günahı ile cümle
günahı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hafızanın Yedi Günahı’ndan biri telkine açık oluşudur."Tujuh dosa utama yang mematikan.
Allah sizden günahı gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor.”Kamu telah menentang Allah dan terimalah kelak akibat tentanganmu kepada-Nya.
Bu kız günahının ürünüdür.Loài này thuộc chi Pecado.
Benim de bir günahım yok.Vì vậy, chúng ta cũng không có tội phạm.
Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır.これらは全ての共にのろわれた者によって受ける責め苦です。
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.戦後、過酷な懲罰を課したことで裁かれる者もいた。
Gönül Şen) Günahın Bana Kaldı (Söz.わたしの罪は常にわたしの前に置かれています。
(Maide: 28) "Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın.「わたしの命令を本当に聞くと言うのならば、その地獄に行きなさい。
Benim de bir günahım yok.「私たちには何の罪もありません。
Frankistler, “günahın kurtarıcı gücü” olduğuna inanır.阿弥陀如来は罪深い者こそ救って下さる」との教えを請う。
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.這是一種對於已故公民最嚴厲的懲罰。
Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır.對任何人都相當的慈愛,對於自己所犯下的過錯相當後悔。
Melul gönüller şad eyler, Ne günahı telli sazın?有不猛然惊醒者其谁也欤?爰命石工镌以记之。
Böylece Arjuna günahından arınmış oldu.故於今者誅其有罪。
İmâm Câ’fer Menâkıbi’ne göre: “Eğer tâlip günahını saklarsa, Tarikât-ı Âliyye’de kezzâptır.侍御史鄭泰諫曰:「董卓強忍寡義,志欲無厭,若借之朝政,授以大事,將恣凶欲,必危朝廷。
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.그러므로 촉국의 멸망을 강유의 책임으로 돌리는 것은 실로 억울한 것이다.
Bunları dinleyenler de (gıybet) günahına ortak olurlar.이러한 각종의 이설(異說) 가운데 가장 두드러진 것들을 들면 다음과 같은 것들이 있다.
Yahya İsa'yı görür ve şöyle der: "İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!"세례자 요한은 예수를 가리키며 “이 세상의 죄를 없애시는 하느님의 어린 양이 저기 오십니다” 라고 했다.
Allah sizden günahı gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor." mealindeki 33. ayetini okumasını anlatır.이것은 새로운 계약을 맺는 내 피이니 너희와 모든 이의 죄사함을 위하여 흘리는 피이니라.”라고 말한다.
Günahıyla Sevabıyla Henry Miller.김대건의 경건한 신심과 자비를 담았다.
Bu kız günahının ürünüdür.죽음은 죄의 결과이다.
Kefaret, bir günahı Tanrı'ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç.유의어로 사죄(謝罪)가 있으며 이는 자신의 잘못이나 자신이 지은 죄에 대해 용서를 비는 것을 의미한다.
Benim de bir günahım yok.나는 죄를 범하지 않았다.
Günahıyla Sevabıyla Henry Miller.בכבוד רב, ויליאם האנן."
Yahya İsa'yı görür ve şöyle der: "İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!"כשיוחנן רואה את ישו הוא אומר: "הנה שה האלוהים!".
Hamartiyoloji veya Günah bilimi - Günahı inceleyen dal.אדיבות (והערצה) מול חטא הכעס.
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.Това води до силна вражда между тях.
İsa'nın çarmıha gerilmesi de bu günahı telafi etmiştir.Със своите мъки Христос е трябвало да заличи този грях.
Kul ibadeti de günahı da, elinde olmaksızın işler.Nevjernike se pozivalo na obraćenje, a grešnike ne iskupljenje.
Melek konuşma yapar, yedi ölümcül günahı temsil eden şeytanlar günahlarını meleğe itiraf eder.Smrtni grijeh Sedam glavnih grijeha Istočni grijeh Što da učinim jer padoh u grijeh?
