gülü ile cümle
gülü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Adalet gülümseyerek, “Onu görüyor musunuz?"Do you see that?" Adalet asks, smiling.
Yüzünde sonuk bir gülümseme vardı ve bana kafa salladı.A faint smile was on his face, and he nodded his head at me.
Gülün bazen eski mısır'da Horus tanrısının amblemi olduğu söylenir.The rose has sometimes been said to have been the emblem of the god Horus in ancient Egypt.
İlk olarak, gülün gizlilik anlamı Yunan mitolojisine kadar da uzanıyor.Firstly, the rose's connotation of secrecy dates back also to Greek mythology.
16. yüzyılda İngiltere'nin kralı 8. Henry'nin sembolü, stilize edilmiş Tudor hanedanı gülüydü.In the 16th century, the symbol of Henry VIII of England was the stylised Tudor dynasty rose.
Tudor gülü.The Tudor rose.
Armstrong Uçuş Araştırma Merkezi ve Edwards pusula gülünün uydu görüntüsü.The satellite image of Armstrong Flight Research Center and the Edwards compass rose.
Hem bu klip hem de Kameraya Gülümse, arkadaşı Jordan Galland tarafından yönetildi.Both this music video and Smile for the Camera were directed by her friend Jordan Galland.
"Gülümsedi ve elini salladı" dedi Ellsworth."He grinned and waved his hand," Ellsworth said.
"Gülümsediğinde 32 dişini görebiliyordum."[1]"When he grinned, I could see both rows of his teeth,"[24]
Emma gündelik gerçekliğin ışığında daha kaprisli ve gülünç görünür.Emma becomes more capricious and ludicrous in the light of everyday reality.
Çalılar arasında adi alıç, kurtbağrı, muşmula ve yaban gülü gibi bitkiler görülür.The undergrowth is represented by hawthorn, privet, medlar, privet and wild rose.
1997 senesinde Polonya Gülümseme Nişanı ödüllendirildi ve UNICEF'in İyi Niyet Elçisi oldu.She has been awarded with the Order of the Smile and is a Goodwill Ambassador for UNICEF.
Zola, müzik şirketi Guluva Entertainment'ın da sahibidir. [1]Zola is also the owner of the music company Guluva Entertainment.[10]
Sonra gülümsedi ve sevgili kedisini üç kez hafifçe okşadı.[1][2]He then smiled and gently stroked his beloved cat three times.[7][8]
Onu tamamen gülünç yaptığını biliyorsun".You know that you have made him utterly ridiculous".
Charlotte bunun gerçek olup olmadığını sorar ve Lumir gülümser.Charlotte asks if it's real or not, and Lumir simply smiles.
Sanırım çağrı [gülüyor] diyarın dışından gelebilirdi.I think the call [laughs] would maybe have to come from outside the realm.
Peggy Lee Gülü, 1983'te Yılın Amerikan Güzellik Gülü oldu. [1] [2]The Peggy Lee Rose was the 1983 American Beauty Rose of the Year.[45][46]
Gülümseyen Glenn Friendship 7'den inip Noa'nın güvertesi üzerinde durdu.A smiling Glenn got out of Friendship 7 and stood on the deck of Noa.
Japon Gülü kuşburnuRose hips from Rosa rugosa (beach rose)
Birbirlerini fark eder ve gülümserler.When they spot each other, they smile.
Genellikle "ho ho ho" gibi bir şekilde gülüyor olarak tasvir edilir.He is commonly portrayed as laughing in a way that sounds like "ho ho ho".
Oldukça kaygısızdır ve her zaman gülümser.He is fairly carefree and always smiling.
Arkadaşlarına gülümsedi.He grinned to his companions.
Bu onlara yüzlerine kapalı veya daha kısa bir görünüm ve gülümseme verir.This gives them a closed or shorter look to their face and smile.
Gülümseyen şapkalı hamal kafası, menülerde, tabaklarda ve promosyon ürünlerinde de yer aldı.The smiling capped porter head also appeared on menus, dishes, and promotional items.
