye’de kezzâptır.Die Schahāda im Adhan lautet: Aschhadu an lā ilāha illā ʾllāh (zweimal).
Gönül Şen) Günahın Bana Kaldı (Söz.Doch da zeigte sich auch, was ich verloren habe."
Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır.A chacun d’eux ce qu’il s’est acquis comme péché.
(Maide: 28) "Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın.Je tournerai ma face contre eux; Ils sont sortis du feu, et le feu les consumera.
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.Celui d’entre eux qui s’est chargé de la plus grande part aura un énorme châtiment.
Gönül Şen) Günahın Bana Kaldı (Söz.Hofmeyriidae (éteint) │ │ ├─?
Çabalarını "Günahtan Arınma" konusuna yöneltmişler, ancak Günahın asıl nedeni konusunda yetersiz kalmışlardı.Les siens se débandèrent ; il fut grièvement blessé, et ne parvint qu’avec peine à échapper à ses vainqueurs.
(Maide: 28) "Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın.Ellos cruelmente me han cortado la mano izquierda; mi Señor los ingresará en el fuego del Infierno.”
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.Quien, con conocimiento de causa, ofrece un sacrificio que carece de validez, amerita castigo.
Otello ona günahının çok büyük olduğunu onu Cassio'yu sevmesi dolayı öldüreceğini açıklar.Este la acusa de pecar, diciendo que la tiene que matar porque ama a Cassio.
Böylece Arjuna günahından arınmış oldu.Por lo que el Señor obró en mí por su muerte.
Bekir'in günahını yıllarca sırtında taşır.Durante años el abuelo de Bahar es atormentado por la culpa.
Yahya İsa'yı görür ve şöyle der: "İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!"Al día siguiente ve a Jesús venir hacia él y dice: «He ahí el Cordero de Dios, que quita el pecado del mundo.
Gönül Şen) Günahın Bana Kaldı (Söz.Hashem mi ha punito per il mio peccato!"
(Maide: 28) "Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın.Giura di uccidere lei, poi se stesso e di inseguirla fino all'Inferno (Aria:Cielo! se tu il consenti).
Yahya İsa'yı görür ve şöyle der: "İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!"Egli è "Ecco l'Agnello di Dio, che toglie il peccato del mondo!"
Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır.Все они мучимы ужасом, подступающим к ним со всех сторон.
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.С теми из них, кто проявлял недовольство, он поступал сурово.
Gönül Şen) Günahın Bana Kaldı (Söz.О, горе мне грешному!
Böylece Arjuna günahından arınmış oldu.Вы делаете это во искупление грехов ваших.