Ana içeriğe geç
Sözlük

gülüş ile cümle

gülüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
"Çenemi kapattım ve onları dinledim." (Gülüşler)I shut up, and listen to them." (Laughter)
"Bir kez daha yap." (Gülüşler)So the government says, "Do it again." (Laughter)
Viagra diye de bilinen ilaç. (Gülüşmeler)I went vegan, and I started taking huge doses of sildenafil, also known as Viagra.
Size geri email atmayacaklardı -- (Gülüşmeler) ama otomatik bir yanıt alırdınız.They would not email you back (Laughter) -- but you'd get an automated reply.
Posta kutunuzda isimileri olucak -- (Gülüşmeler) herşey istediğiniz gibi.Their name in your inbox (Laughter) -- it's all you wanted anyway.
Ve sonunda İsveçliler dünyada bazı önemli şeylerin olduğunu anlayabildiler. (Gülüşmeler)(Laughter)
Hafta sonlarinda hristiyan (dindar) bir adamdi fakat hafta ici bilim adamiydi (gülüşmeler)He was a Christian guy during the weekends, but during the week he was a scientist. (Laughter)
Ah - uh -- (gülüşmeler)Ah, uh -- (Laughter)
Burada (Gülüşmeler)Here. (Laughter)
Şimdilerde bu imkansız. ve sonra... (gülüşmeler)Nowadays, it's no ma'am, check your shoes. And like -- (Laughter)
Tamam, bütün bilimadamları böyle değildir. bilirsiniz... onlardan çok var... (gülüşmeler)I've got another five minutes, right? OK. All scientists aren't like that.
Ben de ayağa kalkacağım. (gülüşmeler) (alkışlar)I'll stand up too, and -- (Laughter) (Applause)
Dikkatli olmanız gereken 10 şey var, birincisi.. (gülüşmeler)Remember the 10 things that are going to get you. The -- one of them -- (Laughter)
Yani... Şöyle... Şey... (Gülüşmeler)I mean, you — I'm just like, a hush, huh -- It's like -- (Laughter)
Bu yüzden...(Gülüşmeler)So -- (Laughter)
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker.The thing is -- (Laughter) -- it's more interesting to me.
(Gülüşmeler) Değil mi?Okay?
Ya da demediniz.(Gülüşmeler)Or, I don't know. (Laughter)
Ah_cha [Yumuşak gülüşmeler]Ah-cha. [Soft laughter]
(Gülüşmeler) Ay'a olan uzaklığımızın 16 katı, ya da Güneş'e olan uzaklığımızın dörtte biri.(Laughter) 16 times farther away than the moon, or four percent of the distance to the sun.
Umursamaz bir panelin önünde oturan bir çocuk düşünün önünde özgeçmişi, (Gülüşmeler)Kids sitting in front of unimpressed panels, you know, with their resumes -- (Laughter)
(Gülüşmeler) 2008 ve 2009 biraz daha zorluydu.(Laughter) 2008 and 2009 were a little tougher.
"Eş düzeyde, ad hoc, kendini ayarlayan kablosuz ağlar" (Gülüşmeler)"Ad-hoc peer-to-peer self-configuring wireless networks." (Laughter)
(Gülüşmeler) sarı gibi olan.(Laughter) Which is like yellow, this one.
(Gülüşmeler) Bence bu muhtemelen gençlerin sebze yemesini sağlardı.(Laughter) I mean, this would get teenagers to eat their vegetables, probably.
(Gülüşmeler) Bunun zıttı da olabilir, tam tersi.(Laughter) And it might happen the opposite, the other way around.
Benim değil, çünkü -- (Gülüşmeler)It's not my fault, because — (Laughter)
(Müzik) Justin Bieber'dan "Baby. (Gülüşmeler) (Müzik)(Music) It's Justin Bieber's "Baby." (Laughter) (Music)
Başlık, "Rahim İçi Mastürbasyon Gözlemleri" (Gülüşmeler)The title is "Observations of In-Utero Masturbation." (Laughter)
Çok üzüntü verici. (Gülüşmeler)It's so sad.
"Bunu hep mi yapıyorsun?" (Gülüşmeler)"Are you just doing this all the time?"
Patoloji laboratuarlarında çalışanlar için çok rahatsız edici. (Gülüşmeler)Very unsettling for people working in pathology labs.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e. (Gülüşmeler)Stephanie Mann, who was foolish enough to return my emails.
Ama yine de orgazm olur -- (Gülüşmeler) her şeye rağmen.But it would be an orgasm -- (Laughter) nonetheless.
(Gülüşmeler) Ekranda: "5. Hıçkırığı da geçirir."(Laughter)
(Gülüşmeler) Evli. Bekar.(Laughter)
(Gülüşmeler) Ekranda: "7. Domuz çobanları hala öneriyor."(Laughter)
(Gülüşmeler) Ekranda:He really does like women."
(Gülüşmeler) Ekranda "10. Ama çok eğlenceli."(Laughter)
(Gülüşmeler) baylar ve bayanlar, ciddi olun.This is a very -- (Laughter) -- gentlemen and ladies, be serious.
Saat sabahın dördü. (Gülüşmeler)(Laughter)
Şöyle elden ele geçirebilirsek,... (Gülüşmeler)I'd like to show them around so we can just, you know -- (Laughter)
Kim bilir, belki de Bay Klee'nin acelesi vardı, yani -- (Gülüşmeler)We don't know, maybe Mr. Klee was probably in a hurry, I mean -- (Laughter)
Bu da benim versiyonum -- (Gülüşmeler)And this is my -- (Laughter)
Bern İsviçre'deki Eidgenössische Amt für Geistiges Eigentum'dan. (Gülüşmeler)(Laughter)
Evet, kendi deneyimimden. (Gülüşmeler)So I'm -- (Laughter)
Biliyorsunuz burada -- (Gülüşmeler)You know, there is a -- (Laughter)
(Gülüşmeler) 1980lerin sonunda, aklım bir karış havada iken hukuk fakültesine gittim.In the late 1980s, in a moment of youthful indiscretion, I went to law school.
(Gülüşmeler) Eğer insanların daha iyi çalışmasını isterseniz, onları ödüllendirirsiniz.If you want people to perform better, you reward them.
(Gülüşmeler) Atlassian Avustralya'daki bir yazılım şirketi.Atlassian is an Australian software company.
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(Laughter) And after 10 years of this, my wife eventually said,
Kahrolası liberal) (Gülüşmeler)Damn liberal) (Laughter)
(Yazı: avucumun içinde) (Gülüşmeler)(Text: clenched it) (Laughter)
Kafası güzel kurucular) (Gülüşmeler)Some of them are funnier.
Çoğu zaman, keçi zamanı kusma hatası yüklüyor.) (Gülüşmeler)At often, the goat-time install a error is vomit.) (Laughter)
Kaç kere rüzgar gibi, bir kazık ve ejderha?) (Gülüşmeler)(Text:
Bu babanın taşlarına hakaret mi?) (Gülüşmeler)This insult to father's stones?) (Laughter)
(Yazı: Lütfen aptallığın için özür dile. Sana çok teşekkür var) (Gülüşmeler)There are a many thank you.) (Laughter)
İlham, aynı zamanda rock grubu.) (Gülüşmeler)Laughter.
(Gülüşmeler) Alkış(Laughter) (Applause)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod