İçinde gümüşün olan bloklar kazmayla yavaş kazılır ve kırıldığında blok çıkmaz.Pouco a pouco o fio atravessa o bloco sem, ao mesmo tempo, quebrá-lo.
Birinci nesil iPod Minis beş renkte mevcuttu: gümüş, altın, pembe, mavi ve yeşil.Inicialmente a Apple disponibilizou o iPod mini em cinco cores: prateado, dourado, azul, rosa e verde.
İbrahim tarlayı Efron'dan 400 şekel gümüşe almıştı.Entre elas, Kopp recolheu cerca de quarenta espadas de ferro.
4 yıl sonra Berlin'deki oyunlarda gümüş madalya aldı.Quatro anos depois, em Berlim, conquistaria a prata na mesma prova.
2009 - Avrupa Ligi-Gümüş madalya.2009/10 - Europa League - Eliminado pelo Lazio.
Kuyumculukta altının genellikle gümüşlü, palladyumlu, bakırlı veya platinli alaşımları çok kullanılır.Neste caso são geralmente utilizados lingotes de ouro, prata ou platina.
16. yüzyılın sonunda Amerikan gümüşü, toplam İspanya bütçesinin %20'lik kısmına ulaşmıştı.No final do século XVI, a prata americana era responsável por 1/5 de todo o comércio da Espanha.
1973-Dünya Kupası-Gümüş madalya.Bota d'Ouro europeu 1973/1974.
Bu etkinliğe Gümüş sponsorluk ile katkıda bulunulmuş ve Pardus standı kurulmuştur.Isso foi conseguido pela propulsão sob o solo e pela estabilização das mãos.
Swift performansı sırasında parlak, gümüş renkli iki parçalı bir elbise giydi.Na noite do evento usava uma gabardina lilás sobre um pedaço de roupa roxa e dois brilhantes.
Suphal 400.000 dirhem gümüş fidye ödedikten sonra serbest bırakıldı.O seu servo libertou-o pagando um resgate de 4000 libras de prata.
Bir gram gümüşten 2 km uzunluğunda ince tel çekilebilir.O uivo de um lobo-cinzento pode ser ouvido a uma distância de até 1 quilômetro.
Daha sonra gümüşün ayarı giderek düşürüldü.Os preços de prata baixaram drasticamente.
Çekoslovakya gümüş madalyada kaldı.Inclui as medalhas da Checoslováquia.
26 Mayıs 1917'de İtalya Gümüş Askeri Cesaret Madalyası ile ödüllendirildi.Ele foi premiado com a Medalha para o Valor Militar italiana, de prata, em 26 de maio de 1917.
Gümüşhane'deki diğer köylerle benzerlik göstermektedir.Existem alguns pratos parecidos no Vietnã.
2007 - Dünya Kupası - Gümüş madalya.Relógio d'Água 2005 - Ponto pé de flor.
15 kilogram ağırlığında ve gümüş renktedir.Ela pesa 20 kg e é feita de prata esterlina.
Bu sikkeler küçük değerlerde idiler ve bronz ve gümüşten oluşmaktaydılar.Era restrito às moedas de baixa denominação de bronze e prata.
Ayazağa kampüsünden Taşkışla ve Gümüşsuyu kampüslerine metro hattı üzerinden ulaşım mümkündür.Poderá trocar de uma linha à outra e de linha de metrô aos trens periféricos.
Madalya gümüş kaplama olup 5000 sterlinlik bir para ödülü ile birlikte verilmektedir.O prêmio é dotado com 5.000 dólares e uma medalha de ouro.
Plakalar genelde alüminyum ve gümüş kaplamalı olarak tasarlanır.Geralmente composta de cobre e prata.
Nişanın her üç sınıfının tuğraları gümüş üzerine altın kaplamadır.Cada ponto dentro das caixas representa uma disputa de medalha de ouro.
2015 Avrupa Oyunları - Gümüş madalya. ^ "Baku 2015 European Games - Volleyball - Women" (İngilizce).«2015 European Games - Beach Volleyball - Ranking - Men» (em ingles).
Lipnitkaia, Adelina Sotnikova'nın ardında 2014 Rusya Artistik Patinaj Şampiyonası'nda gümüş madalya aldı.Como treinadora, ela levou Adelina Sotnikova em 2014 a medalha de ouro olímpica.
Ayrıca ilçede birkaç kale kalıntısı, eski mezarlıklar ve de bir gümüş madeni bulunmaktadır.Na atualidade permanecem no local um par de fundações, duas sepulturas e vários poços da velha mina.
Birisine ‘’Telperion’’ (gümüş ağaç), diğerine ‘’Laurelin’’ (altın ağaç) adını verdi.Ze werden "Telperion" (zilveren boom) en "Laurelin" (gouden boom) genoemd.
Andy Williams 18 Altın plak ve 3 gümüş plak çıkardı.Andy Williams vergaarde gedurende zijn zangcarrière 18 gouden platen en 3 platina platen.
