güldü ile cümle
güldü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Başkan kendine rağmen güldü.Der Präsident lachte unwillkürlich.
Bebeğin neye güldüğünü bilmiyorum.Ich weiß nicht, worüber das Baby lacht.
Tom güldü.Tom lachte.
Tom hariç herkes güldü.Alle lachten – außer Tom.
Tom güldü mü?Hat Tom gelacht?
Onların ikisi de tekrar güldü.Beide lachten wieder.
Niçin güldüğümü bilmiyorum.Ich weiß nicht, warum ich lache.
Üç adam güldü.Die drei Männer lachten.
Tom Mary'ye neden güldüğünü sordu.Tom fragte Maria, warum sie lache.
Biz onun hakkında güldük.Wir lachten darüber.
Hepiniz güldünüz.Wir alle lachten.
Tom, Mary'nin aksanına güldü.Tom lachte über Marias Akzent.
Sevdiklerini güldürebilen cenneti hak eder.Das Paradies verdient, wer seine Liebsten zum Lächeln bringen kann.
Talih yüzümüze güldü en sonunda.Schlussendlich lachte uns das Glück.
3 yıl aranın ardından Güldür Güldür'e dönmüştür.Während seines Lebens soll er nur drei Mal gelacht haben.
Espri anlamında da kullanılan şaka kavramı ise güldürücü hareketleri de kapsar.Was sie lustig nennt, hat mich auch beeinflusst.
Bu ne güldür?Was gibt’s da zu lachen?
İnsanları ağlatmış, güldürmüşüm.Ich weine, ich lache.
'Airheads' 1994 yapımlı yönetmenliğini Michael Lehmann'ın yaptığı bir güldürü filmi.Airheads ist eine US-amerikanische Filmkomödie von Michael Lehmann aus dem Jahr 1994.
"Çok güldüm ama".Das brachte mich zum Lachen."
Goethe Sprickmann'ın "Der Schmuck" adlı güldürüsünü 30 Nisan 1800 tarihinde Weimar'da sahneledi.Goethe inszenierte auch Sprickmanns Lustspiel Der Schmuck am 30. April 1800 in Weimar.
Erişim tarihi: 7 Kasım 2008. ^ "Güldünya göre göre soldu".24. Oktober 2008, abgerufen am 7. November 2008 (englisch): „as to look almost frozen.
1500 yıl sonra ise Sauron Dol Guldur’de yeninden güçlendiği sırada yönünü batıya çevirdi.400 Jahre später kehrte Sauron mit vermehrter Macht nach Dol Guldur zurück und verweilte dort.
"İnsanlar bunu kendilerini iyi hissetirmek için, diğer insanları ve de kendilerini güldürmek için yapıyor."Sie bringt andere durch ihre Missgeschicke zum Lachen und kann auch gut über sich selbst lachen.
"Gülse Adamı Güldürür"."Mensch" lacht er auf.
Bana güldüler.Ils se moquèrent de moi.
Sizi güldürmeyeceğim.Je ne vous fais pas rire.
Bunun seni güldürdüğünü düşünüyordum.Je pensais que ça te ferait rire.
Tom'u güldürmeye çalışalım.Essayons de faire rire Tom.
Tom seni güldürdü, değil mi?Tom t'a fait rire, n'est-ce pas ?
Gülmek ve güldürmek anlamı taşır.Mais à quoi bon rimer et dire !
Bu arada Azog Ölü Dirilten tarafından Dol Guldur'a çağrılır.Pendant ce temps, Azog est convoqué à Dol Guldur.
"Çok güldüm ama".Il a beaucoup ri. ».
(Bu sözleri duyunca) güldü.On a bien rigolé (d'après On a bien rigolé).
Gökkuşağı yılanı onları gıdıklayıp güldürdü.La commune est baignée par les ruisseaux le Marlieux et le Riez.
Kendine gülmek, kendine güldürmek, yine de gülünç olmamak.Mais rire avec tout le monde, ça, peut-être pas.
Kendileri bunu bilmese de Sauron, Dol Guldur'daydı.Sauron s'établit en Dol Guldur.
Hiç kimsenin güldürmeyi başaramadığı Âdemoğlu, bu cevabı alınca gülmeye başlar.Le rire des tripes, c'est quand vous n'avez pas le choix, vous êtes obligés de rire.
Bu ne güldür?Mais pourquoi ris-tu ?
"Gülse Adamı Güldürür".The reader will smile.
Şans bize güldü ve turu geçtik.J’ai ri et suis parti.
"'Şansımı Seveyim' güldürecek!".J'ai fait le bon choix", et rit.
There's Always Vanilla, George A. Romero'nun yönettiği 1971 yapımı romantik güldürü filmidir.There's Always Vanilla est un film américain réalisé par George Andrew Romero, sorti en 1971.
Dün herkes bana güldü.Ayer todos se rieron de mí.
Bu çiçek bir tür güldür.Esta flor es un tipo de rosa.
Judy bana güldü.Judy se rio de mí.
Herkes güldü.Todos se rieron.
Ah nasıl güldük!¡Oh, cómo nos reímos!
Tom nadiren Mary'nin şakalarına güldü.Tom casi nunca se reía de las bromas de Mary.
Tom Mary'nin ona niçin güldüğünü anlayamadı.Tom no podía entender por qué Mary se reía de él.
Onlar ona güldü.Se rieron de él.
Beni güldürme!¡No me hagas reír!
O, çocukları güldürdü.Hizo reír a los niños.
Hepimiz onun pembe smokinine güldük.Todos nos reímos de su esmoquin rosa.
Hâkim istemeden güldü.El juez se rió sin querer.
Biz oynadık ve güldük.Jugamos y reímos.
O beni güldürdü.Eso me hizo reír.
Onların ikisi de güldü.Los dos se rieron.
İkimiz de güldük.Los dos nos reímos.
Beni güldürdün.Me hiciste reír.