güldü ile cümle

güldü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kızların her ikisi de güldü.Las dos chicas se rieron.
O bana baktı ve güldü.Me miró y se rio.
En son ne zaman güldüğümü unuttum.He olvidado cuándo fue la última vez que me reí.
Asla güldüğünü görmedim.Nunca te he visto reír.
Tom neredeyse güldü.Tom casi se rio.
Seni güldürdüm, değil mi?¿A que te he hecho reír?
Tom beni güldürür.Tom me hace reír.
Ne yaparsam yapayım Tom'u güldüremem.Haga lo que haga, no logro hacer reír a Tom.
Seni güldürdüğüm zamanı hatırlıyor musun? Ne çok eğlenmiştik, değil mi?¿Te acuerdas de cuando te hacía reír? ¿A que nos divertíamos mucho?
Tom'un arkadaşları ona güldü.Los amigos de Tom se rieron de él.
Tom'un güldüğünü hiç görmedim.Nunca he visto reír a Tom.
Tom da güldü.Tom también se rio.
Senin güldüğünü gördüm.Te vi reír.
Bazı insanlar beni güldürürler.Algunas personas me hacen reir.
Herkesten çok güldü. Belli ki acı çekiyor.Se rio de todos, es obvio que está sufriendo.
Kyōgen komik bir form olup, ana amacı izleyicisini güldürmektir.El kyōgen es una forma cómica, y su meta fundamental es hacer reír a la audiencia.
Bu ne güldür?¿Estás bromeando?
"Gülse Adamı Güldürür".««Lo único que sé es hacer reír»».
Şans bize güldü ve turu geçtik.Echamos unas risas y lo pasamos bien.
There's Always Vanilla, George A. Romero'nun yönettiği 1971 yapımı romantik güldürü filmidir.There's Always Vanilla es una película estadounidense de 1971 dirigida por George A. Romero.
"Raj" kendini Taaniye çok kısa zamanda sevdirir ve güldürür.El Arturo también se ríe y se cura al instante del “encantamiento”.
Gülünecekse kendine gülüyor, güldürecekse kendine güldürüyor.Llora, me besa y se ríe a su vez.
Yüzünün güldüğü pek görülmemektedir.Su cara parece que sonríe.
Anlat Bakalım (Analyze This), Harold Ramis'in yönettiği ve 1999 ABD yapımı olan bir güldürü filmidir.Analyze That es una película estadounidense de 2002 dirigida por Harold Ramis.
"İnsanlar bunu kendilerini iyi hissetirmek için, diğer insanları ve de kendilerini güldürmek için yapıyor."Además debes estar dispuesto a hacer el ridículo y reírte de ti mismo".
Hiç kimsenin güldürmeyi başaramadığı Âdemoğlu, bu cevabı alınca gülmeye başlar.Cuando dice algún chiste y nadie se ríe, usa el poder de Ganímedes haciendo de que se rían.
Güldürü, Christine etrafında dönmektedir.Se ríe mientras Celine sigue bailando.
Hep espri yapıp herkesi güldürmeye çalışır.Siempre me hace reír y todo lo que quiero hacer es reír.
Amerikan romantik güldürü filmi The Four Seasons'ın (1981) yönetmenliğini yapmıştır.Como guionista cabe destacar la película The Four Seasons (1981), que además dirigió.
Ağlatırsam, alacağım para yüzümü güldürür; güldürürsem, para alacak zaman geldi mi ben ağlarım.Sin dinero lloramos nuestras ruinas, qué lloráramos si tuvieran dinero?
Sizi çok güldürecek ne oldu?Cos'è successo per farvi ridere così tanto?
Beni hep güldürüyor, kerhaneci.Mi fa sempre ridere un casino.
"Çok güldüm ama".Si ride molto."
Gülmece Güldürmece.Guarire ridendo.
There's Always Vanilla, George A. Romero'nun yönettiği 1971 yapımı romantik güldürü filmidir.There's Always Vanilla è un film del 1971 diretto da George A. Romero, unica commedia romantica del regista.
Mr. Popper's Penguins (Babamın Penguenleri) 2011 yapımı Amerikan güldürü filmidir.I protagonisti del film I pinguini di Mr. Popper (2011), sono dei pinguini Papua.
Shakes the Clown 1992 yapimli Bobcat Goldthwait'in yazıp yönettiği, başrolde oynadığı bir güldürü film.Shakes the Clown è un film del 1992, diretto e interpretato da Bobcat Goldthwait.
Hiç kimsenin güldürmeyi başaramadığı Âdemoğlu, bu cevabı alınca gülmeye başlar.Nessuno tenta in tale modo senza che l'onta della tentazione ritorni .
"Gülse Adamı Güldürür"."Sprezza chi ride".
Bu ne güldür?Che ridere!
Sözlerimi tutmak zorunda mıyım? (…) benim başlangıcım gülmek ve güldürmektir.Gelos (Γέλως), spirito del ridere e della risata.
İnsanları ağlatmış, güldürmüşüm.Trattenendo le lacrime e le risate.
Temel fıkralarında güldürü unsuru olarak kıt akıllı oluşa yer verilmektedir.Nell'edizione originale si sentono chiaramente le risate in sottofondo.
Zorba kendisine güldü ve Bokuden’e kılıçsız bir dövüş için meydan okudu.Krux, furioso, non si dà per vinto e sfida Rallen ad un duello di spada.
Latife şu anlamlara gelebilir; Fıkra, özlü bir anlatımı olan, nükteli ve güldürücü kısa hikâye.Vuoi che ti racconti l'ultima, sottinteso: barzelletta, storiella.
Gülünecekse kendine gülüyor, güldürecekse kendine güldürüyor.Dopo essere scoppiata a ridere, piange, poi sorride.
Yaptığı yanlış telaffuzlar bir güldürü öğesine dönüştü.La risata simulata si trasforma presto in risata autentica.
Acil Durum (özgün ad:Critical Condition) Michael Apten yönetmenliğinde 1987 yapımı bir güldürü filmidir.Prognosi riservata (Critical Condition) è un film commedia del 1987 diretto da Michael Apted.
Beni güldürme.Не смеши меня.
Onlar onun hatasına güldüler.Они смеялись над его ошибкой.
İzleyici kahkaha ile güldü.Публика захохотала.
Beni güldürdün.Ты меня рассмешил.
Onların her ikisi de kıs kıs güldüler.Они оба захихикали.
Beni güldürüyorsun.Ты меня смешишь.
O sinirli sinirli güldü.Она нервно засмеялась.
Neden güldüğünü bilmiyorum.Я не знаю, почему ты смеешься.
İyi bir eşe sahip olma konusunda kader onun yüzüne güldü.Ему посчастливилось найти хорошую жену.
(Bu sözleri duyunca) güldü.В ответ он по-доброму рассмеялся».
"Gülse Adamı Güldürür".Но смеется тот, кто смеется последним».
"Çok güldüm ama".Он всегда очень смеялся».

İlgili Sayfalar