günün ile cümle
günün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Günün birinde ortadan kaybolan adam arkasında büyük bir gizem bırakmıştır.Pewnego dnia, późnym latem, zachodzi do niego Tajemniczy Gość.
Ilk gününde Dr İlizarov çok rahatsız oldu.Знамя Коммунизма): „...Na początku dr Ilizarow czuł się bardzo niewygodnie.
Bu önemli günün bir parçası olmamı sağladığınız için sizlere çok teşekkürler.Dziękujemy za całe wasze wsparcie i za bycie częścią tej przygody.
"Günün Gökbilim Görüntüsü".Astronomiczne zdjęcie dnia. .
9. günün akşamı güneş batmadan bir saat önce oruca başlanır.Zaczynają wołać godzinę przed wzejściem słońca.
Günün birinde bütün insanlar dünyadan yok olur.Pewnego dnia, w jednej sekundzie, znikają na całym świecie miliony ludzi.
Final günündeki şiddetli rüzgarlar nedeniyle, etkinlik bir saatten fazla gecikti.Z powodu zbyt silnego wiatru start ten jednak został opóźniony o godzinę.
Günün sonunda Somme'nin kuzeyindeki Alman hatlarında 24 km2 boşluk oluştu.Pod koniec dnia w niemieckich liniach na południe od Sommy istniała przerwa długości 24 kilometrów.
75. doğum gününde Hindistan'ın bağımsızlığına tanık olur.Zbliża się 50. rocznica uzyskania niepodległości przez Indie.
Üçüncü yaş gününde, henüz ancak bir kelime mırıldanabilmişti.Do trzeciego roku życia nie potrafił chodzić i mówić.
Günün birinde iflâs ettiğinden simsarlık yapmaya başlamıştı.Codziennie o świcie usiłował zapiać, co brzmiało jak bulgotanie.
Televizyon ve radyoda yayın gününün başında ve sonunda çalınır.Odegranie hymnu odbywa się w radiu i telewizji na rozpoczęcie i zakończenie emisji każdego dnia.
Aynı günün akşamı Mareşal von Sanders, taarruzun yenilenmesi emrini vermiştir.Po południu gen. Martos zarządził odwrót.
İkinci yaş gününden önce ölen biraz tuhaf bir çocukları oldu.Mieli jednego syna, który zmarł przed ukończeniem drugiego roku życia.
Şehir, 2009 yılında 750. doğum gününü kutlamıştır.W 2003 roku miasto świętowało jubileusz 750-lecia istnienia.
Bu olayın hemen sonrasında dört gününü Providence'ta Whitman ile birlikte geçirdi.Drugie wykonanie miało miejsce dziesięć dni później w Providence.
Günün erken saatlerinde orada unutmuştur.Zmarł we wczesnych godzinach wieczornych.
Tam da Zafer Günü'nde, oğlunun savaşın son gününde hayatını kaybettiği haberini alır.W tym samym odcinku dowiadujemy się również, że stracił swą rodzinę w Wojnie Czasu.
Lucas Ocak 2017'de 100. yaş gününü kutlamıştır.W styczniu 2017 obchodził 100. urodziny.
Düzenlenmesinde en az yedi (7) günün esas alınması gerekmektedir.Do złożenia deklaracji wymagane minimum 7 kart na ręku.
Luftwaffe, harekâtın ilk gününde 1.489 Sovyet uçağını imha ettiğini ileri sürmektedir.Oficjalne dane mówią o 1489 zniszczonych samolotach radzieckich.
Çiftin kızları Maybelle, altıncı doğum gününden sonra gelişen bir kanserle bir yıl içinde vefat eder.Para ma córkę, Maybelle, która w wieku sześciu lat zachorowała na raka.
Kentteki çatışmalar 2 Mayıs 1945 gününe kadar devam etmiştir.Ostatnie walki na froncie włoskim toczyły się do 2 maja 1945 roku.
1938 yılında, Planck, 80. doğum gününü kutladı.W 1980 Saarlouis świętowało swoje 300. urodziny.
The Heavy, 26 Mart 2008 tarihinde Spin dergisi tarafından "Günün Sanatçısı" seçildi.26 marca 2008 byli gwiazdą dnia w magazynie Spin.
Babası üçüncü doğum gününden üç gün önce suikaste uğradı.Jego ojciec zmarł 3 miesiące przed jego narodzeniem.
8 Ağustos 2013 tarihinde, 35. doğum gününde futbolu bırakma kararı almıştır.Australijski kierowca obchodził w dzień kwalifikacji 35. urodziny.
Kasım 2016'da 100. yaş gününü kutlamıştır.W listopadzie 2012 obchodziła 100. urodziny.
Malakanlar ise; bu inanca itiraz ederek haftanın her gününde süt içilebileceğini savunuyorlardı.Wierni odprawiają adorację ubłagania ostatniego dnia każdego miesiąca.
Seraskerlik görevinin 40. gününde 5. Ordu Komutanı olarak atandı.Objął formalne dowództwo nad 5. armią.
"Şener Mete - Günün Konusu: Nermin Tuğuşlu".Bartłomiej Noszczak – „Etos gniewu.
