Ana içeriğe geç
Sözlük

güle ile cümle

güle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Người lớn tuổi nhìn về hướng các khuôn mặt tươi cười và tránh xa mặt buồn, tức giận.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Orang tua meliha muka-muka yang tersenyum dan menghindari muka-muka berkerut, muka-muka marah.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Ouderen kijk naar de lachende gezichten en weg van de fronsende, boze gezichten.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Starsi patrzą raczej w stronę uśmiechniętych.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.По-възрастните хора гледат към усмихнатите лица и странят от намръщените ядосани лица.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Пожилые люди смотрят на улыбающиеся лица и отворачиваются от хмурых и злых лиц.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Старші люди дивилися на усміхнуті обличчя і відверталися від насуплених, злих облич.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar.המבוגרים יותר הביטו אל הפרצופים המחייכים
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar.كان كبار السن ينظرون في اتجاه الوجوه المبتسمة
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar.しかめ面や怒った顔を避けていました
Yeni CEO'muzu davet ettim, ve bir salon dolusu gülen kafirleri görür görmez tepkisi şu oldu:나는 우리의 새 CEO를 초대했습니다. 우리가 신앙심이라고는 없는 웃음으로 가득찬 공간을 가지고 있다는 것을 그가 깨닫자마자 그의 반응은 매우 단순했습니다.
Yeni CEO'muzu davet ettim, ve bir salon dolusu gülen kafirleri görür görmez tepkisi şu oldu:הזמנתי את המנכ"ל החדש שלנו, ברגע שהוא הבין שיש לו חדר מלא בכופרים צוחקים, התגובה שלו היתה מאוד פשוטה:
Yeni CEO'muzu davet ettim, ve bir salon dolusu gülen kafirleri görür görmez tepkisi şu oldu:دعوت رئيسنا التنفيذي، وحالما أدرك أن لدينا قاعة غاصة بهمجيين ضاحكين, كان رد فعله في غاية البساطة:
Yeni CEO'muzu davet ettim, ve bir salon dolusu gülen kafirleri görür görmez tepkisi şu oldu:笑い転げる異端者で溢れかえる部屋を見るや否や 分かりやすい反応をしました 「やろうじゃないか それから
Yerinde olsam ona... ..."İyi yolculuklar, güle güle" derdim."Buon viaggio, a presto". Io li saluto cosė.
Yerinde olsam ona... ..."İyi yolculuklar, güle güle" derdim."Călătorie plăcută..." "... ne vedem în curând", aş spune...
Yerinde olsam ona... ..."İyi yolculuklar, güle güle" derdim."Faites bon voyage, à la prochaine"... C'est ce que je dirais...
Yerinde olsam ona... ..."İyi yolculuklar, güle güle" derdim."Imejte se lepo, še se vidimo", jim rečem.
Yerinde olsam ona... ..."İyi yolculuklar, güle güle" derdim.'Prettige reis, tot ziens', zou ik zeggen...
Yerinde olsam ona... ..."İyi yolculuklar, güle güle" derdim."Tenha uma boa viagem, vejo-te em breve", diria eu...
Yerinde olsam ona... ..."İyi yolculuklar, güle güle" derdim."Ten un buen viaje, hasta la vista", decía...
Yerinde olsam ona... ..."İyi yolculuklar, güle güle" derdim."Καλό ταξίδι, θα τα ξαναπούμε", έλεγα...
Yerinde olsam ona... ..."İyi yolculuklar, güle güle" derdim.Я всегда им говорю: "Приятного путешествия, до встречи".
Yerinde olsam ona... ..."İyi yolculuklar, güle güle" derdim."أتمنى لكم رحلة سعيدة أراكم لاحقا" ،هذا ما اعتدت قوله
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.( 39 : 21 ) Khi nó đập cánh bay lên , Bèn nhạo_báng ngựa và người cỡi ngựa .
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.(39:21) Khi nó đập cánh bay lên, Bèn nhạo báng ngựa và người cỡi ngựa.
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.(39:21) Quand elle se lève et prend sa course, Elle se rit du cheval et de son cavalier.
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.Časem svým zhůru se vznášeje, posmívá se koni i jezdci jeho.
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.Cînd se scoală şi porneşte, rîde de cal şi de călăreţul lui.
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.Ei se ajattele, että jalka voi ne särkeä ja metsän eläimet polkea ne rikki.
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.És elfeledi, hogy a láb eltiporhatja, és a mezei vad eltaposhatja azokat.
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.Hon bryr sig ej om att en fot kan krossa dem, att ett vilddjur kan trampa dem sönder.
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.Kadar se vzdigne, da leti, zasmehuje konja in jezdeca.
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.그러나 그 몸을 떨쳐 뛰어갈 때에는 말과 그 탄 자를 경히 여기느니라
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.Ma quando giunge il saettatore, fugge agitando le ali: si beffa del cavallo e del suo cavaliere
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.og den glemmer at en fot kan klemme dem itu, og markens ville dyr trå dem i stykker.
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.Pero cuando levanta las alas para correr, se ríe del caballo y del jinete
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.Quando ela se levanta para correr, zomba do cavalo, e do cavaleiro.
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.tænker ej på, at en Fod kan knuse dem, Vildtet på Marken træde dem sønder?
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.Tetapi apabila ia mulai berlari kencang, ia mengalahkan kuda serta penunggang
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.V taký čas, keď zatrepoce krýdlami na výšine, vysmeje sa koňovi i jeho jazdcovi.
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.Według czasu podnosi się ku górze, a naśmiewa się z konia i z jeźdźca jego.
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.Ze vergeet daarbij dat iemand ze kan kapottrappen of dat de wilde dieren ze kunnen vernielen.
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.Zu der Zeit, da er hoch auffährt, verlacht er beide, Roß und Mann.
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.οσακις σηκονεται ορθιος, καταγελα του ιππου και του αναβατου αυτου.
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.а когда поднимется на высоту, посмевается коню и всаднику его.
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.Когато стане да бяга Присмива се на коня и на ездача му.
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.כעת במרום תמריא תשחק לסוס ולרכבו׃
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.عندما تحوذ نفسها الى العلاء تضحك على الفرس وعلى راكبه
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.他 幾 時 挺 身 展 開 翅 膀 、 就 嗤 笑 馬 和 騎 馬 的 人
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.他 幾時 挺身 展 開 翅膀 、 就 嗤笑 馬 和 騎馬 的 人
Yine de son gülen ben olacağım.Én fogok utoljára nevetni.
Yine de son gülen ben olacağım.Eu voi fi insa cel din urma care o sa rada.
Yine de son gülen ben olacağım.Ich werde aber zuletzt lachen.
Yine de son gülen ben olacağım.Ja jednak zmierzam śmiać się ostatni.
Yine de son gülen ben olacağım. (Kahkahalar)Εγώ θα γελάσω τελευταίος, όμως (Γέλια)
Yine de son gülen ben olacağım.웃는 것도 이게 마지막일겁니다.
Yine de son gülen ben olacağım.Maar ik lach het laatst, let maar op.
Yine de son gülen ben olacağım.Mais, c'est moi qui rirai le dernier.
Yine de son gülen ben olacağım.Però sarò io l'ultimo a ridere.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod