günahı ile cümle
günahı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü Allah'ın vadi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste.So be patient (O Muhammad SAW).
Sen de günahından dolayı istiğfar et.Ask forgiveness for your sin.
Kim işittikten sonra onu değiştirirse, günahı onu değiştirenleredir.Then whoever changes the bequest after hearing it, the sin shall be on those who make the change.
Sen de (ey kadınım) günahından dolayı bağışlanma dile.(O woman!) Ask forgiveness for your sin.
Bu arada, onlardan her biri günahı paylaşmıştır.Consider it not a bad thing for you. Nay, it is good for you.
Hiçbir günahkar başkasının günahını çekmez.No burdened soul can carry the burden of another.
"Şüphesiz kendi günahını ve benim günahımı yüklenmeni ve böylelikle ateşin halkından olmanı isterim.“I would rather you bear my sin and your sin, and you become among the inmates of the Fire.
Sen de (kadın) günahın dolayısıyla bağışlanma dile. Doğrusu sen günahkarlardan oldun."And you, woman, ask forgiveness for your sin; you are indeed in the wrong.”
Hiçbir günahkar bir başka günahkarın günahını yüklenemez.No burdened soul can carry the burden of another.
Günahkar kimse diğerinin günahını çekmez.No burdened soul can carry the burden of another.
Kim düşmanlık ve zulümle intihar günahını işlerse onu ateşe sokacağız.Whoever does that, out of hostility and wrongdoing, We will cast him into a Fire.
"Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da senin günahını da yüklenip ateş halkından olasın.“I would rather you bear my sin and your sin, and you become among the inmates of the Fire.
Kadın, sen de günahının affını dile! Sen, gerçekten günahkârlardan oldun."And you, woman, ask forgiveness for your sin; you are indeed in the wrong.”
Onların, günahın büyüğünü yönetenine de büyük bir azap vardır.As for him who played the major role—for him is a terrible punishment.
Her birini kendi günahı ile yakaladık.Each We seized by his sin.
Hiçbir günahkâr, bir başkasının günahını yüklenmez.No burdened soul can carry the burden of another.
Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenmez.No burdened soul can carry the burden of another.
"Ben isterim ki sen, benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip ateş halkından olasın!“I would rather you bear my sin and your sin, and you become among the inmates of the Fire.
"Günahımı günahınla birlikte yüklenerek cehenneme girmeni isterim.“I would rather you bear my sin and your sin, and you become among the inmates of the Fire.
Kimse kimsenin günahını yüklenmez.No burdened soul can carry the burden of another.
Fakat onların günahı yararından büyüktür." Ve sana Allah yolunda ne vereceklerini soruyorlar.Say, "There is great harm in both, though there is some benefit also for the people.
Kimse kimsenin günahını çekmez. Biz peygamber göndermedikçe kimseye azabetmeyiz.No laden soul can bear another's load, We never punish until we have sent a messenger.
"Yûsuf, sakın bundan bahsetme! Kadın, sen de günahının affını dile!O Joseph! Turn away from this, and thou, (O woman), ask forgiveness for thy sin.
Hiçbir günahkar diğerinin günahını çekmez. Nihayet hepinizin dönüp gidişi, Rabbinizedir.Then unto your Lord is your return; and He will tell you what ye used to do.
Kadın! Sen de günahından dolayı istiğfar et.Turn away from this, and thou, (O woman), ask forgiveness for thy sin.
Halkına dedi ki: "Sizden önce hiç kimsenin işlemediği boyutta bir günahı işliyorsunuz."(Remember) when he said unto his folk: Lo! ye commit lewdness such as no creature did before you.
Öyle kişilerdir ki onlar, günahın büyüklerinden ve iğrençliklerden çekinip kaçınırlar.Those who avoid major sins and indecencies, apart from [minor and occasional] lapses.
Ğafir'dir, günahı affedendir.The Forgiver of sins and the Acceptor of repentance.
(Ey kadın!) Sen de günahının affını dile!And you, ask forgiveness for your sin.
Fakat onların günahı yararından büyüktür."But their sin is greater than their benefit."
Günahın açığını da, gizlisini de bırakın! Günah kazananlar, yaptıklarının cezasını çekeceklerdir.Stay away from both public and secret sins for a sinner will suffer for whatever he has committed.
De ki: "Eğer onu ben uydurduysam, günahım bana aittir.(Muhammad), tell them "Had I falsely ascribed it to God, I shall be responsible for my own sins.
Hem kendi günahın, hem mü'min erkekler ve mü'min kadınlar için mağfiret dile.Ask forgiveness for your sins and for the sins of the believing men and women.
Hem kendi günahın için hem de mümin erkeklerle mümin kadınlar için af dile.Ask forgiveness for your sins and for the sins of the believing men and women.
De ki: "Eğer onu uydurduysam günahım bana aittir.(Muhammad), tell them "Had I falsely ascribed it to God, I shall be responsible for my own sins.
Günahın açığını da, gizlisini de bırakın! Günah kazananlar, yaptıklarının cezasını çekecekler.Stay away from both public and secret sins for a sinner will suffer for whatever he has committed.
Hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez.All one's evil deeds are against one's own soul.
De ki: “Eğer uydurdumsa günahı bana aittir.(Muhammad), tell them "Had I falsely ascribed it to God, I shall be responsible for my own sins.
"Yusuf, sen bu olayı unut. Sen de (ey kadınım) günahından dolayı bağışlanma dile.Joseph, overlook this: but you [wife], ask forgiveness for your sin, for you have done wrong."
Ve eğer şükrederseniz sizin için ona razı olur. Hiçbir günahkar, diğerinin günahını çekmez.No bearer of burdens can bear the burden of another.
Aksi takdirde Alevilerin günahına katlanacaksınız.If not, you will bear the sin of the Alawites.
Aziz Anthony'nin Günahı, y.The Temptation of Saint Anthony, c.
Michelangelo'nun, Sistine Şapeli tavanından, Adem ve Havva'nın günahını resmettiği tabloMichelangelo's painting of the sin of Adam and Eve from the Sistine Chapel ceiling
(2001); [1] Hafızanın Yedi Günahı: Zihin Nasıl Unutur ve Hatırlar (2001).(2001);[1] The Seven Sins of Memory: How the Mind Forgets and Remembers (2001).
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.Wer das verletzt, dem drohen schwere Strafen."
Allah sizden günahı gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor.”3) und er wird machen, daß ihr Gott gefallet und euch wieder Zugang zu ihm verschafften."
(Maide: 28) "Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın.(Klgl 4,1 LUT) Er hat ein Feuer aus der Höhe in meine Gebeine gesandt und es lassen walten.
Benim de bir günahım yok.Da ist auch kein Schrecken.
Bunları dinleyenler de (gıybet) günahına ortak olurlar.Diese meinten wiederum denjenigen, den diejenigen meinten, von denen sie den Namen gehört haben.
Bunun için de ruh, günahından temizlenmek üzere, birçok vücutlarda dolaşır.Dennoch gibt es für ihn einen Teil der Seele, der über den Körper hinausweist.
İmâm Câ’fer Menâkıbi’ne göre: “Eğer tâlip günahını saklarsa, Tarikât-ı Âliyye’de kezzâptır.Die Schahāda im Adhan lautet: Aschhadu an lā ilāha illā ʾllāh (zweimal).
İsa'nın bu günahı kaldırmak için geldiğine inanırlar.Dort kam er zum Glauben an Jesus Christus.
Günâh işleyenlere veya günâhı olanlara günahkâr denir.So ist "Tage oder Stunden" am Ende ein zwiespältige (Miss-)Vergnügen geworden.
Gönül Şen) Günahın Bana Kaldı (Söz.Doch da zeigte sich auch, was ich verloren habe."
Allah sizden günahı gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor.”Allah veut seulement éloigner de vous la souillure, et vous purifier totalement.»
Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır.A chacun d’eux ce qu’il s’est acquis comme péché.
(Maide: 28) "Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın.Je tournerai ma face contre eux; Ils sont sortis du feu, et le feu les consumera.
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.Celui d’entre eux qui s’est chargé de la plus grande part aura un énorme châtiment.
Gönül Şen) Günahın Bana Kaldı (Söz.Hofmeyriidae (éteint) │ │ ├─?
Çabalarını "Günahtan Arınma" konusuna yöneltmişler, ancak Günahın asıl nedeni konusunda yetersiz kalmışlardı.Les siens se débandèrent ; il fut grièvement blessé, et ne parvint qu’avec peine à échapper à ses vainqueurs.