Bu taarruz da ilk günün taarruzlarından daha başarılı olamamıştır.Spowodowały one wezbrania jeszcze większe od tych z pierwszych dni miesiąca.
Taussig, 88 nci yaş gününü kutladıktan 4 gün sonra ölmüştür.Buddha odszedł, po dokładnie 80 latach życia, w dzień swych urodzin.
Öğle yemeği, öğle saatlerinde yenilen, genellikle günün ikinci öğünü olarak tercih edilen yemek.Śniadanie – pierwszy posiłek dnia, najczęściej spożywany w godzinach porannych.
Kalandar'ın birinci günü, Miladi Takvim'e göre Ocak ayının 14. gününe tekabül eder.Wyznaczająca Diwali amawasja będzie 30-tym dniem miesiąca aszwin.
31 Ağustos 1915'te Madrid'de doğan Victor Pey 2015 yılında 100'üncü yaş gününü kutladı.31 maja 2009 roku Big Ben obchodził 150-lecie.
2006 yılının Yılbaşı gününü ise Kolombiyalı mültecilerle hediyeleri dağıttığı San José, Kosta Rika'da geçirdi.Święta w 2006 aktorka spędziła w towarzystwie kolumbijskich uchodźców w Kostaryce.
Rumyantsev Harekâtı'nın dördüncü gününde, 7 Ağustos'ta Smolensk Harekâtı'nı başlattılar.Premiera filmu „Smoleńsk” 10 kwietnia?
Bazı kaynaklar ölüm gününün de 20 Şevat olduğunu belirtir.Dwudziesty fresk przedstawia śmierć Biedaczyny.
İrlanda Cumhuriyeti aynı günün öncesinde Dublin'de Bağımsızlık Bildirgesi'ni yayımlamıştı.Sytuację zaostrzyło ogłoszenie tego samego dnia niepodległości od Turcji przez Księstwo Bułgarii.
Ancak günün birinde Aisha, bir seri katil tarafından öldürülür.Pewnego dnia Kyle umiera wskutek niebezpiecznego aktu autoerotyzmu.
Günün ısısında havanın dansı olarak yorumlanıyor.Prawie codziennie w Pytaniu na śniadanie opowiada o pogodzie.
Bu konuda ilerlemiş,o günün üretim koşulları derecesinde gerçekleştirmiştir.Powyższy wzór zakłada stałość funkcji produkcji w czasie.
1 Nisan 2017'de 110'cu yaş gününde "Dünya'nın En Yaşlı İnsanları" arasında yer almıştır.Do 7 maja 2017 znajdowała się na liście 10 najstarszych ludzi w historii.
Olay sonunda yakalanan hırsız, üç gününü hastanede geçirdi.Wspomniany wcześniej Zając spędził trzy miesiące w szpitalu.
Günün nasıl geçti?Jak ci minął dzień?
Günün çoğunu hastanede geçirdi.Większą część dnia dnia spędziła w szpitalu.
Ahiret'e, yânî âhiret Gününe, inanmak.Livet och allt som finns i denna värld kommer att få ett slut på en fastställd dag.
Kosa’nın son gününde Semeni (Sem/Som) adı verilen bir tören yapılır.Den domineras av föreställningen om den nalkande uppståndelsens dag, Yawm al-Qiyāmah (يوم القيامة ).
Gandi her hafta bir gününü konuşmadan geçiriyordu.Gandhi tillbringade en dag varje vecka i tystnad.
Emma Morano 115.yaş gününde hala evinde yalnız yaşıyordu.När Morano fyllde 115 år bodde hon fortfarande ensam i sitt eget hem.
Gül'ün babası bu doğum gününe gelemez.Ross födelsedag kan därför inte fastställas.
24 saatlik gösterimde, gün geceyarısı 00:00'da ve günün son dakikası da 23:59'da başlar.I 24-timmarsnotering börjar dagen vid midnatt 00:00, och sista minuten på dagen börjar klockan 23:59.
Octavianus ve babası onu ilk doğum gününden önce Tiberius ile nişanlamışlardır .Octavianus och hennes fader trolovade henne med Tiberius innan hon fyllt ett år.
Okulun ilk gününden beri Chase ona aşık.Mia har sedan första klass varit kär i honom.
Rowland, Wilson ve diğer Supremes üyesi Cindy Birdsong ile Motown'ın 2004'teki 45. yaş gününde sahne aldı.Rowland uppträdde tillsammans med Wilson och Cindy Birdsong vid Motowns 45-årsjubileum år 2004.
Davis 29 Haziran 2008 gününde, kalp krizi sonucu vefat etmiştir.Davis avled den 29 juni 2008 i vad som uppgavs ha varit en massiv hjärtattack.
Günün 9 - 10 saatini yiyecek aramayla geçirirler.De tillbringar 6 till 10 timmar av dagen med att äta.
İsrail yarışma gününün Holokost Anma Günü ile aynı günde olması nedeniyle katılmayı reddetmiştir.Israel avböjde att delta detta år eftersom tävlingen hölls på Förintelsens minnesdag.
2007 yılında 800. yaş gününü kutlayan bu şehir, 2008 yılında Avrupa Kültür Başkenti olmuştur.År 2001 firade Riga 800-årsjubileum och var under detta år europeisk kulturhuvudstad, liksom 2014.