güldü ile cümle

güldü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir oyundan çıkarak, onları güldürmeye çalışır.Коли я запитав, як треба грати, він вибухнув сміхом.
"Gülse Adamı Güldürür".Смішніший ще поет...»
Yanlışlıklar Güldürüsü.Кліше викликають сміх.
Bu ne güldür?Ти що, жартуєш?
İnsanlar ona güldü.Люди сміялися з нього.
O, çocukları güldürdü.Він розсмішив дітей.
O, çocukları güldürdü.Вона розсмішила дітей.
O, bana niçin güldüğümü sordu.Він запитав мене, чому я сміюсь.
Tom güldü.Том розсміявся.
Onların güldüğünü hiç görmedim.Я ніколи не бачив, щоб вони посміхалися.
Neden beni güldürmeye çalışıyorsun?Чому ти намагаєшся розмішити мене?
Adam güldü.Чоловік засміявся.
Şans bize güldü ve turu geçtik.Já jsem se mu smál a šel jsem dál.
Bu ne güldür?A tomu se mám smát?
Hiç kimsenin güldürmeyi başaramadığı Âdemoğlu, bu cevabı alınca gülmeye başlar.Obava z toho, že se mi někdo bude smát, ve mně už není.
Mr. Popper's Penguins (Babamın Penguenleri) 2011 yapımı Amerikan güldürü filmidir.Popper's Penguins) je americká filmová komedie z roku 2011.
"Çok güldüm ama".Smály se mi, ale teď jsem tady."
Dünya ve ülke sorunlarını buruk bir güldürü ile çizgiledi.On i svět však měli k hněvu pádné důvody.
Çatlak Profesör (Özgün adı: The Nutty Professor), 1996 ABD yapımı güldürü filmi.Zamilovaný profesor (v americkém originále: The Nutty Professor) je americká filmová komedie z roku 1996.
Yüzünün güldüğü pek görülmemektedir.Může se zdát, že má svědectví jsou málo úsměvná.
Okulda tüm arkadaşlarını güldürürdü.Ve škole se distancoval od spolužáků.
Sonuçta çok sevilen bir işi nefretle noktalamak işi güldürmek olan bir adama yakışmadı.Jen Kochanská se na robota nezlobí.
İnsanları yakalayınca onları güldürecek davranışlar sergilerler.Lidé mají rádi lidi, kterým se podaří je rozesmát.
(Bu sözleri duyunca) güldü.Не смехом единым (satiră și umor).
Okulda tüm arkadaşlarını güldürürdü.Ei și-au școlit acasă toți copiii lor.
"Gülse Adamı Güldürür".Om de geniu e acela care râde de el însuși”.
Güldürmek esasına dayanıldığından üslûpta bir serbestlik göze çarpar.Unui îndemn la predare i se răspunde cu râsete zeflemitoare.
Dinleyenleri güldürür ya da etki bırakır.Îi place să râdă de oameni, făcându-i să strănute, sau umblându-le prin lucruri.
Gülünecekse kendine gülüyor, güldürecekse kendine güldürüyor.Zâmbesc, râd, mă simt exact ca tine.
Esprileriyle bizi güldürdü.Ne-a făcut să râdem cu glumele lui.
Beni güldürme.Nu mă face să râd.
Beni güldürdü.M-a făcut să râd.
Onların ikisi de güldü.Ei amândoi au râs.
Sana yalvarıyorum. Beni güldürme. Dün çok fazla mekik çektim ve karın kaslarım ağrıyor.Te implor. Nu mă face să râd. Am făcut prea multe abdomene ieri și mă dor mușchii abdominali.
Şu ana kadar ilk kez Marika'yı güldürdüm.Aceasta este prima dată când am făcut-o pe Maria să râdă.
Tom yüksek sesle ve uygunsuz bir biçimde güldü.Tom a râs tare și în mod necorespunzător.
Tom yüksek sesle ve uygunsuz bir biçimde güldü.Tom a râs zgomotos și inadecvat.
O dürüst mü? Beni güldürme!El? Cinstit? Nu mă face să râd!
Neden beni güldürmeye çalışıyorsun?De ce încerci să mă faci să râd?
Biri güldü.Cineva a râs.
Senin beni güldürme tarzını seviyorum.Îmi place felul în care mă faci să râd.
Tom gönülden güldü.Tom a râs din toată inima.
Dan asistanları yorumlarıyla güldürdü.Dan, i-a făcut să râdă pe asistenți lui, cu comentariile sale.
Bildiğiniz gibi o gün bugündür insanları güldürmeyi seviyorum."Még ma is legszívesebben kifütyülné az ember.”
Bu ne güldür?Hogy megnevettessen?
Bu ne güldür?Mikä on Jokes?
Oyunculuk hayatına Güldür Güldür Show isimli programda devam etmektedir.Hassu rupeaa taas pitämään ohjelmaansa.
Yüzünün güldüğü pek görülmemektedir.Hänen kasvoilleen leviää hymy.
İster öldür ister güldür.Saatat kuolla nauraen, suom.
Bildiğiniz gibi o gün bugündür insanları güldürmeyi seviyorum."Tällä kyllä ärsytät ihmisiä.'"
Talih yüzüne güldü.Onni hymyili hänelle.
Gülmece Güldürmece.Χαμογελά όταν του μιλάτε.
Hiç kimsenin güldürmeyi başaramadığı Âdemoğlu, bu cevabı alınca gülmeye başlar.Ο Ιάμβλιχος, που δε συνήθιζε να γελά, γέλασε ακούγοντας αυτά τα λόγια.
Zorba kendisine güldü ve Bokuden’e kılıçsız bir dövüş için meydan okudu.Αφότου ο Zoro νίκησε σε μια μάχη με τον Ryuma, διεκδίκησε το σπαθί για δικό του.
Bildiğiniz gibi o gün bugündür insanları güldürmeyi seviyorum."Αυτό που βρίσκω αστείο είναι ότι οι άνθρωποι περιμένουν από μένα να απαντήσω."
Bir oyundan çıkarak, onları güldürmeye çalışır.Το κοινό πληρώνει,και θέλει να γελάσει.
3. Çağ’ın 2850 yılında, Gandalf Dol Guldur’a girdi ve şeytani varlık Sauron’un dönüşünü doğruladı.2850 Trænger Gandalf ind i Dol Guldur og opdager at det var Sauron der holdt til der.
Nasreddin Hoca, Türk güldürü tiplemesi.Nasreddin Hoca, tyrkisk folkehelt.
Bildiğiniz gibi o gün bugündür insanları güldürmeyi seviyorum."Det er den dag, hvor folk sidder og spiser i dag."
Okurları güldürmek için bu şekilde yazılmış olabilir.Sandsynligvis er det for at nå de græsktalende læsere.

İlgili Sayfalar