"Gülümseme yarı açık, yarı kapalı bir kapıdır", diye yazmış Jennifer Egan."Uśmiech to drzwi, na pół otwarte i na pół zamknięte", jak pisała Jennifer Egan.
"Gülümseme yarı açık, yarı kapalı bir kapıdır", diye yazmış Jennifer Egan."Ένα χαμόγελο είναι μια πόρτα που είναι μισάνοιχτη και μισόκλειστη", όπως έγραψε η συγγραφέας Τζένιφερ Ίγκαν.
"Gülümseme yarı açık, yarı kapalı bir kapıdır", diye yazmış Jennifer Egan."Посмішка - це двері, які є напіввідчиненими і напівзачиненими водночас," - пише Дженніфер Іґан.
"Gülümseme yarı açık, yarı kapalı bir kapıdır", diye yazmış Jennifer Egan."Улыбка — это дверь, которая наполовину открыта и наполовину закрыта", — сказала писательница Дженнифер Эган.
"Gülümseme yarı açık, yarı kapalı bir kapıdır", diye yazmış Jennifer Egan."Усмивката е врата, която е полуотворена и полузатворена", написа авторът Дженифър Еган.
"Gülümseme yarı açık, yarı kapalı bir kapıdır", diye yazmış Jennifer Egan."חיוך הוא דלת חצי סגורה - חצי פתוחה" כתבה הסופרת ג'ניפר איגן.
"Gülümseme yarı açık, yarı kapalı bir kapıdır", diye yazmış Jennifer Egan."الابتسامة هي باب نصف مفتوح ونصف مغلق،" كما كتب المؤلف جينيفر أجان.
"Gülümseme yarı açık, yarı kapalı bir kapıdır", diye yazmış Jennifer Egan.作家のジェニファー・イーガンは 書いています 会社は 社員や顧客に 与える力を増減でき
Gülümsemeye çalış!Du versuchst, zu lächeln!
Gülümsemeye çalış!Du versuchst, zu lächeln!
Gülümsemeye çalış!Essaie de sourire.
Gülümsemeye çalış!Försök att le!
Gülümsemeye çalış!Încearcã sã zâmbeºti!
Gülümsemeye çalış!¡Intenta sonreir!
Gülümsemeye çalış!Yritä hymyillä.
Gülümsemeye devam et, işler yolunda gitmediğinde bile vazgeçme.Continua a sorrir e nunca desistas, mesmo nas piores aIturas.
Gülümsemeye devam et, işler yolunda gitmediğinde bile vazgeçme."Continuă să râzi şi nu te da bătută..." "Chiar dacă se întâmplă şi lucruri rele..."
Gülümsemeye devam et, işler yolunda gitmediğinde bile vazgeçme.Danes in jutri in vsaki dan vse bolj. Znova se nasmej in nikoli se ne predaj.
Gülümsemeye devam et, işler yolunda gitmediğinde bile vazgeçme.Jangan bergerak. Cepatlah.
Gülümsemeye devam et, işler yolunda gitmediğinde bile vazgeçme.Miten voit sotilas?
Gülümsemeye devam et, işler yolunda gitmediğinde bile vazgeçme.- og giv dem begge et godnatkys fra far.
Gülümsemeye devam et, işler yolunda gitmediğinde bile vazgeçme.Pospiesz się.
Gülümsemeye devam et, işler yolunda gitmediğinde bile vazgeçme.Sigue sonriendo y no te des por vencida, aunque las cosas vayan mal.
Gülümsemeye devam et, işler yolunda gitmediğinde bile vazgeçme."Vždy se usmívej a nikdy se nevzdávej." "I když se věci vždy nebudou dařit."
Gülümsemeye devam et, işler yolunda gitmediğinde bile vazgeçme.Χαμογέλα και μην καταθέτεις τα όπλα όταν τα πράγματα στραβώνουν.
Gülümsemeye devam et, işler yolunda gitmediğinde bile vazgeçme."Продължавай да се усмихваш и никога не се предавай." "Тогава, когато нещата са зле."
Gülümsemeye devam et, işler yolunda gitmediğinde bile vazgeçme.חייכי ואל תיכנעי לעולם .גם במצבים קשים
Gülümsemeye devam et, işler yolunda gitmediğinde bile vazgeçme.كيف حالك ، أيها الجندي؟
(Gülüşler) Bu, bir Bonobo'nun yüzündeki bir gülümseme.ボノボの笑顔です
Hangi yolu seçmesi gerektiğini biliyordu ve bu çocuk .. o yolu hep yüzünde gülümsemeyle aldı...A stiut pe ce drum sa mearga, si ea a fost un copil care a mers pe acel drum zambind.
Hangi yolu seçmesi gerektiğini biliyordu ve bu çocuk .. o yolu hep yüzünde gülümsemeyle aldı...Con bé biết con đường mình đi như thế nào, và con bé là một đứa vừa bước đi, vừa mỉm cười.
Hangi yolu seçmesi gerektiğini biliyordu ve bu çocuk .. o yolu hep yüzünde gülümsemeyle aldı...Dia tahu jalan apa yang ditempuh, dan dia adalah seorang anak yang akan menempuh jalan itu dengan tersenyum
Hangi yolu seçmesi gerektiğini biliyordu ve bu çocuk .. o yolu hep yüzünde gülümsemeyle aldı...Elle savait quelle route prendre et elle pris cette route en souriant.
Hangi yolu seçmesi gerektiğini biliyordu ve bu çocuk .. o yolu hep yüzünde gülümsemeyle aldı...Ha Ni je vedela, po kateri poti mora, in to pot je ubrala z nasmeškom na ustih.
Hangi yolu seçmesi gerektiğini biliyordu ve bu çocuk .. o yolu hep yüzünde gülümsemeyle aldı...Hon visste vilken väg hon skulle ta och hon är ett barn som tog den vägen leende.
Hangi yolu seçmesi gerektiğini biliyordu ve bu çocuk .. o yolu hep yüzünde gülümsemeyle aldı...Ona zawsze wiedziała jaką drogę wybrać, i zawsze szła nią z radością.
Hangi yolu seçmesi gerektiğini biliyordu ve bu çocuk .. o yolu hep yüzünde gülümsemeyle aldı...Sapeva che strada prendere e ha imboccato quella strada sorridendo.
Hangi yolu seçmesi gerektiğini biliyordu ve bu çocuk .. o yolu hep yüzünde gülümsemeyle aldı...Sie wusste welchen Weg sie nehmen musste und sie ist ein Kind,die es mit Lächeln genommen hat.
Hangi yolu seçmesi gerektiğini biliyordu ve bu çocuk .. o yolu hep yüzünde gülümsemeyle aldı...Ze wist welk weg ze moest nemen en ze is een kind die die weg lachend nam.
Hangi yolu seçmesi gerektiğini biliyordu ve bu çocuk .. o yolu hep yüzünde gülümsemeyle aldı...Ήξερε το δρόμο που θα έπαιρνε, και είναι ένα παιδί που πήρε αυτό το δρόμο χαμογελώντας.
Hangi yolu seçmesi gerektiğini biliyordu ve bu çocuk .. o yolu hep yüzünde gülümsemeyle aldı...Она знает, какой дорогой пойти, и она - ребенок, который всегда проходит ее с улыбкой.
Hangi yolu seçmesi gerektiğini biliyordu ve bu çocuk .. o yolu hep yüzünde gülümsemeyle aldı....היא ידעה באיזה נתיב ללכת, והיא הלכה בו עם חיוך
Hangi yolu seçmesi gerektiğini biliyordu ve bu çocuk .. o yolu hep yüzünde gülümsemeyle aldı...هي تعرف ما الطريق الذي عليها اتخاذه وهي الطفله التي اتخذت طريق الابتسامه
Hangi yolu seçmesi gerektiğini biliyordu ve bu çocuk .. o yolu hep yüzünde gülümsemeyle aldı...一人ぼっちで寂しい思いをさせ いつもすまない気持ちでおりましたが
Hatırlıyor musun? Küçükken sürekli ağlardın. Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Chyba odszedł malować ścianę Yongju i Youngchul...
Hatırlıyor musun? Küçükken sürekli ağlardın. Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Cred că a plecat să picteze perete cu Yongju și Youngchul...
Hatırlıyor musun? Küçükken sürekli ağlardın. Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Eu acho que ele se foi para pintar a parede com Yongju e Youngchul...
Hatırlıyor musun? Küçükken sürekli ağlardın. Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Jeg tror, at han er gået til at male væggen med Yongju og Youngchul...
Hatırlıyor musun? Küçükken sürekli ağlardın. Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Myslím, že je preč maľovať na stenu s Yongju a Youngchul...
Hatırlıyor musun? Küçükken sürekli ağlardın. Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Myslím, že je pryč malovat na zeď s Yongju a Youngchul...
Hatırlıyor musun? Küçükken sürekli ağlardın. Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Tớ đoán là anh ấy đã vẽ tranh lên tường cùng với Yongju và Youngchul..
Hatırlıyor musun? Küçükken sürekli ağlardın. Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Предполагам, че той е отишъл да рисува на стената с Yongju и Youngchul...
Hatırlıyor musun? Küçükken sürekli ağlardın. Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Я думаю, він пішов фарбувати стіни з Yongju і Youngchul...
Hatırlıyor musun? Küçükken sürekli ağlardın. Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.אני מניח שהוא הלך לצבוע את הקיר עם Yongju וYoungchul...
Hatırlıyor musun? Küçükken sürekli ağlardın. Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.أعتقد هو قد ذهب لصباغة الحائط مع يونغجيو و يونغشول
Hem anne hem de bebek agulanmaya, oynaşmaya ve gülümsemeye başlarlar.Cô ta bắt đầu bi bô, nựng nịu và mỉm cười, và đứa bé cũng vậy.
Hem anne hem de bebek agulanmaya, oynaşmaya ve gülümsemeye başlarlar.E comincia a gorgogliare, balbettare e sorridere, e lo stesso fa il bimbo.
Hem anne hem de bebek agulanmaya, oynaşmaya ve gülümsemeye başlarlar.E ela começa a balbuciar, a fazer sons e a sorrir, e o bebé faz o mesmo.
Hem anne hem de bebek agulanmaya, oynaşmaya ve gülümsemeye başlarlar.Ella comienza a murmurarle, a arrullarlo y a sonreir, y también lo hace el bebé.
Hem anne hem de bebek agulanmaya, oynaşmaya ve gülümsemeye başlarlar.Elle commence à gazouiller et à roucouler et à sourire, et le bébé fait de même.