güldü ile cümle

güldü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Martha o ilk sabah yaptığı gibi güldü.Martha tertawa seperti yang dia lakukan pada pagi pertama.
Martha o ilk sabah yaptığı gibi güldü.Martha γέλασε, όπως είχε κάνει το πρώτο πρωί.
Martha o ilk sabah yaptığı gibi güldü.Marthe se mit à rire comme elle avait fait le premier matin.
Martha o ilk sabah yaptığı gibi güldü.Березень сміялася, як вона зробила перший ранок.
Martha o ilk sabah yaptığı gibi güldü.Марта се засмя, като тя е направил първата сутрин.
Martha o ilk sabah yaptığı gibi güldü.Марта смеялась, как она сделала первое утро.
Martha o ilk sabah yaptığı gibi güldü.מרתה צחק כפי שעשתה הבוקר הראשון.
Martha o ilk sabah yaptığı gibi güldü.ضحك مارثا كما فعلت في الصباح الأولى.
Martha o ilk sabah yaptığı gibi güldü."今、ある"と彼女は言った。 "私は次のように再び幅広いヨークシャーをお話ししてきました
Masadaki herkes güldü, ama şaka iyi bir çözümdü, böylece sonunda öyle yaptık.Alla runt bordet skrattade, men skämtet var en bra lösning, så det var det vi i slutändan gjorde.
Masadaki herkes güldü, ama şaka iyi bir çözümdü, böylece sonunda öyle yaptık.Az asztal körül mindenki nevetett, de a vicc jó megoldás volt, tehát végül pont ezt csináltuk.
Masadaki herkes güldü, ama şaka iyi bir çözümdü, böylece sonunda öyle yaptık.테이블에 앉아 있던 사람들은 모두 웃었지만, 이 농담은 꽤 괜찮은 해결책이었고, 우리는 결국 이 방법을 사용했습니다.
Masadaki herkes güldü, ama şaka iyi bir çözümdü, böylece sonunda öyle yaptık.Toţi au început să râdă, dar gluma a fost ca o soluţie bună aşa că asta am făcut până la urmă.
Masadaki herkes güldü, ama şaka iyi bir çözümdü, böylece sonunda öyle yaptık.Všichni kolem stolu se smáli, ale ten vtip byl docela dobrým řešením, takže to jsme nakonec udělali.
Masadaki herkes güldü, ama şaka iyi bir çözümdü, böylece sonunda öyle yaptık.Vsi prisotni so se zasmejali, toda šala se je izkazala za dobro rešitev, zato smo se zanjo tudi odločili.
Masadaki herkes güldü, ama şaka iyi bir çözümdü, böylece sonunda öyle yaptık.Wszyscy wybuchnęli śmiechem, ale to był jednak dobry pomysł, więc tak też zrobiliśmy.
Masadaki herkes güldü, ama şaka iyi bir çözümdü, böylece sonunda öyle yaptık.Όλοι γύρω από το τραπέζι γέλασαν, αλλά το αστείο ήταν μια καλή λύση. Έτσι, αυτό κάναμε στο τέλος.
Masadaki herkes güldü, ama şaka iyi bir çözümdü, böylece sonunda öyle yaptık.Всі навколо столу засміялись, але жарт був добрим рішенням, тому що саме так ми і вчинили.
Masadaki herkes güldü, ama şaka iyi bir çözümdü, böylece sonunda öyle yaptık.כולם מסביב לשולחן צחקו, אבל הבדיחה היתה פיתרון לא רע בעצם, וזה מה שעשינו בסוף.
Masadaki herkes güldü, ama şaka iyi bir çözümdü, böylece sonunda öyle yaptık.كل من على الطالة ضحكوا لكن المزحة كانت حلاً مناسباً بعض الشئ لذا هذا في النهاية ما قمنا بفعله
Masadaki herkes güldü, ama şaka iyi bir çözümdü, böylece sonunda öyle yaptık.でも この冗談で 上手く行けそうだということになり 実際 この方法で 問題を解決しました まず6台のカメラで ロベールを撮影します
"Mr. Jabez Wilson ağır güldü.더 간단하게된다. "미스터 Jabez 윌슨 많이 웃었다.
"Mr. Jabez Wilson ağır güldü."M. Jabez Wilson rit beaucoup.
"Mr. Jabez Wilson ağır güldü."Mr. Jabez Wilson lachte heftig.
"Mr. Jabez Wilson ağır güldü."Mr Jabez Wilson lachte zwaar.
"Mr. Jabez Wilson ağır güldü."Mr. Jabez Wilson mise a ridere forte.
"Mr. Jabez Wilson ağır güldü."Mr Jabez Wilson roześmiał się ciężko.
"Mr. Jabez Wilson ağır güldü."Mr Jabez Wilson smejali močno.
"Mr. Jabez Wilson ağır güldü."Mr Jaebes Wilson skrattade mycket.
"Mr. Jabez Wilson ağır güldü."Sr. Jabez Wilson riu muito.
"Mr. Jabez Wilson ağır güldü."Ο κ. Ιαβής Wilson γέλασε πολύ μεγάλο βαθμό.
"Mr. Jabez Wilson ağır güldü."Г-н Явис Уилсън се засмя силно.
"Mr. Jabez Wilson ağır güldü.הופך להיות אפילו יותר פשוט. "צחק מר וז'בז וילסון בכבדות.
"Mr. Jabez Wilson ağır güldü.يصبح أكثر سهولة ". ضحك السيد ويلسون يعبيص بالديون.
"Mr. Jabez Wilson ağır güldü."まあ、私は決して!"と彼は言った。
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.Ich weiß nicht genau, warum Sie lachen.
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.Ik weet niet waarom jullie lachen.
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.Jag förstår inte riktigt varför ni skrattar.
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.Jeg ved ikke, hvorfor I ler.
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.Je ne suis pas sûr de savoir pourquoi vous riez.
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.왜 웃으시는지 이해가 안되는군요
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.Nem értem, most miért nevetnek.
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.Nevím, proč se smějete.
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.Nie wiem dlaczego się śmiejecie.
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.Non so perché ridete.
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.No sé de qué se ríen.
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.Nu sunt sigur de ce râdeţi.
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.(Risos) Não sei porque é que estão a rir.
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.Saya tidak yakin mengapa Anda tertawa.
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.Tôi chả biết tại sao các bạn lại cười nhỉ.
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.Δεν είμαι σίγουρος γιατί γελάτε!.
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.Не знам защо се смеете.
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.Я не совсем понимаю, почему вы смеетесь.
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.איני בטוח מדוע אתם צוחקים.
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.لست متأكداً من سبب ضحككم.
Neden güldüğünüzü bilmiyorum.もともとはそういう意味だったでしょ?
Neden güldüğünüzü gerçekten anlamıyorum.Ainda não percebi bem porque é que estão a rir.
Neden güldüğünüzü gerçekten anlamıyorum. (gülüşmeler)Ich weiß echt nicht, warum ihr lacht.. (Lachen)
Neden güldüğünüzü gerçekten anlamıyorum.Ik begrijp niet waarom jullie lachen.
Neden güldüğünüzü gerçekten anlamıyorum.Jeg forstår virkelig ikke, hvorfor I griner.

İlgili Sayfalar