gününü ile cümle

gününü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
I. Dünya Savaşı 11. ayın 11. gününün 11. saatinde resmi olarak bitti.V drugo svetovno vojno je občina stopila 11. aprila 1941.
Nicholas Cage—Digitürk, Dvd de Göster Gününü (Kick Ass).....Deutsche Ringelspiel) in otroško knjigo Konferenca živali (nem.
1995 yılından bu yana ABD Dünya AIDS Gününü resmi olarak tanımıştır.Jungtinės Tautos 2005 m. paskelbė pasaulio fizikos metais.
Ondan sonra hiçbir boza gününü kaçırmamaya çalışıyorum.Tačiau tuo metu negaminti jokie juvelyrikos dirbiniai.
Çatışmaların başlamış olduğu 15 Mayıs 1941 gününün gecesinde Müttefik birlikleri geri çekilmişlerdir.Po birželio 25 - liepos 1 d. vykusius Septynių dienų mūšius Potomtako armija atsitraukė.
Uzun yıllar boyunca Tom'un doğum gününü (8 Kasım) kendisininki olarak kullandı.Palju aastaid kasutas ta Tomi sünnipäeva (8. november) oma sünnipäeva pähe.
Ama ben oradaki bir müzede, karşısında tüm gününüzü geçirebileceğiniz bir tablo olduğunu bilirim.Kuid mina tean, et muuseumis on üks maal, mille juures võib veeta terve päeva.
Bu arada, 5.772 gününü siyasi bakan olarak geçirmişti.Kokku oli ta ministri ametis 5772 päeva.
İngilizcedeki cuma gününün ismi (friday) onun isminden gelir.Ta on oma nime andnud reedele (Friday inglise k).
"Bugün Kartini Gününü kutluyor musunuz?".Kas sa planeerid juba täna oma homset menüüd?
Gününün en iyi topları sayılmaktadır.Täna selguvad aasta parimad lood.
İsrail yarışma gününün Holokost Anma Günü ile aynı günde olması nedeniyle katılmayı reddetmiştir.Lauluvõistlusest otsustas kõrvale jääda Iisrael, sest see toimus holokausti mälestuspäeval.
Olay sonunda yakalanan hırsız, üç gününü hastanede geçirdi.Neljas raskelt haavata saanud noormees suri haiglas järgmisel päeval.
Kasım 2016'da 100. yaş gününü kutlamıştır.Koor pidas 2016 oma 100. sünnipäeva.
Merkezi kapı mahşer gününü tasvir eder.Riigikogus peeti lahtiste uste päeva.
4 e 4 bütün gününüzü alır.3x3 é um pouco mais "peluda".
4 e 4 bütün gününüzü alır.4 x 4 benötigt einen ganzen Tag.
4 e 4 bütün gününüzü alır.4x4 gaat een hele dag kosten.
4 e 4 bütün gününüzü alır.4x4 행렬은 아마 하루 종일 걸리겠지요.
4 e 4 bütün gününüzü alır.4x4 zajmie cały dzień.
4 e 4 bütün gününüzü alır.4x4 ستتطلب منكم يوماً كاملاً
4 e 4 bütün gününüzü alır.5x5行列なら、ほとんど確実に、 不注意なミスをするでしょうね。
4 e 4 bütün gününüzü alır.U matice 4x4 vám to zabere celý den.
54 babalık parası gününün tamamını örneğin ebeveynlik izninden sonra ayrı olarak da kullanabilirsiniz.18 个工作日的父亲育儿假。您也可在父母育儿假结束后,单独享受总共 54 日的父亲育儿假。
54 babalık parası gününün tamamını örneğin ebeveynlik izninden sonra ayrı olarak da kullanabilirsiniz.Du kan också ta ut alla 54 faderskapspenningdagar separat, till exempel efter föräldraledigheten.
54 babalık parası gününün tamamını örneğin ebeveynlik izninden sonra ayrı olarak da kullanabilirsiniz.Voit myös pitää kaikki 54 isyysrahapäivää erikseen esimerkiksi vanhempainvapaan jälkeen.
54 babalık parası gününün tamamını örneğin ebeveynlik izninden sonra ayrı olarak da kullanabilirsiniz.بإمكانك أيضاُ أن تستغل كل الـ 54 يومًا لنقود الأبوة بشكل منفصل على سبيل المثال بعد إجازة الوالدين.
Açılış gününü hatırlıyorum.Ich erinnere mich an die Ausstellungseröffnung.
Açılış gününü hatırlıyorum.Îmi aduc aminte ziua deschiderii.
Açılış gününü hatırlıyorum.개막하던 날에 벌어진 일을 기억합니다.
Açılış gününü hatırlıyorum.Pamiętam dzień otwarcia.
Açılış gününü hatırlıyorum.Recuerdo el día de la inauguración.
Açılış gününü hatırlıyorum.Ricordo il giorno dell'apertura.
Açılış gününü hatırlıyorum.Θυμάμαι την μέρα των εγκαινίων
Açılış gününü hatırlıyorum.Помня деня на откриването.
Açılış gününü hatırlıyorum.Я помню день открытия.
Açılış gününü hatırlıyorum.אני זוכר את יום הפתיחה.
Açılış gününü hatırlıyorum.أتذكر جيداً يوم الإفتتاح.
Açılış gününü hatırlıyorum.私は予定より ちょっと遅れて到着し
Ama size gününüzü göstermek için yapmak gereken yer, alıp bu parmakları birleştirmektir.Aber alles was ich tun muss um euch zurück auf euren Platz zu verweisen ist diese Finger zu vereinen.
Ama size gününüzü göstermek için yapmak gereken yer, alıp bu parmakları birleştirmektir. [elini yumruk yapar]하지만 당신의 장소에서 다시 당신을 할 필요가 그 자리를 함께 가져.
Ama size gününüzü göstermek için yapmak gereken yer, alıp bu parmakları birleştirmektir. [elini yumruk yapar]Όμως το μόνο που πρέπει να κάνω για να σε βάλω πίσω στην θέση σου είναι να ενώσω τα δάχτυλα.
Ama size gününüzü göstermek için yapmak gereken yer, alıp bu parmakları birleştirmektir. [elini yumruk yapar]لكن كل ما علي فعله هو إعادتك إلى مكانتك و جمع تلك الأصابع مع بعضها البعض
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.22,000以上ある インドの方言のうち
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Con la excepción de que no he vivido un solo día de mi vida allí.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Doar că nu am trăit nici măcar o zi acolo.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Hanya saja, saya tidak pernah tinggal disana.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Ich habe aber keinen einzigen Tag meines Lebens in Indien gelebt.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Kivéve, hogy egyetlen napot sem éltem ott.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.하지만, 저는 제 인생에서 단 한 번도 그곳에서 살아본 적이 없고
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Men jag har inte levt en enda dag av mitt liv där.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Men jeg har ikke boet en eneste dag i mit liv der.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.O problema é que nunca vivi lá um único dia.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Paitsi etten ole asunut Intiassa päivääkään.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Poza tym nie spędziłem tam nawet jednego dnia.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Sauf que je n'ai jamais vécu un seul jour de ma vie là-bas.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Tranne che non ci ho mai vissuto un giorno della mia vita.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Trừ việc, tôi chưa từng sống ở đó một ngày trong đời của tôi.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Όμως, δεν έχω ζήσει εκεί ούτε μία μέρα της ζωής μου.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Правда, я не прожил там ни одного дня.

İlgili Sayfalar