İhtiyaten biri Gümüşhane’de, diğeri Of’ta iki tabur da hazır tutulmuştur.Один из них был в носовой части, другой на корме, и два по бортам.
2002 ve 2010 Kış Olimpiyatlarında normal ve geniş tepede gümüş madalya almıştır.Двукратный серебряный призёр зимних Олимпийских игр 2010 года на нормальном и большом трамплине.
Büyük gümüş paralarla alışverişin olduğu yeni dönemde azizlerin tasvirleri yeniden görünmeye başladı.С началом возвращения зданий монастырю постепенно стали появляться новые святыни.
Bu yarışlar sonucunda altın, gümüş veya bronz madalya alıp puan kazanılıyor.За их выполнение даются бронзовая, серебряная или золотая медаль, в зависимости от результата.
2008 - World Grand Prix-Gümüş madalya.2008 — лауреат международной премии International Color Awards.
Ninetta ona babasının kendine verdiği babasının evinden gelmiş gümüş kaşığı satar.В ответ Тэйто даёт ей куклу, которую сделал для неё.
Ödüller Altın ve Gümüş ayılardır.Награждён золотыми и серебряными часами.
Rus sporu 4x400 takımında ise 3:20.23'le yine gümüş madalyanın sahibi oldu.Лучшие российские хоккеисты вновь уступили сильнейшим иностранным игрокам со счетом 8:11.
Amansız bir mücadele sonucunda Ruslar geri püskürtülmüş (Sabri Özcan, Ruslar’ın Gümüşhaneyi İşgali).Любителей перекраивать историю поймают за руку (рус.)
2000'den beri Transdinyester Cumhuriyet Bankası gümüş ve altından yapılmış ender madeni paralar yayınladı.С 2000 года Ишханян создаёт эскизы памятных золотых и серебряных монет.
Dünya Gençler şampiyonasına üçüncü kez katıldı ve gümüş madalya aldı.Регир впервые сыграл на молодёжном чемпионате мира в 1999 году, где он выиграл серебряную медаль.
Bu kararnameyle Attik Delos Birliği üyelerinin gümüş para basması yasaklanmıştır.В то же время стимулирующие средства для данной возрастной группы запрещены.
1953 ve 1955 Dünya Güreş Şampiyonası'nda gümüş madalyanın sahibi oldu.На чемпионатах мира 1953 и 1955 годов становился обладателем серебряной медали.
Takımın logosuda siyah, beyaz ve gümüş renkleri olarak değiştirildi.Во всех купленных командах командные цвета были заменены на серебряные и черные.
Dikilitaşın tepesi genelde altın veya gümüşle kaplanır.Иногда головка делается из золота или серебра.
Altın, gümüş, platin ve palladyumun ISO 4217 belgeleri vardır.تمتلك كل من الذهب والفضة والبلاتين والبلاديوم رمز عملة ISO 4217.
Sarayda ayrıca 581 tane kristal ve gümüşten yapılmış şamdan mevcuttur.بالإضافة إلى كل هذا هناك خمسمائة وواحد وثمانون شمعدانا في القصر صنعت من الفضة والكريستال.
Myanmar'ın en yüksek başarısı 1993 yılında kazandığı gümüş madalyadır.ومنذ ذلك الحين أفضل إنجاز حققته ميانمار هو الحصول على الميدالية الفضية في 1993.
Önce Altın tüm taşlarını dizer, sonra Gümüş.كان يُسك أولًا من الذهب، ثم صار فيما بعد من الفضة.
16. yüzyılın sonunda Amerikan gümüşü, toplam İspanya bütçesinin %20'lik kısmına ulaşmıştı.وبحلول نهاية القرن ال16 مثلت الفضة القادمة من الأمريكيتين خمس إجمالي ميزانية إسبانيا الكلية.
Üretilen apsar sayısı azdır; 2.000 gümüş apsar ve 1000 altın apsar bulunmaktadır.عدد القطع النقدية المصنوعة قليل : 2،000 قطعة فضية و1،000 ذهبية.
Buna göre gümüş (kötü para), altını (iyi parayı) dolaşımdan çıkarmıştır.(وبما أنفقوا من أموالهم) في نكاحهن كالمهر والنفقة" انتهى بتصرف يسير.
Takım halinde ise finalde yine İtalya ile karşılaşan Ruslar, 39-45 mağlup olarak gümüş madalya kazanmışlardır.التقى الفريق الروسي مع الفريق الإيطالي مجدداً في النهائي وخسر مرة أخرى 39-45.
Daha sonra gümüş madalya ve son olarak da bronz madalya sayıları göz önünde bulundurulmaktadır.كما تُؤخذ بعين الاعتبار بعد ذلك عدد الميداليات الفضية ثم عدد الميداليات البرونزية.
Genelde gümüş ipliklerle dokunarak yapılır.ثوبها يماتن الموقع وهو غالبًا بلون الاغصان.
Takımlarda altın madalya, bireyselde ise denge aletinde gümüş madalya kazandı.انها فعلت، ولكن الفوز بالميدالية الذهبية على جهاز عارضة التوازن.
11 Eylül 1883 tarihinde yapılan düzenlemeyle gümüş ve altın olarak iki sınıfa ayrıldı.في 11 سبتمبر 1883، صدر فرمان بتقسيم الوسام إلى فئتين: ذهبية وفضية.
Doğum yapmasından iki ay sonra da Rusya Millî Eskrim Şampiyonası'nda gümüş madalya kazanmıştır.بعد شهرين حصلت على الميدالية الفضية في بطولة روسيا الوطنية.
Gümüş bir tahtı vardır.كان لديه عرش فضي.
Nevada, gümüş madeninin tarihi ve ekonomik değerinden ötürü "Gümüş Eyalet" (Silver State) olarak tanınır.تعرف نيفادا رسميا باسم "الولاية الفضية" بسبب أهمية الفضة في تاريخها واقتصادها.
Som gümüş Gümüşطاسة من الفضة.
Tüm silahları gümüştendir.أسلحتهن كلها مصنوعة من الذهب.
Madalya gümüş kaplama olup 5000 sterlinlik bir para ödülü ile birlikte verilmektedir.الميدالية فضية مذهّبة ويقدم مع الجائزة مبلغ 1,000 باوند إسترليني وشهادة تقدير.
Gümüş gibi parlaktır.حسبه مثلها فضة.
Saf gümüş kolay paslanmaz.سبر الأغوار ليس بالأمر السهل.
Gümüşyazı, Adana ilinin Yüreğir ilçesine bağlı bir mahalledir.التي تعد ولاية بهار قلبها النابض.
Her zaman için dünya gümüş üretimi, altın üretiminden fazladır.يفوق إنتاج أوروبا من السلع المصنعة إنتاج أي قارة أخرى.
2007-Dünya Kupası-Gümüş madalya.مأكولات شعبية بحرينية 2013 للميلاد.
2006 Asya oyunlarında Gümüş madalya.فاز بالميدالية الفضية في دورة الألعاب الآسيوية 2006.
Dış görünümü bilinmemekle birlikte, metalik giri ya da gümüş beyazı olduğu tahmin edilmektedir.مظهر العنصر غير معروف, ويمكن أن يكون فضي أبيض أو رمادي فلزي.
Mecidî Nişanı ve Gümüş İmtiyaz Madalyası sahibidir.مختصر التذكرة في أحوال الموتى وأمور الآخرة (تذكرة القرطبي).
Gümüşhane Üniversitesi, 2008 yılında Gümüşhane'de Devlet Üniversitesi olarak kurulmuştur.تم إنشاء الجامعة في إطار مشروع الاتحاد من أجل المتوسط في عام 2012.
Söz gümüşse, sükut altındır.إذا كان الكلام من فضة فالسكوت من ذهب.
Örneğin bir gömlek beş gümüş deben, bir sığır fiyatı ise 140 debendi.Por exemplo, uma camisa custava cinco deben de cobre, enquanto uma vaca custava 140 deben.
Buna ek olarak, Çin, 2004 yılında 2,450 ton gümüş ve 215 ton altın üretti.Ademais, a China produziu 2.415 toneladas de prata e 215 toneladas de ouro em 2004.
Dört farklı ödül vardır; Gümüş Play Düğmesi, 100.000 aboneye ulaşan kanallar için.Existem quatro níveis de recompensas: O Botão de Prata, para canais com 100.000 inscritos.
Altın, gümüş, platin ve palladyumun ISO 4217 belgeleri vardır.O ouro, prata, platina e paládio cada todos um código de moeda ISO 4217.
Japonya bu dönemde, bakır ve gümüşün büyük bir ihracatçısı olmuştu.O Japão tornar-se-ia, nesse período, num importante exportador de cobre e prata.
Savaşın ardından Krum, Nikiforos’un kafatasını gümüşle kaplattı ve onu şarap bardağı olarak kullandı.Após a batalha, Crum banhou o crânio de Nicéforo em prata e o utilizou como copo de vinho.
Altın ve Gümüş olmak üzere iki sınıftan oluşmaktadır.Está dividida em duas classes: ouro e prata.
IPad Mini 3'te olduğu gibi, iPad Mini 4 üç renkte mevcuttur: Uzay Gri, Gümüş ve Altın.Assim com o iPad mini 3, a quarta geração também está disponível nas cores prateado, dourado e cinza espacial.
Japonya dönemin en büyük bakır ve gümüş ihracatçısıydı.O Japão também veio a se tornar um grande exportador de cobre e prata durante o período.
Bunu daha sonra saf gümüş ile yapılan paralar izledi.Ele foi retratado em uma moeda feita de prata pura.
Küçük gümüş martıdan daha büyüktür.Mais rara até que o diamante.
Ayrıca orijinal gümüş modeline dahil olmayan yeni yeniden tasarlanmış kulaklıklar da geldi.Com eles vem um novo fone de ouvidos redesenhado que não acompanha o prateado original.
16. yüzyıl boyunca İspanya, Amerika kıtasından gelen akılalmaz altın ve gümüş kaynaklarına sahip olacaktır.Durante o século XVI, a Espanha chegou a ter uma verdadeira fortuna em ouro e prata extraídos das "Índias".
Gümüş klorür AgCl formüllü bileşik.Considerando uma solução saturada de cloreto de prata, AgCl.
Buralarda da ilk paralar elektrumdan (altın ve gümüş karışımı) yapılıyordu.As suas moedas estavam feitas de electro (liga com prata e ouro).
Bu idollerden biri altın, biri gümüş, biri mermer, dokuzu ise deniz kabuklarından yapılmış idollerdir.O revide é o vale-seis, e deste o Panueve (ou vale-nove).
Sikelgaita büyük miktar gümüşü bir başka zaman hastalanması üzerine sağlığına kavuşmak için bağışladı.Ela doou também uma grande quantidade de prata numa tentativa de recuperar a saúde em outra ocasião.