Ana içeriğe geç
Sözlük

gün ile cümle

gün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Konser önümüzdeki pazar günü gerçekleşecek.The concert will take place next Sunday.
İçeride kalamayacak kadar çok güzel bir gündü.It was too nice a day to stay inside.
Çatı güneşte parlıyordu.The roof is shining in the sun.
Bir tek gün için bile tuzsuz yapamayız.We cannot do without salt even for a single day.
Herkes bir gün tökezleyebilir.Even the worthy Homer sometimes nods.
Herkesin işi bir gün ters gidebilir.Even the worthy Homer sometimes nods.
Her gün İngilizce çalışmalısın.You must study English every day.
İngilizce, günümüz dünyasında çok önemli bir dildir.English is a very important language in today's world.
İngilizce günümüz dünyasındaki 2700 dilden sadece bir tanesidir.English is just one of over 2,700 languages in the world today.
Bulutların arasından güneş ışığı demeti geldi.A beam of sunlight came through the clouds.
Güneşin bulutların arasından baktığını görebilirsin.You can see the sun peeking through the clouds.
Bulutlar güneşi sakladı.The clouds hid the sun.
Bulutlar olmasa güneşin tadını çıkaramayız.If there were no clouds, we could not enjoy the sun.
Yağmurlu bir gün.It's a rainy day.
Ara vermeden bütün gün boyunca yağmur yağıyordu.It was raining all day long without intermission.
Yağmur dört gün sürdü.The rain lasted four days.
Yağmur son iki gündür sürüyor.The rain has lasted for the past two days.
Yağmur beş gün sürdü.The rain lasted five days.
Yağmur bütün gün devam etti.The rain continued all day.
Yağmurlu günler hariç, ben büroya bisikletimle giderimI go to the office by bicycle except on rainy days.
Yağmurlu günler beni depresif yapar.Rainy days make me depressed.
Yağmurlu bir günde en iyisi evde kalmaktır.The best bet on a rainy day is to remain indoors.
Yağmurdan sonra güneş bulutların arasından belirdi.After the rain, the sun emerged from the clouds.
Üç gün devamlı yağmur yağdı.It rained for three days on end.
Yağmur üç gün sürdü.The rain lasted three days.
Tam beş gündür yağmur yağıyor.It has been raining a full five days.
Bir iki gün içinde sana bildireceğim.I'll let you know in a day or so.
Bir ya da iki gün içinde sana cevap vereceğim.I'll give you an answer in a day or two.
Günlük oran nedir?What's the daily rate?
Soğuk nedeniyle yalnızca bir çalışma günümü kaçırdım ve masam kağıtlarla dolu.I only missed one day of work because of a cold and my desk is piled high with papers.
Bütün gün ayakta durduğum için yoruldum.I'm worn out, because I've been standing all day.
Bütün gün evde kalamazsın.You can't stay in here all day.
Bütün gün burada kalamazsın.You can't stay in here all day.
Bütün gün boyunca çiftlikte çalıştığı için, o tamamen yorgundu.Having worked on the farm all day long, he was completely tired out.
Bir tam günlük çalışmadan sonra bir bardak bira gibi bir şey yoktur.There is nothing like a glass of beer after a whole day's work.
Tüm gün şiddetli yağmur yağdı, bu zaman zarfında evde kaldım.It rained heavily all day, during which time I stayed indoors.
Bütün gün hava güzeldi.It was fine all day.
Biz bütün gün deniz kenarında eğlendik.We enjoyed ourselves at the seaside all day.
Bütün gün kendinizi eve kapamak sağlığınız için iyi değildir.It is not good for your health to shut yourself in all day.
O gün boyunca İngilizce duyar.She hears English all through the day.
Tüm gün sürekli yağmur yağdı.It rained continuously all day.
Bütün gün çok yağmur yağdı.It rained hard all day.
Ben bütün gün yatakta kalmak zorunda kaldım.I had to stay in bed all day.
Bütün gün güneşte oturma iyi olamaz.It can't be good sitting in the sun all day.
Bir gün için bile, İngilizceden uzak kalmayınız.Do not stay away from English, even for a day.
Bu ilacı günde üç kez alın.Take this medicine three times a day.
Bir günlük izin alabilir miyim?Do you mind if I take a day off?
Bir gün izin alabilir misin?Can you get a day off?
Günden güne hava gittikçe soğuyor.It is getting colder and colder day by day.
Hayatın her günü tarihte bir sayfadır.Every day of thy life is a page in thy history.
Bir gün yirmi dört saattir.A day has twenty-four hours.
Gün hemen hemen bitti.The day is almost over.
Günlük turlar önerir misiniz?Do you offer any all-day tours?
Bir günde altı dersimiz var.We have six lessons a day.
Bir günde 60 kilometre yürümek zordur.It is difficult to walk 60 kilometers a day.
Tüm bu işi bir günde yapmayı zor buluyorum.I find it difficult to do all this work in a day.
Bir günlük sıkı çalışmadan sonra sessiz olmak istiyorum.I want to be quiet after a day's hard work.
Sanırım hoş bir gün olacak.I think it's going to be a nice day.
Bütün günümüzü alsa da onu bitireceğiz.We'll finish it if it takes us all day.
Bütün günü beraber geçirebiliriz.We can make a day of it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod