Ana içeriğe geç
Sözlük

gün ile cümle

gün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Okul günlerimde aylak olduğum için pişmanım.I regret having been idle in my school days.
Okul günlerimde başıboş olduğum için pişmanım.I regret having been idle in my school days.
Okul günlerimde balık tutmaya giderdim.I used to go fishing in my school days.
Öğrencilerin Vakıf Günü'nde bir tatili var.Students have a holiday on Foundation Day.
Kolej günlerimin anılarını hatırlarım.Memories of my college days come to my mind.
Kolej günlerimin hatıraları aklıma geliyor.Memories of my college days come to my mind.
Okul günlerinde çok mutluydu.He was very happy in his school days.
Okul ertesi gün başlar.School begins the day after tomorrow.
Okul pazartesi günü açılacak.School will open on Monday.
Yüzüncü yıldönümü gününü kutladık.We celebrated the centenary anniversary day.
Okul, her gün vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz yerdir.School is where we spend most of our time every day.
Bir gün senden intikamımı alacağım.I will get even with you some day.
Tablolar, doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmamalıdır.Paintings should not be exposed to direct sunlight.
Herkese günaydın.Good morning, everybody.
Neptün, güneş sisteminin sekizinci gezegenidir.Neptune is the eighth planet of the solar system.
Güneş denizden yükseldi.The sun rose from the sea.
Eski güzel günler geçti, asla dönmeyecek.The good old days have gone, never to return.
Eski güzel günler hakkında konuşmak istiyorum.I like to talk about the good old days.
Görüşmeler iki gün boyunca devam etti.The talks continued for two days.
Emekli olduğu gün şirket ona altın bir saat hediye etti.The company presented him with a gold watch on the day he retired.
Konferans öbür gün yapılacak.The conference is to be held in Tokyo the day after tomorrow.
Toplantı, on gün uzaklıktadır.The meeting is ten days away.
Toplantı on gün sonra.The meeting is ten days away.
Toplantıya on gün var.The meeting is ten days away.
Lütfen toplantı gündemindeki değişikliği not al.Please note the change in the meeting agenda.
Toplantı için gündem dağıtıldı.The agenda for the meeting has been distributed.
Biz pazar günü asla çalışmayız.We never work on Sunday.
Bir günde en az sekiz saat uyumalıyız.We must sleep at least eight hours a day.
Günde en az sekiz saat uyumak zorundayız.We must sleep at least eight hours a day.
Güneşin dağların ardında batışını izledik.We watched the sun setting behind the mountains.
Bazen bedenlerimizi güneş ışığına maruz bırakmalıyız.We should sometimes expose our bodies to the sun.
Biz Pazartesi günü saat akşam 6'da buluşmak için anlaşma yaptık.We made arrangements to meet at 6 p.m. on Monday.
Bir günde üç kez yemek yeriz.We have three meals a day.
Kara gün için tasarruf etmek zorundayız.We have to save for a rainy day.
O günlerde okuldan sonra beyzbol oynardık.We would play baseball after school in those days.
Bir gün dünyayı daha iyi bir yer yapacağız.We will someday make the world a better place.
Bir gün hepimiz öleceğiz.We shall all die some day.
İki gün sonra adaya vardık.We arrived on the island two days later.
Biz gündüz çalışırız ve gece dinleniriz.We work by day, and rest by night.
Bütün günümüzü alsa bile işi bitireceğiz.We'll finish the work even if it takes us all day.
Uzayı işgâl edeceğimiz ve Ay'a yolculuk yapacağımız gün yakında gelecek.The day will soon come when we will conquer space and travel to the moon.
Salı gününe kadar beklesen daha iyi olur.You might as well wait until Tuesday.
Salı gününe kadar sizden haber bekleyeceğim.I'll expect to hear from you by Tuesday.
Salı günü boş musun?Are you free on Tuesday?
Salı günü yayınlanan planda 54 milyar dolar vergi indirimi duyuruldu.The plan announced Tuesday calls for $54 billion in tax cuts.
Meclis salı günü toplanacak.The Diet will meet on Tuesday.
Salı gününden beri yağmur yağıyor.It has been raining since Tuesday.
Shinji'nin açlıktan öleceği gün gibi açıktı.It was as clear as day that Shinji would die from hunger.
Meyveler güneşte çürür.Fruits decay in the sun.
Bu meyveler güneşte kurutuldu.The fruits are dried in the sun.
Ailemi ziyaret etmek için birkaç gün izin alabilir miyim?May I take a few days off to visit my family?
Bizim oturma odası güneşli.Our living room is sunny.
Evin bu kısmı, sabah güneşini alır.This side of the house catches the morning sun.
Yaz tatilinden önce gitmek için beş günümüz var.We have five days to go before the summer vacation.
İngiltere'de yazın güneş saat 4 gibi doğar.In England, in the summer, the sun rises at about 4 a.m.
Hiç durmadan günlerce kar yağdı.It snowed for many days together.
Birkaç gün durmadan yağmur yağdı.It rained for several days on end.
Bugün hangi gün olduğunu biliyor musun?Do you know what day it is?
Güneş batıdan doğsa fikrimi değiştirmezdim.If the sun were to rise in the west, I wouldn't change my mind.
Ödevini yaptın mı? Toplantı yalnızca iki gün sonra.Did you do your homework? The meeting is only two days away.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gün ile cümle - Sayfa 3 - gün kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App