günahı ile cümle
günahı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Stolta ögon och högmodigt hjärta -- de ogudaktigas lykta är dem till synd.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Stolte øine og overmodig hjerte -- de ugudeliges lampe [deres lykke] blir dem til synd.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Visoke oči in ošabno srce – svetilnica brezbožnih je greh.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Vysokosť očí a nadutá širokosť srdca jako i gazdovanie bezbožných je hriech.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Vysokost očí, širokost srdce, a orání bezbožných jest hříchem.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Wyniosłość oczu i nadętość serca, i oranie niepobożnych są grzechem.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Ylpeät silmät ja pöyhkeä sydän - jumalattomien lamppu - ovat syntiä.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Το επηρμενον ομμα και η αλαζων καρδια, ο λυχνος των ασεβων, ειναι αμαρτια.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Гордость очей и надменность сердца, отличающие нечестивых, – грех.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Надигнато око и горделиво сърце, Които за нечестивите са светилник, е грях.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.רום עינים ורחב לב נר רשעים חטאת׃
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.طموح العينين وانتفاخ القلب نور الاشرار خطية.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.惡 人 發 達 、 眼 高 心 傲 、 這 乃 是 罪 . 〔 發 達 原 文 作 燈
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.惡人 發達 、 眼高心傲 、 這乃 是 罪 . 〔 發達 原文 作燈
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.Albowiem aż do zakonu grzech był na świecie; ale grzech nie bywa przyczytany, gdy zakonu nie masz.
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.Antes de la ley, el pecado estaba en el mundo; pero como no había ley, el pecado no era tenido en cuenta
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.(Căci înainte de Lege păcatul era în lume. Dar păcatul nu este ţinut în seamă cîtă vreme nu este o lege.
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.car jusqu`à la loi le péché était dans le monde. Or, le péché n`est pas imputé, quand il n`y a point de loi.
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.for vel var det synd i verden før loven, men synden tilregnes ikke hvor det ingen lov er;
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.kajti greh je bil že pred postavo na svetu, toda greh se ne računi, dokler ni postave.
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.죄가 율법 있기 전에도 세상에 있었으나 율법이 없을 때에는 죄를 죄로 여기지 아니하느니라
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.Lebo aj do zákona bol hriech na svete, ale hriech sa nepripočíta, keď nieto zákona.
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.Mert a törvényig vala bûn a világon; a bûn azonban nem számíttatik be, ha nincsen törvény.
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.Nebo až do Zákona hřích byl na světě, ale hřích se nepočítá, když Zákona není.
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.Porque antes da lei já estava o pecado no mundo, mas onde não há lei o pecado não é levado em conta.
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.sillä jo ennen lakiakin oli synti maailmassa, mutta syntiä ei lueta, missä lakia ei ole;
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.thi inden Loven var der Synd i Verden; men Synd tilregnes ikke. hvor der ikke er Lov;
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.Ty synd fanns i världen redan innan lagen fanns. Men synd tillräknas icke där ingen lag finnes;
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.διοτι μεχρι του νομου ητο εν τω κοσμω η αμαρτια, αμαρτια ομως δεν λογιζεται οταν δεν ηναι νομος
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.Бо (й) до закону гріх був у сьвітї, та гріх не полїчуєть ся, коли нема закону.
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.Ибо и до закона грех был в мире; но грех не вменяется, когда нет закона.
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.כי עד זמן התורה היה החטא בעולם אך לא יחשב חטא באין תורה׃
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.فانه حتى الناموس كانت الخطية في العالم. على ان الخطية لا تحسب ان لم يكن ناموس.
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.沒 有 律 法 之 先 、 罪 已 經 在 世 上 . 但 沒 有 律 法 、 罪 也 不 算 罪
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.沒有 律法 之 先 、 罪 已 經 在 世上 . 但 沒有 律法 、 罪 也 不 算 罪
Kutsal Yasa suç çoğalsın diye araya girdi; ama günahın çoğaldığı yerde Tanrının lütfu daha da çoğaldı.율법이 가입한 것은 범죄를 더하게 하려 함이라 그러나 죄가 더 한 곳에 은혜가 더욱 넘쳤나니
Kutsal Yasa suç çoğalsın diye araya girdi; ama günahın çoğaldığı yerde Tanrının lütfu daha da çoğaldı.La ley entró para agrandar la ofensa, pero en cuanto se agrandó el pecado, sobreabundó la gracia
Kutsal Yasa suç çoğalsın diye araya girdi; ama günahın çoğaldığı yerde Tanrının lütfu daha da çoğaldı.Men loven kom til forat fallet skulde bli stort; men hvor synden blev stor, blev nåden enda større,
Kutsal Yasa suç çoğalsın diye araya girdi; ama günahın çoğaldığı yerde Tanrının lütfu daha da çoğaldı.Or, la loi est intervenue pour que l`offense abondât, mais là où le péché a abondé, la grâce a surabondé,
Kutsal Yasa suç çoğalsın diye araya girdi; ama günahın çoğaldığı yerde Tanrının lütfu daha da çoğaldı.Sobreveio, porém, a lei para que a ofensa abundasse; mas, onde o pecado abundou, superabundou a graça;
Kutsal Yasa suç çoğalsın diye araya girdi; ama günahın çoğaldığı yerde Tanrının lütfu daha da çoğaldı.Да не бъде! Ние, които сме умрели към греха, как ще живеем вече в него?
