güldü ile cümle
güldü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Neden güldüğünüzü gerçekten anlamıyorum.Je ne vois pas ce qui vous faire rire. (Rires)
Neden güldüğünüzü gerçekten anlamıyorum.왜 웃으시는지 모르겠네요
Neden güldüğünüzü gerçekten anlamıyorum.Nie rozumiem czemu się śmiejecie. (Śmiech)
Neden güldüğünüzü gerçekten anlamıyorum.No entiendo por qué se rien.
Neden güldüğünüzü gerçekten anlamıyorum.Nu inteleg deloc de ce radeti.
Neden güldüğünüzü gerçekten anlamıyorum.Res ne razumem, zakaj se smejite.
Neden güldüğünüzü gerçekten anlamıyorum.Sinceramente non capisco perché ridete.
Neden güldüğünüzü gerçekten anlamıyorum.Tôi thật sự không hiểu tại sao các bạn lại cười.
Neden güldüğünüzü gerçekten anlamıyorum.Не понимаю, почему вы смеётесь.
Neden güldüğünüzü gerçekten anlamıyorum.Не разбирам защо се смеете.
Neden güldüğünüzü gerçekten anlamıyorum.אני לא ממש מבין למה אתם צוחקים.
Neden güldüğünüzü gerçekten anlamıyorum.أنا فعلاً لا أفهم لماذا تضحكون.
Öfkelendiniz mi? Güldünüz mü?격분했나요? 혹은 웃었나요?
Öfkelendiniz mi? Güldünüz mü?האם הרגשתם זעם? האם צחקתם?
Öfkelendiniz mi? Güldünüz mü?هل تشعرون بالغضب؟ هل ضحكتم ؟
Öfkelendiniz mi? Güldünüz mü?それはあなたにとってどういう意味でしょう
O her zaman güldüğünden, ben de bilmiyordum.Aangezien hij altijd lachte, wist ik het ook niet.
O her zaman güldüğünden, ben de bilmiyordum.Comme il sourit tout le temps, je n'ai rien vu non plus.
O her zaman güldüğünden, ben de bilmiyordum.Da er immer lacht,weiß ich nichts davon.
O her zaman güldüğünden, ben de bilmiyordum.Dia selalu tersenyum, dan aku juga tidak tahu.
O her zaman güldüğünden, ben de bilmiyordum.I och med han ler hela tiden, så visste jag inte det heller.
O her zaman güldüğünden, ben de bilmiyordum.Nu am stiut nimic pentru ca era mereu cu zambetul pe buze.
O her zaman güldüğünden, ben de bilmiyordum.Vì cậu ấy lúc nào cũng cười nên tôi cũng chẳng biết.
O her zaman güldüğünden, ben de bilmiyordum.Visto che sorride sempre, non lo sapevo nemmeno.
O her zaman güldüğünden, ben de bilmiyordum.Εφόσον πάντα χαμογελάει, δεν το ήξερα ούτε εγώ.
O her zaman güldüğünden, ben de bilmiyordum.Он все время улыбался, так что я тоже ничего не знал.
O her zaman güldüğünden, ben de bilmiyordum.Тя стана ли ти гадже?
O her zaman güldüğünden, ben de bilmiyordum.بما أنه يبتسم دائماً ، فأنا أيضاً لا أعلم
O her zaman güldüğünden, ben de bilmiyordum.お母様
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Ele riu para si mesmo e esfregou o prazo, mãos nervosas juntos.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Er lachte in sich hinein und rieb sich die langen, nervös die Hände zusammen.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Han lo for sig selv og gned sit lange, nervøse hænder sammen.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Hän naurahti itsekseen ja hieroi pitkä, hermostunut kädet yhteen.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Han skrockade för sig själv och gned sin långa, nervösa händer.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller.'Hij grinnikte om zichzelf en wreef zijn lange, nerveuze handen in elkaar.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Il gloussa à lui-même et se frotta longtemps, mains nerveuses ensemble.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Je to zcela jednoduché," řekl, "mé oči mi říkají, že na vnitřní straně
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller.함께 신경 손.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Ông ấy cười với chính mình và cọ xát lâu dài của mình, thần kinh tay với nhau.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."On je zarežal sam pri sebi in si je pomel dolgo, živčni roke skupaj.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Ridacchiò a se stesso e si strofinò il suo lungo, mani nervose insieme.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Usmial sa pre seba a šúchal si dlho, nervózny ruky.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Zaśmiał się do siebie i potarł długo, nerwowego ręce.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Εκείνος γέλασε με τον εαυτό του και να τρίβεται καιρό του, νευρικό χέρια μαζί.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Він посміхнувся про себе і потер довгий, нервові руки разом.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Той се засмя на себе си и потърка дългите си, нервна ръце.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller.ידיים עצבניות יחד.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller.العصبي اليدين معا.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."それはシンプルそのものです"と彼は言った、"私の目はあなたの内側にそれを教えてください
Ona bu resmi gösterdiğimde güldü çünkü burada yüzü gözükmüyor.우발드는 제가 이 사진을 보여줄 때 저를 보고 웃습니다. 물론 그의 얼굴을 볼 수 없기 때문이죠.
Ona bu resmi gösterdiğimde güldü çünkü burada yüzü gözükmüyor.Ubald cười nhạo tôi khi tôi cho xem bức hình này bởi vì bạn không thể nhìn thấy mặt của a ấy.
Ona bu resmi gösterdiğimde güldü çünkü burada yüzü gözükmüyor.Ubald griner af mig når jeg viser dette billede fordi man selvfølgelig ikke kan se hans ansigt.
Ona bu resmi gösterdiğimde güldü çünkü burada yüzü gözükmüyor.Ubald kinevet, amikor ezt a képet mutogatom, mivel nem is látszik az arca.
Ona bu resmi gösterdiğimde güldü çünkü burada yüzü gözükmüyor.Ubald lacht mach an als ich dieses Foto mache weil man natuerlich sein Gesicht nicht sehen kann.
Ona bu resmi gösterdiğimde güldü çünkü burada yüzü gözükmüyor.Ubald lacht me uit als ik dit laat zien omdat je zijn gezicht natuurlijk niet kan zien.
Ona bu resmi gösterdiğimde güldü çünkü burada yüzü gözükmüyor.Ubald râde când îi arăt această fotografie pentru că bineînţeles nu i se poate observa faţa.
Ona bu resmi gösterdiğimde güldü çünkü burada yüzü gözükmüyor.Ubald ride di me quando mostro questa foto, perché il suo volto non si vede.
Ona bu resmi gösterdiğimde güldü çünkü burada yüzü gözükmüyor.Ubald ri-se quando eu mostro esta foto porque não se consegue ver a cara dele.
Ona bu resmi gösterdiğimde güldü çünkü burada yüzü gözükmüyor.Ubald se moque de moi quand je montre cette photo car bien sûr vous ne pouvez pas voir son visage.
Ona bu resmi gösterdiğimde güldü çünkü burada yüzü gözükmüyor.Ubald se ríe de mí cuando muestro esta foto porque por supuesto no se ve su rostro.