günahı ile cümle

günahı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.مفضلا بالاحرى ان يذل مع شعب الله على ان يكون له تمتع وقتي بالخطية
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.他 寧 可 和 神 的 百 姓 同 受 苦 害 、 也 不 願 暫 時 享 受 罪 中 之 樂
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.他 寧 可 和 神 的 百姓 同 受苦 害 、 也不願暫時 享受 罪 中 之 樂
Bunda günahı çağrıştıran bir şeyler,... ..bir kadınsılık, bir zayıflık vardı.Μιλάς σοβαρά;
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Älköön siis synti hallitko teidän kuolevaisessa ruumiissanne, niin että olette kuuliaiset sen himoille,
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Deci, păcatul să nu mai domnească în trupul vostru muritor, şi să nu mai ascultaţi de poftele lui.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Jangan lagi membiarkan dosa menguasai hidupmu yang fana agar Saudara jangan menuruti keinginanmu yang jahat
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.그러므로 너희는 죄로 너희 죽을 몸에 왕노릇 하지 못하게 하여 몸의 사욕을 순종치 말고
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Laat de zonde dan niet meer heersen in uw sterfelijk lichaam. Wees geen slaaf meer van uw slechte begeerten.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.La derfor ikke synden herske i eders dødelige legeme, så I lyder dets lyster;
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Låten därför icke synden hava väldet i edra dödliga kroppar, så att I lyden deras begärelser.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Naj torej ne kraljuje greh v vašem smrtnem telesu, da poslušate poželenja njegova.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Não reine, portanto, o pecado em vosso corpo mortal, para obedecerdes �s suas concupiscências;
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Nepanujž tedy hřích v smrtelném těle vašem, tak abyste povolovali jemu v žádostech jeho.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Ne uralkodjék tehát a bûn a ti halandó testetekben, hogy engedjetek néki az õ kívánságaiban:
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Niechże tedy nie króluje grzech w śmiertelnem ciele waszem, żebyście mu posłuszni byli w pożądliwościach jego.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Non regni più dunque il peccato nel vostro corpo mortale, sì da sottomettervi ai suoi desideri
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.No reine, pues, el pecado en vuestro cuerpo mortal, de modo que obedezcáis a sus malos deseos
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Que le péché ne règne donc point dans votre corps mortel, et n`obéissez pas à ses convoitises.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Så lad da ikke Synden herske i eders dødelige Legeme, så I lyde dets Begæringer;
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.So lasset nun die Sünde nicht herrschen in eurem sterblichen Leibe, ihr Gehorsam zu leisten in seinen Lüsten.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Vậy , chớ để tội_lỗi cai_trị trong xác hay chết của anh_em , và chớ chiều theo tư dục nó .
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Vậy, chớ để tội lỗi cai trị trong xác hay chết của anh em, và chớ chiều theo tư dục nó.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Ας μη βασιλευη λοιπον η αμαρτια εν τω θνητω υμων σωματι, ωστε κατα τας επιθυμιας αυτου να υπακουητε εις αυτην,
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Итак да не царствует грех в смертном вашем теле, чтобы вам повиноваться ему в похотях его;
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Нехай же не царює гріх у смертному вашому тїлї, так щоб коритись йому в похотях його;
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Тогава какво? Да грешим ли, защото не сме под закон, а под благодат? Да не бъде!
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.אם כן אפוא אל תמלך החטאת בגופכם אשר ימות לנטות אחריה בתאותיו׃
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.اذا لا تملكنّ الخطية في جسدكم المائت لكي تطيعوها في شهواته.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.所 以 不 要 容 罪 在 你 們 必 死 的 身 上 作 王 、 使 你 門 順 從 身 子 的 私 慾
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.所以 不 要 容罪 在 你 們 必死 的 身上 作 王 、 使 你 門順從 身子 的 私慾
Bu nedenle ben günahını üstlendim.Alors j'ai pris tous tes péchés.
Bu nedenle ben günahını üstlendim.A tak jsem vzal na sebe tvůj hřích.
Bu nedenle ben günahını üstlendim.Dus nam ik al jou zonde op mij
Bu nedenle ben günahını üstlendim.Saya dapat membayar dosa anda
Bu nedenle ben günahını üstlendim.Und so habe ich Deine Verfehlungen auf mich genommen.
Çok fazla günahın var.Aku datang untuk menemukan Anda
Çok fazla günahın var.Du lebst nicht nach meinen Vorstellungen.
Çok fazla günahın var.Je hebt zoveel gezondigd.
Çok fazla günahın var.Máš tolik hříchů.
Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.A sok beszédben elmaradhatatlan a vétek; a ki pedig megtartóztatja ajkait, az értelmes.
Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.Celui qui parle beaucoup ne manque pas de pécher, Mais celui qui retient ses lèvres est un homme prudent.
Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.Cine vorbeşte mult nu se poate să nu păcătuiască, dar cel ce-şi ţine buzele, este un om chibzuit. -
Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.Där många ord äro bliver överträdelse icke borta; men den som styr sina läppar, han är förståndig.
Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.En las muchas palabras no falta pecado, pero el que refrena sus labios es prudente
Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.Hễ lắm lời , vi_phạm nào có thiếu ; Nhưng ai cầm_giữ miệng mình là khôn_ngoan .
Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.Hễ lắm lời, vi phạm nào có thiếu; Nhưng ai cầm giữ miệng mình là khôn ngoan.
Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.Hovoriť mnoho nie je bez hriechu; ale ten, kto zdržuje svoje rty, má rozum.
Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.Hvor det er mange ord, mangler det ikke på synd; men den som holder sine leber i tømme, er klok.
Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.Kjer je veliko besed, ni brez greha, kdor pa brzda ustne svoje, je razumen.
Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.말이 많으면 허물을 면키 어려우나 그 입술을 제어하는 자는 지혜가 있느니라
Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.Missä on paljon sanoja, siinä ei syntiä puutu; mutta joka huulensa hillitsee, se on taitava.
Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.Mnohé mluvení nebývá bez hříchu, kdož pak zdržuje rty své, opatrný jest.
Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.Na multidão de palavras não falta transgressão; mas o que refreia os seus lábios é prudente.
Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.Nel molto parlare non manca la colpa, chi frena le labbra è prudente
Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.Ved megen Tale undgås ej Brøde, klog er den, der vogter sin Mund.
Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.Wielomowność nie bywa bez grzechu; ale kto powściąga wargi swoje, ostrożny jest.
Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.Wo viel Worte sind, da geht's ohne Sünde nicht ab; wer aber seine Lippen hält, ist klug.
Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.Εν τη πολυλογια δεν λειπει αμαρτια αλλ' οστις κρατει τα χειλη αυτου, ειναι συνετος.
Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.В многото говорене грехът е неизбежен; Но който въздържа устните си е разумен.

İlgili Sayfalar