Mücadele sonunda gümüş madalya verilmedi.Er werd geen zilveren medaille uitgereikt.
Crisis on Infinite Earths'e kadar Gümüş Çağ gerçekliği devam etti.Dit gebeurde middels het verhaal Crisis on Infinite Earths.
Çin'e kaybettikleri final sonrasında gümüş madalya kazandı.Ze verloren tegen China in de finale en kregen de zilveren medaille.
4 yıl sonra Berlin'deki oyunlarda gümüş madalya aldı.Vier jaar later won ze op de Spelen van Barcelona een zilveren medaille.
Oylamayı ikinci ve üçüncü sırada bitiren futbolcular ise Gümüş Top ve Bronz Top ödüllerini kazanırlar.De voetballers die als tweede en derde eindigen ontvangen een Zilveren en Bronzen Schoen.
Yücebelen, Gümüşhane ilinin Torul ilçesine bağlı bir köydür.De heilige staat op een groene steur, de steur is haar attribuut.
Gümüş (Ak) yeleli atını her gün doğudan batıya sürer.De sterrenhemel draait iedere dag van oost naar west om een vaste pool.
Gümüş gibi parlaktır.Als pasiveerlaag bij zilver.
Altın, gümüş, kalay, bakır, kurşun ve cıva demir gibi elementler eski çağlardan beri biliniyordu.Sommige elementen zoals goud, zilver, ijzer en koper zijn al heel lang bekend.
Kanada'da yapılan yarışmada çift Tessa Virtue & Scott Moir çiftinin ardından gümüş madalya aldı.Daarentegen behaalde het Canadese paar Tessa Virtue / Scott Moir nu de tweede plaats.
2010 yılında ise ise gümüş madalya kazandı.Eerder won ze een zilveren WK-medaille in 2010.
2006 Asya oyunlarında Gümüş madalya.2006 Aziatische Spelen zilver Medaille.
Sonradan göç eden Gümüşhaneliler ile çift örflü bir mahalledir.Achter dit dwarshuis bevindt zich nog een dwarshuis (het zijhuis).
En çok bilinen kıymetli metaller altın ve gümüştür.Een goed voorbeeld zijn de metalen zilver en goud.
Takım olimpiyatlardan gümüş madalya ile döndü.De wisselploeg behaalde olympisch zilver.
Şehrin yakınlarında bakır-, gümüş,- ve altın madenleri bulunur.In de buurt van de stad bevinden zich goud-, zilver-, en kopermijnen.
Arjantin’in adı Latince ‘’Argentum’’ (gümüş) kelimesinden gelir.De naam van de berg is afgeleid van het latijnse argentum (zilver).
Gümüş nitrat (AgNO3): En önemli gümüş tuzudur.Zilvernitride (Ag3N) is het nitride van zilver.
Bu isim, 1950'li yıllarda, Gümüşkol olarak değiştirilmiştir.Dit water was zo helder dat de naam in de jaren vijftig werd veranderd in Kristalbad.
Möngün sözü gümüş anlamına gelmektedir.Het woord tun betekent steen.
İlyadada da 'gümüş ayaklı' olarak adlandırılır.Men noemt het een koppel (van krachten).
Madalya gümüş kaplama olup 5000 sterlinlik bir para ödülü ile birlikte verilmektedir.Het gaat om een zilveren medaille en een geldprijs van £1000.
Madencilikte de altın ve gümüş liç proseslerinde kullanılmaktadır.Ook voor de miniaturen werd gebruikgemaakt van goud- en zilverinkt.
Her seviyede harcanan zamana göre oyuncuya Altın, Gümüş veya Bronz madalya verilir.Naargelang de behaalde missie doelen krijgt de speler een bronzen, zilveren of gouden medaille.
Gümüş para ise oyun oynayarak kazanılan bir şeydir.Speelgeld is geld dat binnen een spel wordt gebruikt.
Bir gram gümüşten 2 km uzunluğunda ince tel çekilebilir.Van 1 gram goud kan bijvoorbeeld een draad van 2 km lengte getrokken worden.
Serbest dansta ikinci olan çift Meryl Davis / Charlie White'ın ardında gümüş madalya aldı.Het Amerikaanse paar Meryl Davis / Charlie White werd tweede.
Okyanusta rengi yanlarda gümüşî, sırtı koyu mavi renktedir.De op zee verblijvende zalm is zilverkleurig met een groenblauwe rug.
Tüylerinin uçları gümüş renklidir.De officierkruisen zijn van verguld zilver.
Gümüş sörf tahtasında uyur.Zilveren maan bij de Vlinderstichting.
Bunu daha sonra saf gümüş ile yapılan paralar izledi.Daarna ging ook hij over op verguld zilveren medailles.
Sadece iki kez gümüş madalya aldı.Ze behaalde twee keer zilver.