günün ile cümle

günün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Osmanlı topçu ateşi, 18 Nisan gününe kadar devam etti.Die Bergung des Materials, insbesondere der Geschütze, dauerte bis zum 18. September.
20 Nisan 1945 tarihinde Berlin'de Führerbunker'de Hitler'in son kez kutlanan doğum gününde bulundu.Am 20. April 1945 empfing er im Führerbunker letztmals Gäste zu seinem Geburtstag.
Parti Programı üzerine Rapor, o günün en önemli konusuydu.Seine bekannteste Rolle bei der Wochenshow war der Erklärbär.
Cumartesi gününde ise Avusturyalı pilot Roland Ratzenberger'in kazası ve ölüm haberi geldi.Beim ersten Abschlusstraining am Samstag verunglückte dann der Österreicher Roland Ratzenberger tödlich.
O, 27 Kasım 1935 tarihinde Schwarz'ın 60. doğum gününe de katıldı.Auch beim 75. Geburtstag 1937 war Franz noch zu Hause.
Ama gece boyunca gözlem yapanlar yıldız gününün farkını da saptayabilirler.Aus Kenntnis der Sternzeit lässt sich also der aktuelle Himmelsanblick bestimmen.
16 Ocak 1979'da, 82. doğum gününden beş gün sonra öldü.Sie starb im Januar 2019, rund zwei Wochen vor ihrem 98. Geburtstag.
Bu harekât Salı gününe dek sürecektir.Diese Aufräumarbeiten zogen sich bis zum Dienstag hin.
Karşıyaka Lisesinde her yıl mayıs ayının ilk pazar gününde okulda lokma günü şenlikleri yapılmaktadır.Jeweils am 1. Sonntag des Monats wird in der alten Schule ein Gottesdienst angeboten.
1938 yılında, Planck, 80. doğum gününü kutladı.1948 trat Rheinisch zu seinem 80. Geburtstag in den Ruhestand.
Günün bölümlerinden öğleden sonra, akşam ve geceden önce gelmektedir.Die Blüten öffnen sich entweder am Tag bzw. in der Abenddämmerung oder nachts.
I. Dünya Savaşı 11. ayın 11. gününün 11. saatinde resmi olarak bitti.Die Vorrunde der Weltmeisterschaft startete am 4. Mai, beendet wurde die Vorrunde elf Tage später am 15. Mai.
Anlatılan sabah 22 Eylül 1855 gününün sabahıydı.Sie wurde am 22. September 1857 geweiht.
Bu kendisini o günün şartlarında elektrik konusunda bir numaralı bilim adamı yaptı.Hierfür stand er mit führenden Wissenschaftlern seiner Zeit in regen Kontakt.
Ondan sonra hiçbir boza gününü kaçırmamaya çalışıyorum.Fortan lässt er keine Gelegenheit zu einer zwanglosen Affäre aus.
Hasat el ile günün erken saatlerde yapılır.Die Eiablage findet täglich in den frühen Morgenstunden statt.
24 Haziran günü, Aziz Saint-Jean-Baptiste gününde kutlanır.Am 24. Juni feiert man das Fest von San Juan Bautista.
Ancak ilk günün hedefi bu değildi.Dieser Kuss war nicht der erste.
Ramazan Bayramı'nın ilk gününde camilerde bayram namazı kılınır.Die Tarāwīh-Gebete werden bereits in der Nacht zum ersten Ramadan durchgeführt.
Birçok gününü otelde geçirdi.Elle passa plusieurs jours à l'hôtel.
Pazar gününden beri durmaksızın yağmur yağıyor.Il pleut sans discontinuer depuis dimanche.
Hu Jintao'nun doğum gününü kim biliyor?Qui connaît la date d'anniversaire de Hu Jintao ?
İş gününden sonra çok yorgundum.Après la journée de travail, j'étais très fatigué.
Bu günün olacağını biliyordum.Je savais que ce jour allait advenir.
Bu günün geleceğini biliyordum.Je savais que ce jour était en train d'advenir.
Günün nasıl geçiyor?Comment se passe ta journée ?
İnsanlar pazar gününü sevmezler ama ben seviyorum.On n'aime pas le dimanche, mais moi je l'aime.
Dan işteki son gününü tekno müzik dinleyerek geçirdi.Dan a passé son dernier jour de travail à écouter de la musique techno.
Ilk gününde Dr İlizarov çok rahatsız oldu.Le premier jour, le docteur Ilizarov a été très mal à l'aise.
Şüphesiz Allah yolundan çıkanlara, hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azap vardır."(10) Allah leur (aux justes) épargnera les calamités de ce jour fatal.
Bu, ilk Küresel El Yıkama Gününün 15 Ekim 2008'de gerçekleştiği anlamına gelir.Cela signifie que la première Journée mondiale de lavage des mains a eu lieu le 15 octobre 2008.
Gandi her hafta bir gününü konuşmadan geçiriyordu.Gandhi passait un jour de chaque semaine en silence.
