Tom çok nadiren güler.Tom very rarely laughs.
Tom, Mary'nin daha sık gülümsemesi gerektiğini söyledi.Tom said Mary should smile more often.
Neden kimse gülümsemiyor?Why is no one smiling?
Tom sık sık gülümsemedi.Tom didn't smile often.
Neden gülümsüyordun?Why were you smiling?
Neden gülüyorlar?Why are they smiling?
Tom gülmekten vazgeçti.Tom has quit laughing.
Tom Mary'nin ona gülmeyeceğini umuyor.Tom hopes Mary won't laugh at him.
Canım gülmek istedi.I felt like laughing.
Canım gülmek istiyor.I feel like laughing.
Neredeyse hiç gülmüyorum.I almost never laugh.
Tom Mary'nin ona gülümsediğini söylüyor.Tom says that Mary smiled at him.
Tom güleceğini söyledi.Tom said he'll laugh.
Tom ve Mary artık gülümsemiyorlar.Tom and Mary don't smile anymore.
Tom tekrar gülümsüyor.Tom is smiling again.
Ben neredeyse hiç gülmem.I rarely ever laugh.
Ben neredeyse hiç gülmüyorum.I hardly ever laugh.
Ben sık sık gülmem.I don't often laugh.
Tom gülmüyordu.Tom wasn't laughing.
Tom ve Mary şimdi gülümsemiyor.Tom and Mary aren't smiling now.
Keşke gülümsesen.I wish you'd smile.
Tom gülümsemiyordu.Tom wasn't smiling.
Gülümsemeyi durdurdum.I stopped smiling.
Ben gülümsediğini gördüm.I saw you smiling.
Gülümsemeni seviyorum.I love your smile.
Tom Mary'yi nasıl gülümsetti?How did Tom get Mary to smile?
Ne Tom ne de Mary güldü.Neither Tom nor Mary laughed.
Biz gülümsemedik.We didn't smile.
Gülmeli miyiz?Should we smile?
Hepimiz gülümseyelim.Let's all smile.
Tom Mary'ye gülümsemesini hatırlattı.Tom reminded Mary to smile.
Tom, Mary'nin neden güldüğünü biliyor.Tom knows why Mary laughed.
Tom, Mary'nin güleceğini biliyordu.Tom knew Mary would laugh.
Tom ve Mary gülüyorlar.Tom and Mary are laughing.
Gülümsedin mi?Did you smile?
Gülümsemeyi bırak.Stop smiling.
Tom Mary'nin güldüğünü gördü.Tom saw Mary laughing.
Biz gülümsedik.We smiled.
Tom, olanları duyduğunda gülümsedi.When Tom heard about what happened, he smiled.
Tom insanların Mary'ye gülebileceklerinden korkuyordu.Tom was afraid people might laugh at Mary.
Tom insanların Mary'ye gülebileceğinden korkuyor.Tom is afraid people might laugh at Mary.
Tom insanların ona gülebileceğinden korkuyor.Tom is afraid people might laugh at him.
Tom bana Mary'nin gülümsemesini sevdiğini söyledi.Tom told me he liked Mary's smile.
Tom bunu gördüğünde gülecektir.Tom will laugh when he sees this.
Bahçedeki gülleri Tom dikti.Tom planted roses in the garden.
Tom ve Mary ikisi de gülmeye başladı.Tom and Mary both started laughing.
Hem Tom hem de Mary gülünç görünüyordu.Both Tom and Mary looked ridiculous.
Tom ve Mary ikisi de yine güldüler.Tom and Mary both laughed again.
Tom'un güldüğünü kimse görmedi.Nobody saw Tom laugh.
Tom ve Mary birbirlerine gülümsüyordu.Tom and Mary were smiling at each other.
Tom ve Mary birbirlerine gülümsüyorlar.Tom and Mary are smiling at each other.
Tom Mary'nin güldüğünü duydu.Tom heard Mary laughing.
Tom'un gülümsemesini özlüyorum.I miss Tom's smile.
Tom mahcupça gülümsedi.Tom smiled shyly.
Tom'un hatalarına gülmemelisin.You shouldn't laugh at Tom's mistakes.
Tom gülünç görünümlü bir şapka takıyordu.Tom was wearing a ridiculous-looking hat.
Tom da gülmeye başladı.Tom began laughing too.
Arkanı dön ve kamera için gülümse.Turn around and smile for the camera.
Tom'un herkesin neden güldüğüne dair hiçbir fikri yoktuTom had no idea why everyone was laughing.
Tom, Mary'nin yaptıklarını duyunca güldü.Tom laughed when he heard about what Mary had done.