Ana içeriğe geç
Sözlük

gül ile cümle

gül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Şimdi onun yüzünde bir gülümseme var.There is a smile on her face now.
Tom Mary'nin John'a gülümsediğini gördü.Tom saw Mary smiling at John.
Gülümsedim ve mutluymuşum gibi davrandım.I smiled and pretended I was happy.
Tom geriye baktı ve Mary'ye gülümsedi.Tom looked back and smiled at Mary.
Onun en son ne zaman gülümsediğini gördüğümü hatırlayamıyorum.I can't remember when was the last time I've seen her smile.
Tom margaritasından bir yudum aldı ve gülümsedi.Tom took a sip of his margarita and smiled.
Ben gülümsedim.I smiled.
Çocukların güldüğünü duyabiliyorduk.We could hear the children laughing.
Herkes alaycı bir biçimde ona güldü.All scornfully laughed at him.
Ben o hikayeyi duyduğumda gülmeden duramıyorum.I can't stop laughing when I hear that story.
"Ha, ha!" diye güldü Scrooge'un yeğenini. "Ha, ha, ha!""Ha, ha!" laughed Scrooge's nephew. "Ha, ha, ha!"
Gülüşün senin şemsiyen olsun.Let your smile be your umbrella.
Tom'a herkesin içinde gülündü.Tom was laughed at in public.
Tom gülümsedi ve başını salladı.Tom smiled and nodded.
Tom yukarı baktı ve güldü.Tom looked up and laughed.
Tom hiç gülmedi.Tom never laughed.
Kızlar güldüler.The girls laughed.
Tom arkasına yaslandı ve gülümsedi.Tom leaned back and smiled.
Tom kartlarına baktı ve gülümsedi.Tom looked at his cards and smiled.
Tom da gülümsedi.Tom also smiled.
Tom küçümseyerek güldü.Tom sneered.
Tom kıs kıs güldü.Tom snickered.
Tom yüksek sesle kıkır kıkır güldü.Tom chuckled aloud.
Tom'un yüzünde hafif bir gülümseme vardı.Tom had a slight smile on his face.
Tom şakaya güldü.Tom laughed at the joke.
Ben seni güldürürüm.I make you smile.
Tom hep güldü.Tom laughed all the time.
Kendi kendime gülümsedim.I smiled to myself.
Tom o kadar komik görünüyordu ki gülmekten kendimi alamadım.Tom looked so funny that I couldn't help laughing.
Tom bu sabah bana güller gönderdi.Tom sent me roses this morning.
Tom bunu gülmek için söyledi.Tom said that for the laugh.
Bu, gülmek için önemlidir.It's important to laugh.
Tom geri gülümsedi.Tom smiled back.
Tom bana gülümsedi ve biz konuşmaya başladık.Tom smiled at me and we began to talk.
Tom yoruma güldü.Tom laughed at the remark.
Gülümsüyor olmalısın, Tom.You should be smiling, Tom.
Tom güldü ve odadan çıktı.Tom laughed and walked out of the room.
Tom gülmeye başladı ve odadaki herkes katıldı.Tom started to laugh and was joined by everyone in the room.
Tom da güldü.Tom laughed, too.
Senin de gülümsemene izin verilmiyor.You're not allowed to smile either.
Tom otururken gülümsedi.Tom smiled as he took his seat.
Bunun gülecek bir şey olduğunu sanmıyorum.I don't think it's anything to laugh about.
Tom candan gülümsedi.Tom smiled amiably.
Tom rahatsızca gülümsedi ve güldü.Tom smiled and laughed uncomfortably.
Tom rahatsız edici bir şekilde gülümsedi.Tom smiled uncomfortably.
Tom alçakgönüllülükle güldü.Tom smiled humbly.
Tom iyi niyetli güldü.Tom laughed good-naturedly.
Tom gönülsüzce gülümsedi.Tom smiled halfheartedly.
Tom beceriksizce gülümsedi.Tom smiled awkwardly.
Tom içten gülümsedi.Tom smiled inwardly.
Tom kibarca gülümsedi.Tom smiled politely.
Tom cesaretle gülümsedi.Tom smiled bravely.
Tom minnettar olarak gülümsedi.Tom smiled appreciatively.
Tom kısaca gülümsedi.Tom smiled briefly.
Tom hayranlıkla gülümsedi.Tom smiled admiringly.
Tom onaylayarak gülümsedi.Tom smiled approvingly.
Tom kasten güldü.Tom smiled knowingly.
Tom suçlu bir biçimde gülümsedi.Tom smiled guiltily.
Tom histerik bir biçimde gülüyordu.Tom was laughing hysterically.
Tom şüpheci bir şekilde gülümsedi.Tom smiled skeptically.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod