- Parlak bir gülümseme.- Ett ljust leende.
- Parlak bir gülümseme.- Hallo, Mr. Park.
- Parlak bir gülümseme.- Hei, herra Park.
- Parlak bir gülümseme.- On ouvre la bouche.
- Parlak bir gülümseme.- Senyum cerah.
- Parlak bir gülümseme.- Senyum cerah.
- Parlak bir gülümseme.- Uh, da. - Bună ziua, domnule Park.
- Parlak bir gülümseme.- Uh, igen. - Hello, Mr. Park.
- Parlak bir gülümseme.- Uh, ja. - Hej, Mr. Park.
- Parlak bir gülümseme.- Uh, jo. - Dobrý den, pane Park.
- Parlak bir gülümseme.- Uh, jo. - Dobrý deň, pán Park.
- Parlak bir gülümseme.- Uh, sim. - Olá, Sr. Park.
- Parlak bir gülümseme.- Uh, yeah. - Witam, panie Park.
- Parlak bir gülümseme.- Una bella sonrisa.
- Parlak bir gülümseme.- Una sonrisa brillante.
- Parlak bir gülümseme.- Zářivý úsměv.
- Parlak bir gülümseme.- Zdravo. Je bilo dobro?
- Parlak bir gülümseme.- Εεε, ναι. - Γεια σας, κ. Park.
- Parlak bir gülümseme.- Е-е, так. - Здрастуйте, пан Парк.
- Parlak bir gülümseme.- Има ли Лий Jungwoo тук? - Да, това ще ми бъде.
- Parlak bir gülümseme.- Отворете уста.
- Parlak bir gülümseme.- У вас красивая улыбка.
Parlayan bir gülümsemesi olan oyuncularsa yaklaşık 80 yıl yaşadılar.밝게 웃는 선수들이 평균적으로 거의 80년을 살 때 말이죠.
Parlayan bir gülümsemesi olan oyuncularsa yaklaşık 80 yıl yaşadılar. (Gülüşmeler)Trong khi đó những cầu thủ cười trong bức hình có tuổi thọ gần 80 năm (Cười)
Parlayan bir gülümsemesi olan oyuncularsa yaklaşık 80 yıl yaşadılar.là où des joueurs au sourire rayonnant vivaient en moyenne presque 80 ans.
Parlayan bir gülümsemesi olan oyuncularsa yaklaşık 80 yıl yaşadılar.lebten im Schnitt nur 72.9 Jahre, wohingegen, Spieler mit breiten Lächeln im Schnitt fast 80 Jahre alt wurden.
Parlayan bir gülümsemesi olan oyuncularsa yaklaşık 80 yıl yaşadılar.levde i genomsnitt nästan 80 år.
Parlayan bir gülümsemesi olan oyuncularsa yaklaşık 80 yıl yaşadılar.levede i gennemsnit næsten 80 år.
Parlayan bir gülümsemesi olan oyuncularsa yaklaşık 80 yıl yaşadılar.בעוד ששחקנים עם חיוכים קורנים חיו בממוצע כמעט 80 שנה.
Parlayan bir gülümsemesi olan oyuncularsa yaklaşık 80 yıl yaşadılar.بينما اللاعبون ذوي الابتسامات العريضة عاشوا 80 عاماً بالمتوسط
Parlayan bir gülümsemesi olan oyuncularsa yaklaşık 80 yıl yaşadılar.而露笑容嘅 平均有成差唔多80歲命
Parlayan bir gülümsemesi olan oyuncularsa yaklaşık 80 yıl yaşadılar.選手の平均寿命は 約80歳でした (会場: 笑い声)
Rahibeden küçük bir gülümseme! Arkadan bir melek mi geçti?Aniołowie ci pozwolili? moja matka opowiadała mi tę bajkę jak się bałam.
Rahibeden küçük bir gülümseme!Je angelček letel mimo?
Rahibeden küçük bir gülümseme!Jeptiška se umí smát!
Rahibeden küçük bir gülümseme!Ένα χαμόγελο από την καλόγρια!
Rahibeden küçük bir gülümseme!Е! Малко усмивка от монахинята!
RB: Aslında robot gülümsüyor, kadın da gülümsemeyi taklit ediyor. Bu çok oluyor.로봇이 미소를 짓고, 그녀가 그 미소를 따라하고 있습니다. 이러한 상황은 자주 일어나죠.
RB: Aslında robot gülümsüyor, kadın da gülümsemeyi taklit ediyor. Bu çok oluyor.ר.ב: הוא מחייך. היא מחקה את החיוך. זה קורה הרבה.
RB: Aslında robot gülümsüyor, kadın da gülümsemeyi taklit ediyor. Bu çok oluyor.رودني: إنه يبتسم. إنه يحاكي الإبتسامة. هذا يحدث كثيراً.
RB: Aslında robot gülümsüyor, kadın da gülümsemeyi taklit ediyor.Nó cười.
Refif... gülümsemeyi unutma...Rafeef, recuerde sonreír...
Refif... gülümsemeyi unutma...Rafeef, ricordati di sorridere...
Rucell'i Palabıyıklarının altındaki çarpık gülümsemesiyle.Rucells kluriga leende under sin snurrade mustasch.
Rucell'i Palabıyıklarının altındaki çarpık gülümsemesiyle.Rucell's skæve smil under hans overskæg.
Sadece gözlerinizle, gülümsemenizle, dokunuşunuzla.Csak a szemed, a mosolyod, az érintésed által.
Sadece gözlerinizle, gülümsemenizle, dokunuşunuzla.Gewoon door je ogen, door je glimlach, door je aanraking.
Sadece gözlerinizle, gülümsemenizle, dokunuşunuzla.Prin ochii voştri, prin zâmbetul vostru, prin atingerea voastră.
Sadece gözlerinizle, gülümsemenizle, dokunuşunuzla, sadece varlığınızla.Door je ogen, door je glimlach, je aanraking, en je aanwezigheid.
Sadece gözlerinizle, gülümsemenizle, dokunuşunuzla, sadece varlığınızla.당신의 눈빛으로 인해, 당신의 미소로 인해, 당신의 손길로 인해,
Sadece gözlerinizle, gülümsemenizle, dokunuşunuzla, sadece varlığınızla.Nur mit euren Augen, eurem Lächeln, eurer Berührung, bloß weil ihr da seid.
Sadece gözlerinizle, gülümsemenizle, dokunuşunuzla, sadece varlığınızla.Vì đôi mắt bạn... Vì nụ cười của bạn... Vì cái khẽ chạm của bạn...
Sadece gözlerinizle, gülümsemenizle, dokunuşunuzla, sadece varlığınızla.רק בעזרת עיניכם, החיוך שלכם, המגע שלכם,
Sadece gözlerinizle, gülümsemenizle, dokunuşunuzla, sadece varlığınızla.بعينيك, بابتسامتك, بلمستك,
Sadece gözlerinizle, gülümsemenizle, dokunuşunuzla, sadece varlığınızla.あなたの笑顔から あなたの手から ただあなたがいるという そのことから
Sadece gözlerinizle, gülümsemenizle, dokunuşunuzla.Simplement grâce à vos yeux, grâce à votre sourire, grâce à votre toucher.
Sadece gözlerinizle, gülümsemenizle, dokunuşunuzla.Solamente por sus ojos, por su sonrisa, por su tacto.
Sadece gözlerinizle, gülümsemenizle, dokunuşunuzla.פשוט, דרך עיניכם, דרך החיוך שלכם, דרך המגע שלכם.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Chúng ta nghĩ rằng sự ấm áp và nụ cười truyền tải sự trung thực và chân thành.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Credem că zâmbetul, căldura lui, transmite sinceritate.