İstediğiniz sürprizlerden hoşlanıyorsunuz. (Gülüşmeler)You like the surprises you want.
Kimler şimdiye kadar yakın bir ilişkide incindi? "Ben.", deyin. (Gülüşmeler)Who here has been hurt in an intimate relationship?
(Gülüşmeler) Ve yine incineceksiniz.And you're going to get hurt again.
(Gülüşmeler) Yani, bunlar ilk dört ihtiyaç, her insan bunları karşılamak için bir şeyler buluyor.These first four needs, every human finds a way to meet.
(Gülüşmeler) Bu şeyi kullanıyorsunuz ve istediğiniz yere gidemiyorsunuz.You use this thing and you don't get there.
(Gülüşmeler) Ya da, ne olursa olsun, mutlu veya heyecanlı olacak bir şey bulabilen birini?Or no matter what happens, they find a way to be happy or excited.
Tamam -- (Gülüşmeler)All right -- (Laughter)
-- hayır, bu oldukça acı verici -- (Gülüşmeler)-- no, it's very painful, so -- (Laughter)
Yatırımcıların düşündüğü bu-- (Gülüşmeler)That's what the investors think, that it's just -- (Laughter)
İşte tam arkamdaki de bu tablo... (Gülüşmeler)That's what I have behind myself. (Laughter)
Amerika'nın finansal sistemine şöyle bir görüntü veriyor (Gülüşmeler)(Laughter)
Neredeyse aynen Kongre'den ayrılmak gibi... gülüşmelerIt's almost like leaving Congress. (Laughter)
(ÇN: robot elektrik süpürgesi) (Gülüşmeler)And all we've got is a Roomba. (Laughter)
Şimdi -- (Gülüşmeler) --Now -- (Laughter) --
"Bu çok hoş canım." dedi. (Gülüşmeler)She said, "That's nice, dear." (Laughter)
(Gülüşmeler) Pilot lisansı almak için, uygun bir aday olarak görünmediğimi size söyleyebilirim.I can tell you, I did not look like the ideal candidate to get a pilot's license.
(gulusmeler) zzzip guvenlik icin.July. (Laughter) Zip!
(Gülüşmeler) 11 Eylül'den önce, bu paranın önemli bir bölümü(Laughter)
Bütün bunlar bi' yere kadar... (Gülüşmeler)Enough of all that. (Laughter)
Eğer buraya gidersem -- (Gülüşmeler)If I come over here -- (Laughs)
Yani anlamadım... (Gülüşmeler)I mean what -- (Laughter)
(Gülüşmeler) dünyadaki bütün sunumların 9/10'undan daha iyi olacaktır. Gerçekten.Seriously.
(Gülüşmeler) Tamam mı?(Laughter) OK?
Öyleyse sadece okuyayım." (Gülüşmeler)So I will just read ahead." (Laughter)
Onun nasıl dans ettiğine bakabilirim... (Gülüşmeler)It will actually bring it to life. And I can see how it might dance. (Laughter)
Bu durumda bana tanrı muamelesi yapıp tapınmaları gerekiyor. (Gülüşmeler)I can get out of the UFO and walk up, and they should be worshipping me at this point as a god.
(Gülüşmeler) 10. jenerasyon ve birkaç adım daha atabiliyor.(Laughter) Generation 10 and it'll take a few steps more --
Bence bizim düşmanımız fizikti, (Gülüşmeler) ve o acımasız dostumuz.I think our enemy was physics -- (Laughter) and she's a cruel mistress.
Ve bunu labratuvarda test etmeye karar verdik (Gülüşmeler)So we decided to test this in the lab. (Laughter)
"Yemekten çıkan kıl miktarı." (Gülüşmeler)"Pieces of hair found in food." (Laughter)
Bu olay şunu düşündürüyor... Bu tavrın yanlarına kâr kalacağını nasıl düşündüler ki? (Gülüşmeler)And this brings up the question, what made them think they could get away with something like that?
(Gülüşmeler) Peki, bir mecra bir sürü yeni fikrin aniden ortalığa saçılmasını sağladığında ne olur?(Laughter) So, what happens when a medium suddenly puts a lot of new ideas into circulation?
(Gülüşmeler) (Gülüşmeler)(Laughter) (Laughter)
Yani YouTube başlı başına bir altın madeni... (Gülüşmeler)I mean, YouTube is just a gold mine. (Laughter)
(Müzik ve gülüşme sesleri)(Music) (Laughter)
(gülüşmeler) GITHUB KULLANANLAR - AVUKATLAR (Gülüşme ve alkış sesleri)(Laughter) (Laughter) (Applause)
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?I think that's wrong, but -- (Laughter) I think it's right for argumentation. Right?
(Gülüşmeler) Böylece Fransa'nın yolunu tuttum.I took a boat to France. and from there, second revelation, my friends,
(Gülüşmeler) Her öğrenciye bir piyano vardı, haftasonları, şatolara gidiyorduk, müzeleri geziyorduk.We had a piano per student, on the weekends, we went to a castle, we went to museums.
(Gülüşmeler) Yükseğe çıkmak istersen, seni kaldırırız, düşersen seni tutarız .If you go up, we will push you, if you fall, we will hold you.
(Gülüşmeler) Ben de düşünemiyorum!Well, me neither!
(Gülüşmeler) Şans!Oh, they were lucky.
Gülüşmeler : ) ama burası Tiananmen Meydanı(Laughter) But this is Tiananmen Square.
(Gülüşmeler) (Müzik)(Laughter) (Music)
(Gülüşmeler) -- Bu aklıma hiç gelmemişti.Well -- (Laughter) -- I hadn't thought of that one.
Ne patladı?" dedi. (Gülüşmeler)What banged?" (Laughter)
Firavun -- (Gülüşmeler)The Pharaoh got -- (Laughter)
"Nasıl oluyor da insanlar bu kadar salak olup, yine de hayatta kalabiliyorlar?" (Gülüşmeler)"How can people be so dumb, and yet live?" (Laughter)
Ve hepsi gülüştüler ve arkadaşlarının sırtını sıvazladılar.And they all kind of laughed and they patted him on the back.
Tam da, ne bileyim, TEDx USC gibi (Gülüşmeler)Like, oh, I don't know, TEDx USC. (Laughter)
-Şu güzel gülüşe bir bakın![laughs] [Mooji]
(Gülüşmeler) Belli şeyleri yerseniz, fazlaca gaz üretirsiniz.(Laughter) You eat certain things, you produce a lot of gas.
(Gülüşmeler) Sadece bir düşünce.(Laughter) Just a thought.
Tuvalet kağıdının bitmesi halinde... ...duvarın iç kısmını yırtabilirsiniz. (Gülüşmeler)In case you're finished with toilet paper, you can tear off the inside of the wall.
(Gülüşmeler) Bu nedenle çok fazla hayal kırıklığı yaşadığımızı anımsıyorum.So I remember it was so disappointing.
(Gülüşmeler.) Gerçeği çarpıtmıyor, sadece gerçeği dağıtıyor.It doesn't create the distortion of reality; it creates the dissolution of reality.
[Ciddi hatalar] (Gülüşmeler)(Laughter)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Nobody here would ever be accused or be familiar with Narcissus. (Laughter)
Bence, kamp da tıpkı böyle olacaktı, daha bile iyi. (Gülüşmeler)And I had this idea that camp was going to be just like this, but better.
(baloney:argoda zırva, palavra) (Gülüşmeler)(Laughter) (Applause)