Ve birden ortak bir deneyime dönüştü, ve şimdi artık gülebileceği komik bir olay oldu.Und als es dann zu einer gemeinsamen Erfahrung wurde, war es lustig und etwas, über das sie lachen konnte.
Ve birden ortak bir deneyime dönüştü, ve şimdi artık gülebileceği komik bir olay oldu.Và một khi nó đã trở thành một trải nghiệm chung nó hài hước và là một cái gì đó mà cô ấy có thể cười.
Ve birden ortak bir deneyime dönüştü, ve şimdi artık gülebileceği komik bir olay oldu.Αλλά μόλις έγινε κοινή εμπειρία, έγινε αστεία, και κάτι με το οποίο θα μπορούσε να γελάσει.
Ve birden ortak bir deneyime dönüştü, ve şimdi artık gülebileceği komik bir olay oldu.А коли він став спільним досвідом, то видався смішним і викликав у неї сміх.
Ve birden ortak bir deneyime dönüştü, ve şimdi artık gülebileceği komik bir olay oldu.И след като стана споделено изживяване, беше смешно и нещо, на което и тя може да се смее.
Ve birden ortak bir deneyime dönüştü, ve şimdi artık gülebileceği komik bir olay oldu.אבל ברגע שזה הפך לחוויה משותפת, זה היה מבדח, ומשהו שהיא יכלה לצחוק עליו.
Ve birden ortak bir deneyime dönüştü, ve şimdi artık gülebileceği komik bir olay oldu.وبعد ذلك عندما أصبحت تجربة مشتركة، كانت ممتعة و مثيرة لضحكها.
Ve birden ortak bir deneyime dönüştü, ve şimdi artık gülebileceği komik bir olay oldu.但喺當佢開始同其他人有交流之後 我哋无着裤就变成一件搞笑唧事喇
Ve birden ortak bir deneyime dönüştü, ve şimdi artık gülebileceği komik bir olay oldu.笑える状況になったからです 電車は今6ラインの
Ve burası için bir gülen yüz yapalım.25~30なら太りすぎです。
Ve burası için bir gülen yüz yapalım.Ik zal er een smiley bijzetten
Ve burası için bir gülen yüz yapalım.Proto si tu nakreslíme malého smajlíka.
Ve burası için bir gülen yüz yapalım.Vou escrever um smile sorridente aqui.
Ve burası için bir gülen yüz yapalım.Zaznaczę to uśmiechniętą buźką.
Ve burası için bir gülen yüz yapalım.لذا سأرسم وجها صغيرًا مبتسمًا للنطاق.
Ve onlar da, 'Güle güle, sana yeteri kadar hizmet ettik. " diyorlar.A tímto řeknou: "Nashledanou, už jsme ti sloužily dost." Odejdou.
Ve onlar da, 'Güle güle, sana yeteri kadar hizmet ettik. " diyorlar.Ez maga az ÉN. Igen. Vesd el a gondolatot, hogy bármi is megakadályozhat abban, hogy Ez legyél.
Ve onlar da, 'Güle güle, sana yeteri kadar hizmet ettik. " diyorlar.Ja siksi ne sanovat: "Näkemiin, olemme palvelleet sinua tarpeeksi." Sitten ne lähtevät.
Ve onlar da, 'Güle güle, sana yeteri kadar hizmet ettik. " diyorlar. Ve gidiyorlar.ואז הן אומרות: "שלום, שירתנו אתכם מספיק" והן הולכות.
Ve onlar da, 'Güle güle, sana yeteri kadar hizmet ettik. " diyorlar.Ze bezitten meer licht of zo als ze voortkomen uit dat zien. Op zijn beste. Ja.
Ve onlar da, 'Güle güle, sana yeteri kadar hizmet ettik. " diyorlar.А потом они говорят "Пока. Мы сделали свое дело" и уходят.
Ve tabi, gülen yüzler.A samozřejmě šťastné obličeje.
Ve tabi, gülen yüzler.A samozrejme, šťastné tváre.
Ve tabi, gülen yüzler.E, ovviamente, facce felici.
Ve tabi, gülen yüzler.És természetesen, mosolygós arcok.
Ve tabi, gülen yüzler.Et, bien sur, les visages heureux.
Ve tabi, gülen yüzler. Her tür yüzü görmek kolaydır.E, claro, caras felizes, de todo o tipo, são fáceis de ver.
Ve tabi, gülen yüzler. Her tür yüzü görmek kolaydır.Và tất nhiên, mặt vui, hay các kiểu mặt đều dễ nhìn ra.
Ve tabi, gülen yüzler. Her tür yüzü görmek kolaydır.Y claro, caras felices, caras de todo tipo son fáciles de ver.
Ve tabi, gülen yüzler.In seveda - srečni obrazi.
Ve tabi, gülen yüzler.Ja tietysti, iloiset kasvot.
Ve tabi, gülen yüzler.물론 행복한 얼굴들은 더욱 그렇죠.
Ve tabi, gülen yüzler.Och, så klart, även Smileys.
Ve tabi, gülen yüzler.Og, selvfølgelig, glade ansigter.
Ve tabi, gülen yüzler.Şi, bineînţeles, feţe vesele.
Ve tabi, gülen yüzler.Und vor allem: glückliche Gesichter.
Ve tabi, gülen yüzler.Uśmiechnięte twarze również.
Ve tabi, gülen yüzler.Vooral dan, blije gezichten.
Ve tabi, gülen yüzler.Και, φυσικά, χαμογελαστά πρόσωπα.
Ve tabi, gülen yüzler.И, конечно же, счастливые лица.
Ve tabi, gülen yüzler.И разбира се, особено щастливите лица.
Ve tabi, gülen yüzler.וכמובן, פרצופים שמחים.
Ve tabi, gülen yüzler.وبطبيعة الحال ، الوجوه السعيدة.
Ve tabi, gülen yüzler.どのような種類の顔も簡単に見分けることができます
Ya da açı-kenar-kenar diyip biraz gülebilirsiniz.그리고 조금 웃는거죠..(ASS=똥구멍이라는 뜻도 가지고 있음..)
Ya da açı-kenar-kenar diyip biraz gülebilirsiniz. Peki bunun eşliği kanıtlamadığını nasıl anlayacağız?Zatem jest to bok-bok-kąt lub mógłbyś nazwać kąt-bok-bok i pochichotać trochę z nazwy.
Ya da açı-kenar-kenar diyip biraz gülebilirsiniz.وهذا مضحك قليلاً
Yani bu kenar-kenar-açı. Ya da açı-kenar-kenar diyip biraz gülebilirsiniz.Takže je to věta strana-strana-úhel, nebo ji můžete nazvat i úhel-strana-strana a zasmát se tomu.
Yani bu kenar-kenar-açı. Ya da açı-kenar-kenar diyip biraz gülebilirsiniz.Takže je to veta strana-strana-uhol, alebo ju môžete volať aj uhol-strana-strana a zasmiať sa na tom.
Yani bu kenar-kenar-açı. Ya da açı-kenar-kenar diyip biraz gülebilirsiniz.VI kan kalde den her situation for side-side-vinkel eller vinkel-side-side. .
Yani gelecek videoda görüşürüz. Güle güle.De skal give en bedre forståelse af, hvad funktioner virkelig er.
Yani gelecek videoda görüşürüz. Güle güle.מבחני המתמטיקה שלך, ואולי לקבל תחושה של מה פונקציות
Yaptığım her espriye gülen Ve bunların yarısı komik bile değilRiant à n'importe laquelle des mes blagues alors que la moitié d'entre elles ne sont pas drôles
Yaptığım her espriye gülen Ve bunların yarısı komik bile değilSmejúci sa v každom z mojich vtipov a polovica z nich nie je sranda
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar.나이든 사람들은 찌푸리거나 화난 사진보다는
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Ältere Menschen sahen zu den lächelnden Gesichtern und weg von den stirnrunzelnden, ärgerlichen Gesichtern.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.As pessoas idosas olham para as caras sorridentes e não para as caras sisudas, zangadas.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Az idősek a mosolygó arcok felé néztek, és elkerülték a rosszalló, dühös arcokat.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Bătrânii privesc feţele zâmbitoare şi îşi feresc privirea de la cele încruntate, nervoase.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Le persone anziane guardano i visi sorridenti piuttosto che quelli accigliati o arrabbiati.