Yüzünde, hiç alışkın olmadığımız, kocaman bir gülümseme vardı çünkü haberler çoğu zaman onu üzerdi.Na njegovem obrazu je bil širok nasmeh, kar je bilo za tisti čas nenavadno, saj so ga novice po navadi potrle.
Yüzünde, hiç alışkın olmadığımız, kocaman bir gülümseme vardı çünkü haberler çoğu zaman onu üzerdi.Na tváři měl široký úsměv, což bylo tehdy neobvyklé, protože ho zprávy většinou deprimovaly.
Yüzünde, hiç alışkın olmadığımız, kocaman bir gülümseme vardı çünkü haberler çoğu zaman onu üzerdi.Ông ấy nở một nụ cười rất lớn, điều này rất bất thường vì tin tức thường làm ông ấy buồn rầu hơn.
Yüzünde, hiç alışkın olmadığımız, kocaman bir gülümseme vardı çünkü haberler çoğu zaman onu üzerdi.Széles mosoly terült szét az arcán, ami ritka volt akkoriban, mert a hírek többnyire nyomasztották őt.
Yüzünde, hiç alışkın olmadığımız, kocaman bir gülümseme vardı çünkü haberler çoğu zaman onu üzerdi.Tidak seperti biasa, ada senyuman di wajahnya karena kebanyakan berita yang ada membuatnya murung.
Yüzünde, hiç alışkın olmadığımız, kocaman bir gülümseme vardı çünkü haberler çoğu zaman onu üzerdi.Uśmiechał się szeroko, co było niezwykłe, ponieważ wiadomości przeważnie go przygnębiały.
Yüzünde, hiç alışkın olmadığımız, kocaman bir gülümseme vardı çünkü haberler çoğu zaman onu üzerdi.Είχε ένα τεράστιο χαμόγελο, πράγμα περίεργο για την εποχή, γιατί συνήθως τα νέα του έφερναν κατάθλιψη.
Yüzünde, hiç alışkın olmadığımız, kocaman bir gülümseme vardı çünkü haberler çoğu zaman onu üzerdi.Его лицо светилось радостью, хотя в последнее время новости лишь огорчали его.
Yüzünde, hiç alışkın olmadığımız, kocaman bir gülümseme vardı çünkü haberler çoğu zaman onu üzerdi.На його обличчі сяяла посмішка, що здивувало мене, оскільки зазвичай новини його пригнічували.
Yüzünde, hiç alışkın olmadığımız, kocaman bir gülümseme vardı çünkü haberler çoğu zaman onu üzerdi.На лицето му грееше голяма усмивка, нещо необичайно тогава, защото новините обикновено го депресираха.
Yüzünde, hiç alışkın olmadığımız, kocaman bir gülümseme vardı çünkü haberler çoğu zaman onu üzerdi.חיוך גדול האיר את פניו והדבר היה יוצא דופן בתקופה ההיא, מכיוון שבדרך כלל החדשות גרמו לו לדכדוך.
Yüzünde, hiç alışkın olmadığımız, kocaman bir gülümseme vardı çünkü haberler çoğu zaman onu üzerdi.كانت هناك ابتسامه كبيره تعتلي محياه .. والتي كانت نادره في ذلك الوقت .. لأن الأخبار كانت تحبطه بالعاده
Yüzünde, hiç alışkın olmadığımız, kocaman bir gülümseme vardı çünkü haberler çoğu zaman onu üzerdi.普段は暗いニュースに 落ち込んでばかりいましたから 「タリバンが撤退したぞ!」 父は叫びました