Levi'nin oldukça gülünç yüz ifadesi fotoğrafın viral olmasını sağladı.Levi's humorous facial expression resulted in the photograph going viral.
Bu ani başarısızlık "gülümseyen ölüm" olarak adlandırılır.[1]This sudden failure is called the "smiling death".[7]
( Bir Avuç Dolar ) "Bence hoş değil, gülüyorsun."(A Fistful of Dollars) "I don't think it's nice, you laughin'."
Bulgar elçisinin gergin gülümsemesi, Çin konsolosunun kaçamak bakışları. . .The tight smile of the Bulgarian emissary, the averted glance of the Chinese consul . . .
Resimdeki herkes gülümsüyor.Alle auf der Fotografie lächeln.
Bana gülümsedi.Sie hat mich angelächelt.
Dün, o bana gülümsedi.Gestern hat sie mich angelächelt.
Tom gülüyor.Tom lacht.
Yaşlı bayan kız torununa gülümsedi.Die alte Dame lächelte ihrer Enkelin zu.
Tom gülümsedi ama cevap vermedi.Tom hat gelächelt, aber nicht geantwortet.
Gülüşünü seviyorum.Ich liebe dein Lächeln.
Tom hiç gülümsemez.Tom lächelt nie.
Kraliçe mutlu bir biçimde gülümsüyor. İngiltere, İskoçya'nın bir parçası olarak kalabilir.Die Königin lächelt beglückt. England darf ein Teil von Schottland bleiben.
Tom bile gülümsedi.Selbst Tom lächelte.
Tom margaritasından bir yudum aldı ve gülümsedi.Tom nahm einen Schluck von seiner Margarita und lächelte.
Mary'nin gülümseyişini hatırlayamıyorum.Ich kann mich nicht mehr an Marias Lächeln erinnern.
Gülümse ve mutlu ol!Lächle und sei glücklich!
Sabır benim en zor sınavım! Ama ben kaderin bir gün bana gülümseyeceğine inanıyorum .Geduld ist meine schwerste Prüfung! Aber ich vertraue darauf, dass mir das Schicksal eines Tages zulächelt.
Sadece gülümsemek ve mutlu olmak.Einfach lächeln und glücklich sein.
Ne kadar çirkin gülüyorsam o kadar mutluyumdur.Je hässlicher ich lache, desto glücklicher bin ich.
Bütün insanlar aynı dilde gülümser.Alle Menschen lächeln in der gleichen Sprache.
Sen gülünce kalbimde güller açıyor.Mein Herz geht auf, wenn du lächelst.
Dans etmek tüm bedenle gülümsemektir!Tanzen ist Lächeln mit dem ganzen Körper!
Hayat ayna gibidir. Gülümsersen o da sana gülümser.Das Leben ist wie ein Spiegel. Lächelst du, lächelt es zurück.
Her gülüşünde bir yerlerde bir problem ölür.Immer wenn du lachst, stirbt irgendwo ein Problem.
Bazen olduğu gibidir. Üzerinde pozitif ve sevgi ile düşün ! Ağlamak yerine gülümsersin.Manchmal ist es eben, wie es ist. Denke positiv und in Liebe darüber. Dann lächelst du anstatt zu weinen.
Gülümsemeyi asla unutma! Gülüşünü seviyorum.Vergiss nie zu lächeln! Ich liebe dein Lächeln.
Sen gülünce kalbime güneş doğuyor.Wenn du lächelst, geht in meinem Herzen die Sonne auf.
Bugün gülümsedin mi?Hast du heute schon gelächelt?
Sana bugün ve her gün tüm salakları gülümseyerek uzaklaştırabilme gücü diliyorum.Ich wünsche dir die Stärke, alle Idioten heute und jederzeit wegzulächeln.
Ben gülümsedim sadece.Ich lächelte nur.
Gülümsemeyi unutmayın. Karnavaldır!Vergesst nicht zu lächeln. Es ist Karneval!
Hey, neye gülüyorsun?He, worüber lachst du?