gülünç ile cümle

gülünç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu şimdiye kadar gördüğüm en gülünç film.That is the most ridiculous movie I've ever seen.
Şimdiye kadar gördüğüm en gülünç film bu.That's the most ridiculous movie I have ever seen.
O şimdiye kadar gördüğüm en gülünç filmlerden biri.That's one of the most ridiculous movies I've ever seen.
Bu planın ne kadar gülünç olduğunu farkında mısın?Do you realize how ridiculous that plan is?
O fikrin ne kadar gülünç olduğunun farkında mısın?Do you realize how ridiculous that idea is?
Bunun ne kadar gülünç olduğunu görmüyor musun?Don't you see how ridiculous this is?
Bu oyunun gülünç göğüs fiziği var.This game has ridiculous breast physics.
Tom gülünç göründüğümü söyledi.Tom said I looked ridiculous.
Hem Tom hem de Mary gülünç görünüyordu.Both Tom and Mary looked ridiculous.
Tom gülünç görünümlü bir şapka takıyordu.Tom was wearing a ridiculous-looking hat.
Tom gülünç bir şapka takıyor.Tom is wearing a ridiculous hat.
Elias tüm tablolarını gülünç derecede düşük bir fiyata sattı.Elias sold all his paintings for a ridiculously low price.
Karikatürler genellikle gülünç olurlar ve konularının olumsuz algılarını teşvik edebilirler.They are often grotesque and can incite negative perceptions of their subjects.
Kendine gülmek, kendine güldürmek, yine de gülünç olmamak.Then you laugh again, but not so loud.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.The worst thing in the world.
Dergi, bunlara rağmen "Thriller"ı gülünç olarak nitelemiştir.However, Sternjø called the rumours absurd.
Ece'nin Çorapları Çok Gülünç Yüce Nasıl Kanatlandı?Ruswa's dress was as eccentric as his way of living.
Locking bir çeşit gülünç (comical) sokak dansıdır.Roue is a synonym for rake (character).
O zamanlar gözüme çok gülünç görünmüştü, ki bugün de aynı ölçüde gülünç görünüyor.It looked ludicrous to me back then and looks just as bad today.
Hersey bitti. hemde gülünc bir sekilde... ...bitiriyorsunuz....That in this ridiculous way... ...you guys are ending....
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.I sort of forget how bizarre some of those conversations are.
Gülünç olmayın!Don't be ridiculous!
Gülünç bu.It's ridiculous.
Cidden çok gülünç.He's completely hilarious.
Gülünç bir şey mi var ortada?What are you smilin' about?
Bazı sanat tarihçileri bu resmin gülünç olduğunu düşünüyorlar.It's been described by some art historians as a kind of burlesque, actually.
Tamamen gülünç, kesinlikle seksi bir kelime değil.It's a completely ridiculous, totally un-sexy word.
Bir başka eleştirmen "gülünç" dedi.Another reviewer called it "hilarious."
Açıkçası bunu herhangi bir kimsenin gülünç bulması beni rahatsız ediyor.Well, I'm really bothered by the fact that anybody would think that was hilarious.
30 yıl önce bu kulağa gülünç gelirdi.30 years ago that would have sounded ludicrous.
İkinin sonsuz kere tekrar ettiğini düşünmek oldukça gülünç.It seems ridiculous to think that 2
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. ''Yes, but I grow at a reasonable pace,' said the Dormouse: 'not in that ridiculous fashion.'
Sen gerçekten o cüceye, o gülünç "devr-i daim" e inanıyor musun?And you actually believe in your dwarf, do you? In your "recurrence"?
Çok gülünç geldiler bana, ama onlar için mutluydum.They became so hilarious, but I was happy for them.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.You know, it's just ludicrous.
Bu yeterince üzerine atlayacağımız gülünç bir yemdi ve biz de atladık.Now, that is sufficiently zany that we would, obviously, jump to the bait, and we did.
Yapmakta çok zorlanmıştım, çünkü gülünç bir şekilde açıktı. -I would have trouble doing it because it almost seems so ridiculously obvious.
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.The way we portray working people on TV -- it's laughable.
Özellikle gülünce ortaya çýkýyor.Only when laughing, though.
Yani, bu hikayeyi de diğeri kadar gülünç bulurdum.I mean, I would think that's equally ridiculous.
Ýlacýný sýk. Çok gülünce tutacak yine. Üff!Can spray your medicine, when you laugh so much you will get sick
Halkımın önünde gülünç düştüm, Gün boyu alay konusu oldum türkülerine.I am become a derision to all my people, and their song all the day.
Bu arada, İbrahim'in ayakta duran karısı gülünce, "Ona İshak'ı ardından Yakub'u müjdeleriz" dediler.His wife who stood near, laughed as We gave her the good news of Isaac, and after Isaac of Jacob.
Ateş yüzlerini yakar; orada suratları çirkin ve gülünç bir halde bulunurlar.Their faces will be scorched by flames, and they will grin and scowl within it.
Erdoğan'ın Sırbistan Ziyaretinde İstemeden Ortaya Çıkan Gülünç SonuçlarComical Unintended Consequences of Turkish President Erdogan's State Visit to Serbia · Global Voices
Sekerinska, araştırmadan asılsız suçlamalarda bulunmanın gülünç olduğunu söyleyerek yanıt verdi.Making unjustified accusations without investigation is ridiculous, Sekerinska responded.
Emma gündelik gerçekliğin ışığında daha kaprisli ve gülünç görünür.Emma becomes more capricious and ludicrous in the light of everyday reality.
Onu tamamen gülünç yaptığını biliyorsun".You know that you have made him utterly ridiculous".
Levi'nin oldukça gülünç yüz ifadesi fotoğrafın viral olmasını sağladı.Levi's humorous facial expression resulted in the photograph going viral.
Sen gülünce kalbimde güller açıyor.Mein Herz geht auf, wenn du lächelst.
Sen gülünce kalbime güneş doğuyor.Wenn du lächelst, geht in meinem Herzen die Sonne auf.
O zamanlar gözüme çok gülünç görünmüştü, ki bugün de aynı ölçüde gülünç görünüyor.Es sah damals sowas von lächerlich aus und sieht heute genauso mies aus.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.Die lustigsten Schlamassel der Welt.
Ancak Keloğlan gibi gülünç değildir.Es ist allerdings nicht gleichermaßen verpönt wie das Furzen.
Çünkü "Aşkın Gölgesi" bir şey ifade etmiyor, insanlara gülünç geliyor.Es fehlt diesem „Schweigen“ aber nicht an Komik, ja Gelächter.
Kendine gülmek, kendine güldürmek, yine de gülünç olmamak.Mais rire avec tout le monde, ça, peut-être pas.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.C'est le plus haut gopura du monde.
Görünüşleri gülünç ve peltek dillidirler.Ses allures sont souples et énergiques.
Gülünç RabadashRubia tonta
Arkadaşı bu fikri gülünç bulmuştu.El presentador se rio de tal idea.

İlgili Sayfalar