günahın ile cümle
günahın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bunları dinleyenler de (gıybet) günahına ortak olurlar.Те, которые не исполнили этого повеления, были перебиты.
Yahya İsa'yı görür ve şöyle der: "İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!"«На другой день видит Иоанн идущего к нему Иисуса и говорит: вот Агнец Божий, Который берёт грех мира.»
İmâm Câ’fer Menâkıbi’ne göre: “Eğer tâlip günahını saklarsa, Tarikât-ı Âliyye’de kezzâptır.Deus-dará: na locução adverbial ao deus-dará: à toa, descuidadamente, a esmo, ao acaso.
(Maide: 28) "Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın.Dêem esmolas, que eu vi que a maioria dos habitantes do inferno eram vocês (mulheres)".
Gönül Şen) Günahın Bana Kaldı (Söz.Al mijn gepeins (gepieker) doet mij zo wee (pijn).
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.Zij zijn het voor wie er een geweldige bestraffing is."
Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır.In bijna elke zaak is de bestraffing al opgelegd.
Böylece Arjuna günahından arınmış oldu.Ge verzwaart uw misdaad door eigenwaan.
(Maide: 28) "Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın.Zaprawdę, chcę, abyś wziął na siebie mój grzech i swój grzech i abyś znalazł się wśród mieszkańców ognia.
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.Gubi siebie bowiem ten, co czyni drugiego potężnym.
Bu kız günahının ürünüdür.Їхній гріх — гордість.
Otello ona günahının çok büyük olduğunu onu Cassio'yu sevmesi dolayı öldüreceğini açıklar.Othello ji obviňuje z hříchu a musí ji prý zabít, protože miluje Cassia.
Bu kız günahının ürünüdür.Tato vlastnost je způsobena dědičným hříchem.
(Maide: 28) "Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın.Și pe-acesta negăsind, jos Te-ai pogorît; Pân’ la iad, Stăpânul meu, l-ai căutat.
Bu kız günahının ürünüdür.Hazugság a bűnök anyja.
Bekir'in günahını yıllarca sırtında taşır.Bosszúból Bajazid évekig ostromolta Bizáncot.
Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır.Hver av dem straffes ved å bli pådratt en bestemt sykdom (niogtyvende og tredevte sang).
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.Barangsiapa yang melampaui batas sesudah itu, Maka baginya siksa yang sangat pedih.
Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır.Masing-masing terseret oleh kesalahan dan dosa yang pernah mereka perbuat.
Bekir'in günahını yıllarca sırtında taşır.Tugas itu kemudian dilanjutkan lagi oleh Yayasan Bethani selama beberapa tahun.
Bu kız günahının ürünüdür.Loài này thuộc chi Pecado.
Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır.これらは全ての共にのろわれた者によって受ける責め苦です。
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.戦後、過酷な懲罰を課したことで裁かれる者もいた。
Gönül Şen) Günahın Bana Kaldı (Söz.わたしの罪は常にわたしの前に置かれています。
(Maide: 28) "Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın.「わたしの命令を本当に聞くと言うのならば、その地獄に行きなさい。
Frankistler, “günahın kurtarıcı gücü” olduğuna inanır.阿弥陀如来は罪深い者こそ救って下さる」との教えを請う。
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.這是一種對於已故公民最嚴厲的懲罰。
Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır.對任何人都相當的慈愛,對於自己所犯下的過錯相當後悔。
Böylece Arjuna günahından arınmış oldu.故於今者誅其有罪。
İmâm Câ’fer Menâkıbi’ne göre: “Eğer tâlip günahını saklarsa, Tarikât-ı Âliyye’de kezzâptır.侍御史鄭泰諫曰:「董卓強忍寡義,志欲無厭,若借之朝政,授以大事,將恣凶欲,必危朝廷。
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.그러므로 촉국의 멸망을 강유의 책임으로 돌리는 것은 실로 억울한 것이다.
Bunları dinleyenler de (gıybet) günahına ortak olurlar.이러한 각종의 이설(異說) 가운데 가장 두드러진 것들을 들면 다음과 같은 것들이 있다.
Yahya İsa'yı görür ve şöyle der: "İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!"세례자 요한은 예수를 가리키며 “이 세상의 죄를 없애시는 하느님의 어린 양이 저기 오십니다” 라고 했다.
Bu kız günahının ürünüdür.죽음은 죄의 결과이다.
Yahya İsa'yı görür ve şöyle der: "İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!"כשיוחנן רואה את ישו הוא אומר: "הנה שה האלוהים!".
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.Това води до силна вражда между тях.
Böylece Arjuna günahından arınmış oldu.Zbog toga se iz njegove glave porodio Grijeh.
Alınan organlar günahınızın delili ve geri alınamazlar.Los órganos que le quitaron... son una prueba de su pecado y no se le pueden devolver.
Alınan organlar günahınızın delili ve geri alınamazlar.Organen som togs bort är bevis för din synd och kan inte ges tillbaka.
Alınan organlar günahınızın delili ve geri alınamazlar.Organerne, som blev fjernet, er bevis på din synd og kan ikke fås tilbage.
Alınan organlar günahınızın delili ve geri alınamazlar.Viedyt elimet todistavat teostasi, eikä niitä voi saada takaisin-
Alınan organlar günahınızın delili ve geri alınamazlar.Τα όργανα που έχασες είναι απόδειξη της αμαρτίας σου και δεν ανακτώνται.
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.aimant mieux être maltraité avec le peuple de Dieu que d`avoir pour un temps la jouissance du péché,
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.a radšej si vyvolil trpieť a strádať s ľudom Božím, ako mať dočasný pôžitok hriešny.
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.đành cùng dân Ðức Chúa Trời chịu hà hiếp hơn là tạm hưởng sự vui sướng của tội lỗi:
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.đành cùng_dân Ðức_Chúa_Trời chịu hà_hiếp hơn là tạm hưởng sự vui_sướng của tội_lỗi :
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.escolhendo antes ser maltratado com o povo de Deus do que ter por algum tempo o gozo do pecado,
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.Han ville hellre utstå lidande med Guds folk än för en kort tid leva i syndig njutning;
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.Hij wilde liever met het volk van God slecht behandeld worden dan tijdelijk genieten van de zonde.
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.idet han heller valgte å lide ondt sammen med Guds folk enn å ha en kortvarig nydelse av synden,
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.Inkább választván az Isten népével való együttnyomorgást, mint a bûnnek ideig-óráig való gyönyörûségét;
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.ker je rajši hotel zlo trpeti z ljudstvom Božjim nego imeti začasen užitek od greha,
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.도리어 하나님의 백성과 함께 고난 받기를 잠시 죄악의 낙을 누리는 것보다 더 좋아하고
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.og valgte hellere at lide ondt med Guds Folk end at have en kortvarig Nydelse af Synd,
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.preferendo essere maltrattato con il popolo di Dio piuttosto che godere per breve tempo del peccato
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.Raczej sobie obrawszy złe rzeczy cierpieć z ludem Bożym, niżeli doczesną mieć z grzechu rozkosz,
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.Vyvoliv sobě raději protivenství trpěti s lidem Božím, nežli časné a hříšné pohodlí míti,
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.προκρινας μαλλον να κακουχηται με τον λαον του Θεου παρα να εχη προσκαιρον απολαυσιν αμαρτιας,
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.а лучче зводив страдати з людьми Божими, нїж дізнавати дочасної розкоші гріха,
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.и лучше захотел страдать с народом Божиим, нежели иметь временное греховное наслаждение,