Kutsal Yasa suç çoğalsın diye araya girdi; ama günahın çoğaldığı yerde Tanrının lütfu daha da çoğaldı.Закон же ввійшов, і намножилось гріха; де ж намножилось гріха, там ще більший наддостаток благодати,
Kutsal Yasa suç çoğalsın diye araya girdi; ama günahın çoğaldığı yerde Tanrının lütfu daha da çoğaldı.אבל התורה נכנסה למען ירבה הפשע ובאשר רבה החטא עדף ממנו החסד׃
Kutsal Yasa suç çoğalsın diye araya girdi; ama günahın çoğaldığı yerde Tanrının lütfu daha da çoğaldı.واما الناموس فدخل لكي تكثر الخطية. ولكن حيث كثرت الخطية ازدادت النعمة جدا
Kutsal Yasa suç çoğalsın diye araya girdi; ama günahın çoğaldığı yerde Tanrının lütfu daha da çoğaldı.律 法 本 是 外 添 的 、 叫 過 犯 顯 多 . 只 是 罪 在 那 裡 顯 多 、 恩 典 就 更 顯 多 了
Kutsal Yasa suç çoğalsın diye araya girdi; ama günahın çoğaldığı yerde Tanrının lütfu daha da çoğaldı.律法 本 是 外添 的 、 叫 過犯顯多 . 只是 罪在 那 裡顯 多 、 恩典 就 更 顯 多了
Mesihte aklanmak isterken kendimiz günahlı çıkarsak, Mesih günahın yardakçısı mı olur? Kesinlikle hayır!만일 우리가 그리스도 안에서 의롭게 되려 하다가 죄인으로 나타나면 그리스도께서 죄를 짓게 하는 자냐 결코 그럴 수 없느니라
Mesihte aklanmak isterken kendimiz günahlı çıkarsak, Mesih günahın yardakçısı mı olur? Kesinlikle hayır!Напусто ли толкоз страдахте? Ако наистина е напусто!
Mesihte aklanmak isterken kendimiz günahlı çıkarsak, Mesih günahın yardakçısı mı olur? Kesinlikle hayır!ואם בבקשנו להצדק במשיח נמצא גם אנחנו חטאים הנה המשיח משרת החטא חלילה׃
Mesihte aklanmak isterken kendimiz günahlı çıkarsak, Mesih günahın yardakçısı mı olur? Kesinlikle hayır!فان كنا ونحن طالبون ان نتبرر في المسيح نوجد نحن انفسنا ايضا خطاة أفالمسيح خادم للخطية. حاشا.
Mesihte aklanmak isterken kendimiz günahlı çıkarsak, Mesih günahın yardakçısı mı olur? Kesinlikle hayır!我 們 若 求 在 基 督 裡 稱 義 、 卻 仍 舊 是 罪 人 、 難 道 基 督 是 叫 人 犯 罪 的 麼 . 斷 乎 不 是
Mesihte aklanmak isterken kendimiz günahlı çıkarsak, Mesih günahın yardakçısı mı olur? Kesinlikle hayır!我 們若 求 在 基督 裡稱義 、 卻仍舊 是 罪人 、 難道 基督 是 叫人 犯罪 的 麼.斷乎 不是
Ne mutlu isyanı bağışlanan, Günahı örtülen insana! edebiyat terimi. ‹‹Didaktik şiir›› anlamına gelebilir.(31:1) Псалом Давида. Учение. Блажен, кому отпущены беззакония, и чьигрехи покрыты!
Ne mutlu isyanı bağışlanan, Günahı örtülen insana! edebiyat terimi. ‹‹Didaktik şiir›› anlamına gelebilir.Av David; en læresalme. Salig er den hvis overtredelse er forlatt, hvis synd er skjult.
Ne mutlu isyanı bağışlanan, Günahı örtülen insana! edebiyat terimi. ‹‹Didaktik şiir›› anlamına gelebilir.Av David; en sång. Säll är den vilkens överträdelse är förlåten, vilkens synd är överskyld.
Ne mutlu isyanı bağışlanan, Günahı örtülen insana! edebiyat terimi. ‹‹Didaktik şiir›› anlamına gelebilir.Bem-aventurado aquele cuja transgressão é perdoada, e cujo pecado é coberto.
Ne mutlu isyanı bağışlanan, Günahı örtülen insana! edebiyat terimi. ‹‹Didaktik şiir›› anlamına gelebilir.Daavidin mietevirsi. Autuas se, jonka rikokset ovat anteeksi annetut, jonka synti on peitetty!
Ne mutlu isyanı bağışlanan, Günahı örtülen insana! edebiyat terimi. ‹‹Didaktik şiir›› anlamına gelebilir.Dávid tanítása. Boldog az, a kinek hamissága megbocsáttatott, vétke elfedeztetett.
Ne mutlu isyanı bağışlanan, Günahı örtülen insana! edebiyat terimi. ‹‹Didaktik şiir›› anlamına gelebilir.De David. Cantique. Heureux celui à qui la transgression est remise, A qui le péché est pardonné!
Ne mutlu isyanı bağışlanan, Günahı örtülen insana! edebiyat terimi. ‹‹Didaktik şiir›› anlamına gelebilir.Di Davide. Maskil. e perdonato il peccato