İyi haber şuki, aslında hepimiz gülerek doğuyoruz.Dobrou zprávou je, že se rodíme s úsměvem na rtech.
İyi haber şuki, aslında hepimiz gülerek doğuyoruz.Felizmente, nós nascemos a sorrir.
İyi haber şuki, aslında hepimiz gülerek doğuyoruz.Het goede nieuws is dat we eigenlijk glimlachend geboren worden.
İyi haber şuki, aslında hepimiz gülerek doğuyoruz.Hyvä uutinen on, että me itseasiassa synnymme hymyillen.
İyi haber şuki, aslında hepimiz gülerek doğuyoruz.Kabar baiknya adalah kita terlahir dengan tersenyum.
İyi haber şuki, aslında hepimiz gülerek doğuyoruz.좋은 소식은 우리가 사실 선천적으로 미소짓도록 태너났다는 것입니다.
İyi haber şuki, aslında hepimiz gülerek doğuyoruz.La bonne nouvelle c'est que le sourire est inné.
İyi haber şuki, aslında hepimiz gülerek doğuyoruz.La buena noticia es que en realidad nacemos sonriendo.
İyi haber şuki, aslında hepimiz gülerek doğuyoruz.La buona notizia è che di fatto noi nasciamo sorridendo.
İyi haber şuki, aslında hepimiz gülerek doğuyoruz.Một điều rất tốt là chúng ta thực sự sinh ra cùng với nụ cười.
İyi haber şuki, aslında hepimiz gülerek doğuyoruz.Vestea bună e că ne naștem zâmbind.
İyi haber şuki, aslında hepimiz gülerek doğuyoruz.Τα καλά νέα είναι ότι πραγματικά γεννιόμαστε χαμογελώντας.
İyi haber şuki, aslında hepimiz gülerek doğuyoruz.Добрата новина е, че ние всъщност се раждаме усмихвайки се.
İyi haber şuki, aslında hepimiz gülerek doğuyoruz.Доброю новиною є те, що ми насправді народжуємось посміхаючись.
İyi haber şuki, aslında hepimiz gülerek doğuyoruz.Хорошие новости в том, что на самом деле мы рождаемся с улыбкой.
İyi haber şuki, aslında hepimiz gülerek doğuyoruz.החדשות הטובות הן שלמעשה אנו נולדים מחייכים.
İyi haber şuki, aslında hepimiz gülerek doğuyoruz.والاخبار الجيدة هي اننا في الحقيقة نولد مبتسمين
İyi haber şuki, aslında hepimiz gülerek doğuyoruz.好消息係我哋天生會笑
Kadın: Bugün-- >>Adam: [güler]- Gì thế - Ôi không
Kadın: Bugün-- >>Adam: [güler]- Quel... - Oh oh.
Kadın: Bugün-- >>Adam: [güler]қыз бүгін күнге не?
Kadın: [güler] Kadın!Femme !
Kadın: [güler] Kadın!Frau!
[kadın güler] Kadın: Peki.Was soll ich dieser Frau sagen?
Kadın: [güler] Kadın![笑って] うるさいって
[kadın güler][여자 웃음]
[kadın güler][kvinde griner]
[kadın güler][kvinnan skrattar]
[kadın güler][la donna ride]
[kadın güler][nainen nauraa]
Kadın: [güler][nauraa]
[kadın güler][nő nevet]
[kadın güler][nữ cười]
Kadın: [güler][småskrattar]
Kadın: [güler][směje se]
[kadın güler][śmiech kobiety]
[kadın güler][vrouw lacht]
[kadın güler][ženský smích]
[kadın güler][γυναίκα που γελάει]
[kadın güler][женщина смеется]
Kadın: [güler][смеется]
[kadın güler][المرأة تضحك]
[kadın güler]そうね
[Kadın kendi dilinde konuşur]: Bu, beni kaldırmıyor. [Adam güler.]Celui-ci ne me soulève pas.
[Kadın kendi dilinde konuşur]: Bu, beni kaldırmıyor. [Adam güler.]Das bringt mich nicht hoch.
Kağıdına "+2" yazdım ve bir gülen yüz çizdim.Eu dei-lhe um "+2" pelo questionário e um grande smiley. Ele disse:
Kağıdına "+2" yazdım ve bir gülen yüz çizdim.J'ai marqué un "+2" sur sa feuille et un gros smiley.
Kağıdına "+2" yazdım ve bir gülen yüz çizdim.Le puse "+2" en su examen y una cara feliz grande.
Kağıdına "+2" yazdım ve bir gülen yüz çizdim."Pani Pierson czy to jest dwója?" zapytał.
Kağıdına "+2" yazdım ve bir gülen yüz çizdim.Я поставила "+2" на його роботі і великий смайл.
Kağıdına "+2" yazdım ve bir gülen yüz çizdim.סימנתי "2+" על הבוחן שלו וגם סמיילי גדול.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Că şi-ar bate uşor fratele pe umăr ar răspunde la telefon când sună, ar face cu mâna.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Dá palmadinhas nas costas, pega no telefone quando este toca, diz adeus.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Dà una pacca sulla spalla al fratello, risponde al telefono quando squilla, fa cenni di saluto.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Den klappar brodern på axeln, den svarar i telefonen när den ringer, den vinkar hej då.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.De verdwenen arm geeft een schouderklopje, pakt de telefoon op, zwaait mensen uit.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Es klopft seinem Bruder auf die Schulter, es nimmt das Telefon ab, wenn es klingelt und winkt zum Abschied.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Il pourra donner une tape sur l'épaule de son frère, Il pourra répondre au téléphone, saluer.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.자신의 형제의 어깨를 다독일 수도 있고, 전화가 오면 전화를 받을 수도 있고, 손 인사를 할 수도 있다는 것입니다.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Meg tudja ütögetni a testvére vállát, fel tudja venni a telefont, vagy tud integetni.