gülü ile cümle
gülü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
"Kendi hayatımla ilgili bir film yapacak olsam, filmin sonunda seyirciyi gülümsetmesini isterdim.Se avessi perso qualcosa a metà film sarei stato veramente nei guai.”
"Ersan Gülüm Beşiktaş'ta!Ma che vacanza...a Rocca Taccagna!
Gülümseyen Amerikalı bir çocuk. ^ (İngilizce) Freitas-Magalhães, A.; Castro, E. (2009).«Sorriso a trentadue denti» per indicare un ampio sorriso ^ Freitas-Magalhães, A., & Castro, E. (2009).
Fatma Gülüstü Hanım (ö.Pallida... la mia signora?
Onun gülümsemesi onun teşekkürlerini ifade etti.Её улыбка выражала её благодарность.
Gülü seven dikenine katlanır.Любишь розу — терпи и шипы.
O her zaman bana gülümsüyor.Она всегда мне улыбается.
Onu her gördüğümde, gülüyor.Каждый раз, когда я вижу его, он улыбается.
Sana gülünecek.Над тобою будут смеяться.
Kime gülüyorsun?Над кем ты смеёшься?
Yüzünde bir gülümseme ile ona yaklaştı.Она подошла к нему с улыбкой на лице.
Tahtada ki yüzünde arsız bir gülümseme ile duruyordu.У доски стояла девочка с дерзкой улыбкой на лице.
Tom gülüyor.Том смеётся.
Tom sonunda gülümsedi.Том наконец улыбнулся.
Sadece Tom gülümsedi.Только Том улыбнулся.
"Görünüşe bakılırsa kırsal kesimi iyi biliyorsun." Tom gülümseyerek "sanırım öyle" diye cevap verdi.«Судя по всему, ты хорошо знаешь деревню». — «Думаю, так», — ответил Фома, улыбаясь.
Bir gülümseme dostluk işareti gönderir.Улыбка посылает сигнал дружбы.
Sadece gülümsedi.Он только улыбнулся.
Kızlar kıpır kıpır, dans ediyorlar ve zıplıyorlar, gülüyorlar ve şarkı söylüyorlar.Девчушки-непоседы танцуют и прыгают, смеются и поют.
Tom hiç gülümsemez.Том никогда не улыбается.
Şarkı söylerken o, bana gülümsedi.Она улыбалась мне, в то время как пела.
Tom başarısızca gülümsemeye çabaladı.Фома безуспешно старался улыбнуться.
Annesine bakarak gülümsedi.Увидев мать, она улыбнулась.
Onlar gülümsüyor.Они улыбаются.
Onlar birbirlerine gülümsüyorlar.Они улыбаются друг другу.
Mary ona sevecenlikle gülümsedi ama bir şey söylemedi.Мэри ласково улыбнулась ему, но ничего не сказала.
Tom içtenlikle gülümsedi.Том приветливо улыбнулся.
Eğer bir bebek uykuda gülümsüyorsa, rüyasında bir melek görüyor demektir.Если малыш улыбается во сне, значит, ему снится ангел.
Adam, gülümseyerek sağ tarafa baksa da o yönde oturan kadına bakar gibi görünmemektedir.Улыбаясь, он глядит влево, однако маловероятно, что глядит он на женщину.
Çok su kullandırır, sonra da gülüp alay eder.Ранит Рета и обращает его в бегство.
Her daim gülümser.Всё время улыбается.
Charlie uyuşturucuya bakar ve onu gülümseyerek ateşe atar.Джонни берёт билет и с улыбкой сжигает его.
O gece, diğer garip seslerle birlikte gülüşen çocuk sesleri de dahil olmak üzere çeşitli sesler duyarlar.Той же ночью, дети просыпаются, услышав странные звуки.
Ancak Keloğlan gibi gülünç değildir.Не такой он и смешной.
Kendine gülmek, kendine güldürmek, yine de gülünç olmamak.Теперь вы останетесь смеяться — без меня.
Denklemdeki a değeri gülün şeklini değil, bir bütün olarak büyüklüğünü (yani yaprakların uzunluğunu) etkiler.К тому же румяна, употребляемые ими, столь грубы, что нет нужды быть близко, чтобы их не заметить.»
Bardakilere göz gezdirirken birini fark eder ve ona gülümser.Он смотрит через стекло внутрь и улыбается.
Gülmek Nedir, Kime Gülüyoruz?Смеётся тот, кто смеётся.
"Dudu", "Sorma Kalbim", "Gülümse Kaderine" ve "Uzun İnce Bir Yoldayım", EP'nin kliplenen şarkıları oldu.На треки «Dudu», «Gülümse Kaderine», «Sorma Kalbim» и «Uzun Ince Bir Yoldayım» были сняты видеоклипы.
Kış gülü tacını Aşk ve Güzellik Kraliçesi için kazandı.Победитель турнира имел право выбрать царицу турнира (королеву любви и красоты).
Seçilmiş Başkan Trump ise bu iddiaları gülünç bularak: "Bu da yeni bir bahane.Ответом послужило насмешливое заявление: «Это будет весёлое развлечение!».
O, sadece gülümser.Только улыбался».
Ece'nin Çorapları Çok Gülünç Yüce Nasıl Kanatlandı?Аристократы носили чулки из шелка, которые были очень дорогими.
"Ersan Gülüm yeniden Beşiktaş'ta!".«Хватит врать о Пиночете!»
Sabit bir gülümseme ile belirtilmiştir.Также был известен редкой улыбкой.
Bazıları gülüyordu, bazıları da başkaldırı çığlıkları atıyorlardı.Несколько человек смеялись, несколько человек плакали.
Bir gülüş uğruna harcanmış hayatların muhasebesini tutmaya mecalim kalmadı artık.Уверяю вас, вы теряете со мной время, которое могли бы провести, наслаждаясь её улыбками.
Adnan Tunalı (Cennet Gülüşlü) Ahmet Karakman (Führer Cevat) Ayben Erman Ayça ?????Азизага Касумов - Маджид (Мухтар Маниев) Малик Дадашов - ???
Aynı yıl müzik yönetmenliğini Onno Tunç'un yaptığı Gülümse çıktı.На следующий год он сыграл уже главную роль в Baruar Songshar того же режиссёра.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.«Самая смешная шутка на свете»).
"Mutlu gün" ifadesini hâlâ dillendirse de bu onu artık gülümsetmez.Он назывался длинным названием How Will I Laugh Tomorrow When I Can't Even Smile Today.
Gülünç RabadashБутримовы Бутримовка
Gülümsemeye ve arkadaşlarını cesaretlendirmeye bayılır.Очень любит пошутить и взбадривать своих друзей.
Tam boğulmak üzereyken karşısında kendisine gülümseyen Sedna'yı görür.Считал что Нина должна быть там где будет улыбаться.
Bana tuhaf tuhaf gülüyor.Говорит довольно смешным голосом.
Ama hayır. ("Gülümsemesi yayılır.")33) 她笑了。— «Она улыбается (и это факт)».
Temel çizgisi “Gülümsemenizi ihtiyacı olanlarla paylaşın” ifadesidir.إن شعارها هو "شارك ابتسامتك مع من يحتاجها".
Çok su kullandırır, sonra da gülüp alay eder.و غَرِقَ الأَرضُ : غَمَرَها الماءُ، فهي غَرِقة.
O, sadece gülümser.وتبدو عليه الابتسامة.
Tara gülümser...الرعية تبتسم ..