Böylece Arjuna günahından arınmış oldu.Zbog toga se iz njegove glave porodio Grijeh.
Baze gençler hoşgörülecekleri ümidiyle böyle bir günahı göze alabilirler.Ach, môj Bože, ako sa kresťania vôbec môžu oddávať takým nehanebnostiam!
İsa'nın bu günahı kaldırmak için geldiğine inanırlar.Z njo so izrazili vero v Jezusovo vstajenje.
Alınan organlar günahınızın delili ve geri alınamazlar.Los órganos que le quitaron... son una prueba de su pecado y no se le pueden devolver.
Alınan organlar günahınızın delili ve geri alınamazlar.Organen som togs bort är bevis för din synd och kan inte ges tillbaka.
Alınan organlar günahınızın delili ve geri alınamazlar.Organerne, som blev fjernet, er bevis på din synd og kan ikke fås tilbage.
Alınan organlar günahınızın delili ve geri alınamazlar.Viedyt elimet todistavat teostasi, eikä niitä voi saada takaisin-
Alınan organlar günahınızın delili ve geri alınamazlar.Τα όργανα που έχασες είναι απόδειξη της αμαρτίας σου και δεν ανακτώνται.
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››Acum, te rog, iartă-mi păcatul, întoarce-te cu mine, ca să mă închin pînă la pămînt înaintea Domnului.``
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››Agora, pois, perdoa o meu pecado, e volta comigo, para que eu adore ao Senhor.
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››Anna nyt minulle syntini anteeksi ja palaja minun kanssani, niin minä kumartaen rukoilen Herraa."
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››A teraz znieś proszę grzech mój, a wróć się ze mną, abym się pokłonił Panu.
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››Bây giờ, xin ông hãy tha tội tôi, trở lại cùng tôi, thì tôi sẽ sấp mình xuống trước mặt Ðức Giê-hô-va.
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››Bây_giờ , xin ông hãy tha tội tôi , trở_lại cùng tôi , thì tôi sẽ sấp mình xuống trước mặt Ðức_Giê - hô-va .
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››청하오니 지금 내 죄를 사하고 나와 함께 돌아가서 나로 여호와께 경배하게 하소서
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››Maintenant, je te prie, pardonne mon péché, reviens avec moi, et je me prosternerai devant l`Éternel.
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››Ma ora, perdona il mio peccato e ritorna con me, perché mi prostri al Signore»
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››Men förlåt mig nu min synd, och vänd tillbaka med mig, så att jag får tillbedja HERREN.»
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››Men forlat mig nu min synd og vend tilbake med mig, forat jeg kan tilbede Herren!
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››Most azért bocsásd meg az én vétkemet, és térj vissza velem, hogy könyörögjek az Úrnak.
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››Preto teraz odpusť, prosím, môj hriech a vráť sa so mnou, aby som sa klaňal Hospodinovi.
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››Protož nyní odpusť, prosím, hřích můj, a navrať se se mnou, ať se pomodlím Hospodinu.
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››Sedaj pa, prosim, odpusti mi greh moj in vrni se z mano, da molim GOSPODA.
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››tilgiv mig dog nu min Synd og vend tilbage med mig, for at jeg kan tilbede HERREN!"
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››Und nun vergib mir die Sünden und kehre mit mir um, daß ich den HERRN anbete.
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››Vergeef mij alstublieft en ga met mij mee om de HERE te aanbidden."
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››y vuelve conmigo para que yo adore a Jehovah
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››τωρα λοιπον συγχωρησον, παρακαλω, το αμαρτημα μου και επιστρεψον μετ' εμου, δια να προσκυνησω τον Κυριον.
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››Сега, прочее, прости, моля, съгрешението ми, и върни се с мене, за да се поклоня Господу.
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››теперь же сними с меня грех мой и воротись со мною, чтобы я поклонился Господу.