Sure ahitlerini yerine getirenlerin kıyamet gününde alacakları ödüllerle bitirilir.Ceux-ci se briseront le jour où ses péchés lui seront pardonnés.
Filistinliler günde birçok kez yerler; öğle yemeği günün en büyük yemeğidir.Les Palestiniens mangent plusieurs fois par jour, le repas principal étant le déjeuner.
Octavianus ve babası onu ilk doğum gününden önce Tiberius ile nişanlamışlardır .Auguste et son père la fiancèrent à Tibère avant son premier anniversaire.
Yapımın ilk iki gününde Guadagnino, oyuncu kadrosuyla birlikte oturup senaryoyu okudu.Les deux premiers jours de tournage, Guadagnino s'est assis avec ses comédiens pour lire le scénario.
İlk enstrümanı kendisine yaş gününde armağan edilen kırmızı bir akordeondu.Son premier instrument est un accordéon rouge qu'il a reçu en cadeau.
Schwarzman, 13 Şubat 2007'de 60. doğum gününü Park Avenue'deki bir silah deposunda kutlamıştır.Le 13 février 2007, Stephen Schwarzman fête son 60e anniversaire à l'Armurerie de Park Avenue.
Matem, genelde yedinci günün sabahı sona erer.La période de sept jours se termine généralement au matin du septième jour.
Geri dönmesiyse tekrar 2 gününü aldı.Lorsqu'il revient à lui, deux jours sont passés.
İlk günün sonunda 94.000 asker ve 11.000 araç sahillere çıkabilmişti.Au total, plus de 94 000 soldats et 11 000 véhicules ont été débarqués le premier jour.
1964’te başkan Sukarno, Kartini'nin 21 Nisan olan doğum gününü 'Kartini Günü' olarak resmi tatil ilan etti.En 1964, le président Soekarno déclara le jour de la naissance de Kartini, le 21 avril, jour férié national.
16 Ocak 1979'da, 82. doğum gününden beş gün sonra öldü.Il décède le 16 janvier 1979, cinq jours après son 82e anniversaire.
1000 yıl boyunca donuk kalır ve 2999 yılının son gününde uyanır.Il se réveille mille ans plus tard, le 31 décembre 2999.
Yaşamın ilk 10 gününde yavru sadece böcekleri sindirebilir.Les 10 premiers jours de vie, les jeunes ne peuvent chasser seuls les insectes.
Çoğu mahkûm, günün 23 saatini hücresinde geçiriyordu.Il fut alors confiné dans sa cellule 23 heures par jour.
Accenture hisse senetleri 15.17 $ 'a, günün en yüksek seviyesi olan 15.25 $' da kapadı.L'action Accenture côte en fin de journée 15,17 dollars, avec un maximum journalier à 15,25 dollars.
Tişri ayının dokuzuncu gününe denk gelir.Elle est célébrée le neuvième jour du neuvième mois lunaire.
Şehir, 2009 yılında 750. doğum gününü kutlamıştır.La ville a célébré en 2009 le jubilé de ses 750 ans.
Bu, orucu "bozmak" için uygun sayıldığından ilkdoğanlar günün geri kalanında da yiyebilirler.Si ceux-ci furent repêchés avant le matin, pour d'autres il fallut attendre onze jours de plus.
Şehir, işgalin ilk gününde bombalandı ve dört gün sonra Wehrmacht tarafından kontrol altına alındı.La ville fut bombardée les premiers jours de la guerre et prise par les Allemands quatre jours après.
Mürselat Suresi'nde kıyamet gününden ve bu günde inkarcılar ile inananların durumlarından bahsedilir.Il témoigne pour les croyants et contre les incroyants.
Günün 9 - 10 saatini yiyecek aramayla geçirirler.Il passe environ six heures par jour à la recherche de nourriture.
"Şüphesiz, seçim gününde oy vermeye giden kadınların durumu, Kerbela'ya giden Zeynep'in durumu gibidir."The(y) will meddle with none but poore old women: as appears by what we receive this day from Bury ...
Çarşamba gününden pazar gününe kadar müzeyi ziyaret etmek mümkündür.Le musée est ouvert à la visite du mercredi au dimanche.
Hamas sözcüsü aynı günün gecesinde bir anlaşmanın yakın olduğunu açıkladı .Le président des États-Unis a commenté la mort du terroriste lors d'une allocution le soir même.
Maç gününe kadar da hiçbir haber gelmedi.Aucun match de qualification n'a eu lieu avant le match,.
27 Mart 2001 Dünya Tiyatrolar Gününde açılmıştır.27 mars : Journée mondiale du théâtre.
Yalnızca Pazartesi günleri ile Noel ve Yeni yıl gününde kapalıdır.Fermé entre Noël et le jour de l'An.
Bu olayın hemen sonrasında dört gününü Providence'ta Whitman ile birlikte geçirdi.Il passe quatre jours à Providence avec elle immédiatement après.

İlgili Sayfalar