gülünç ile cümle

gülünç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Görünüşleri gülünç ve peltek dillidirler.Sus hojas son rudimentarias y efímeras.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.Te lo aseguro, es la cosa más cómica del mundo.
Ancak Keloğlan gibi gülünç değildir.Forse non è ridicolo come sembra.
Gülünç RabadashRugiada Brina
Dünyadaki en gülünç şeydir o.L'uomo più strano del mondo.
Locking bir çeşit gülünç (comical) sokak dansıdır.Il frutto è un aggregato (capolino) di follicoli deiscenti.
Ancak Keloğlan gibi gülünç değildir.Не такой он и смешной.
Kendine gülmek, kendine güldürmek, yine de gülünç olmamak.Теперь вы останетесь смеяться — без меня.
Seçilmiş Başkan Trump ise bu iddiaları gülünç bularak: "Bu da yeni bir bahane.Ответом послужило насмешливое заявление: «Это будет весёлое развлечение!».
Ece'nin Çorapları Çok Gülünç Yüce Nasıl Kanatlandı?Аристократы носили чулки из шелка, которые были очень дорогими.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.«Самая смешная шутка на свете»).
Gülünç RabadashБутримовы Бутримовка
Batman trajediyi ifade ederken, Joker gülünçlüğü yansıtır."."من التناقض أن المأساة تحفز روح السخرية..
Çünkü "Aşkın Gölgesi" bir şey ifade etmiyor, insanlara gülünç geliyor.ومن الآثار السلبية التي يولدها الضحك غير الطبيعي "إغماءة الضحك" التي يفقد فيها الإنسان وعيه من شدة الضحك.
O zamanlar gözüme çok gülünç görünmüştü, ki bugün de aynı ölçüde gülünç görünüyor.Parecia ridículo para mim naquela época e parece muito pior hoje.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.São as coisas mais horríveis no mundo.
Arkadaşı bu fikri gülünç bulmuştu.Na época sua idéia pareceu uma piada.
Kendine gülmek, kendine güldürmek, yine de gülünç olmamak.Eu morro de rir e não acho graça!
Dergi, bunlara rağmen "Thriller"ı gülünç olarak nitelemiştir.Apesar disso o nome das tirinhas manteve-se Rage Comics.
Gülünç olmaya başlıyor.Het begint belachelijk te worden.
Bu kavram gülünç.Deze gedachte is belachelijk.
Arkadaşı bu fikri gülünç bulmuştu.Fejzo uznał tę propozycję za absurdalną.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.Najśmieszniejszym gagiem we wszechświecie.
Görünüşleri gülünç ve peltek dillidirler.Jej dopływami są Śmieszka i Pijawka.
Ancak Keloğlan gibi gülünç değildir.Inte lika härdig som typen.
Görünüşleri gülünç ve peltek dillidirler.Behåringen är gles och vitaktig.
Anlatılanlar düşsel olduğu kadar gülünç ve acıklıdır.Тож марновірність наша і смішна, І жалюгідна, як прогноз погоди.
Gülünç RabadashСмалій Шмалій
Bu eylemleri yer yer gülünç olabildiği gibi zaman zaman da can sıkıcı, hattâ dehşet verici olabilmektedir.Завдяки такому поєднанню смішне може водночас видаватися ще й сумним.
Görünüşleri gülünç ve peltek dillidirler.Умови праці є небезпечними і шкідливими.
İşte buna gülünç denir.Оце так жалюгіддя.
Suçlu ortaya çıktığında oldukça yaralanmış ve o gülünç palyaçoya dönüşmüştü.Když se vrátil zpět, oblékl bohatě zdobený oděv a stal se z něj hotový dobrodruh.
Ayrıca kitaptaki bilimsel içeriğin "gülünç derecede yetersiz" olduğunu belirtti.Zároveň celou soutěž označil za něco „vysoce hloupého“.
Bordeaux'da yapılan "adli düello" bir gülünç tiyatro oyununa dönüştü.După război, teatrul din Cluj a devenit un tipic teatru burghez.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.Az a legizgalmasabb dolog a világon.
Ancak Keloğlan gibi gülünç değildir.Nem annyira télálló, mint az alapfaj.
Görünüşleri gülünç ve peltek dillidirler.A hatásai vékonyak és laposak.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.Maailman luonnollisin asia.
Ancak Keloğlan gibi gülünç değildir.Se ei ole niin kupera kuin lakijäätikkö.
Locking bir çeşit gülünç (comical) sokak dansıdır.Sippurasti ry (SipRa) on kouvolalainen suunnistusseura.
Ece'nin Çorapları Çok Gülünç Yüce Nasıl Kanatlandı?Alicen vaatteet on raadeltu riekaleiksi.
Çünkü "Aşkın Gölgesi" bir şey ifade etmiyor, insanlara gülünç geliyor.Όταν ο αστεϊζόμενος έχει ύφος ανέκφραστο και ο λόγος του δεν έχει κωμική χροιά.
Fransa'da da gülünçlü opera sevildi.Opera seria opførtes også i Frankrig.
Gülünç RabadashÅlekiste Ruse
Ancak Keloğlan gibi gülünç değildir.De er imidlertid ikke like prangende som hos hannen.
Görünüşleri gülünç ve peltek dillidirler.Gương mặt họ vô cảm và lãnh đạm.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.この世にもっともひどい物だ。
Dansın gülünç tarafını vurgulamak için “locker” her zaman gülümser.いつもにこにこした笑顔な為、愛称「ニコちゃん」。
Çünkü "Aşkın Gölgesi" bir şey ifade etmiyor, insanlara gülünç geliyor.他愛もない冗談を言っては、仲間の失笑を買っている。
Anlatılanlar düşsel olduğu kadar gülünç ve acıklıdır.非常怕怪談和鬼魂之類恐怖的東西。
Locking bir çeşit gülünç (comical) sokak dansıdır.順泰道是一條呈倒U形的街道。
Çünkü "Aşkın Gölgesi" bir şey ifade etmiyor, insanlara gülünç geliyor.”司马炎只是“大笑”而并未对刘毅有何不利。
Kahramanın ismi Triboulet'den (Fransızca rigolo yani gülünç sözcüğünden çıkartılan) Rigelotto'ya çevrildi.כך שונה שמו של הגיבן מ"טריבולה" ( Triboulet) ל"ריגולטו" (ריגולו בצרפתית פירושו משעשע).
Çünkü "Aşkın Gölgesi" bir şey ifade etmiyor, insanlara gülünç geliyor.כלומר, דבר שכוון להיות לא הומוריסטי, אך מעורר צחוק אצל אנשים.
Dünyadaki en gülünç şeydir o."זה הדבר הקל ביותר בעולם.
Ece'nin Çorapları Çok Gülünç Yüce Nasıl Kanatlandı?החצאיות שאליהן עברו היו חצאיות הטוטו הרומנטיות הארוכות.
İnsanlar için çok iyi arkadaş ve güldüren, gülünç küçük köpeklerdir.גזע כלבים קטנים, ידידותיים וקלים לאילוף.
O zamanlar gözüme çok gülünç görünmüştü, ki bugün de aynı ölçüde gülünç görünüyor.Тогава изглеждаше нелепа за мен, и днес изглежда също толкова лошо.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.Да, да, това е най-комичното нещо в този свят.
Locking bir çeşit gülünç (comical) sokak dansıdır.Спрайт (на английски: Sprite) е рядък вид светкавичен заряд.

İlgili Sayfalar