Ana içeriğe geç
Sözlük

gülüş ile cümle

gülüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler).D.C. ミラーだ どうする?」彼は答えました「すぐに消えるよ」(笑) なぜ 上手くいくのでしょう? 不思議ですね
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler)."Há um cientista que realizou uma experiência
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler)."Sai, c"é un uomo con un esperimento che sembra contraddire la relatività speciale,
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler)."Vieš, je tu niekto s experimentom, ktorý, zdá sa, odporuje špeciálnej relativite.
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler)."Знаєш, один чоловік зробив експеримент, який, схоже, не погоджується із спеціальною теорією відносності.
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler)."Тут вот один физик провёл эксперимент, который, кажется, противоречит специальной теории относительности.
Bu nedenle gayet yavaş okudum. (Gülüşmeler)Czytałam powoli (Śmiech)
Bu nedenle gayet yavaş okudum. (Gülüşmeler)Jadi saya membaca perlahan-lahan (Tawa)
Bu nedir böyle? ( Gülüşmeler)Τι κάνει αυτό εδώ; (Γέλια)
Bu New York'da bir galeride oluşturduğum o çalışmam; çalışmaya göz atanlar annem ve babam. (Gülüşmeler)Esta es una pieza en una galería en New York; y esos son mis padres mirándola.
Bunlar animasyon değil. (Gülüşmeler)chúng không thật sự linh hoạt (cười) tôi đã nói rồi mà, đây là bản thử tư.
Bunlar animasyon değil. (Gülüşmeler)これでも4回撮り直したそうです (笑い)
Bunlar birinde, gerçek olanı alıp... (Gülüşmeler)Az egyik az hogy a valós... (Nevetés)
Bunlar birinde, gerçek olanı alıp... (Gülüşmeler)Eén ervan is dat je die echte ... .
Bunlar birinde, gerçek olanı alıp... (Gülüşmeler)Erstens nehmen wir reale... (Gelächter)
Bunlar birinde, gerçek olanı alıp... (Gülüşmeler)Jedna z nich to... (Śmiech)
Bunlar birinde, gerçek olanı alıp... (Gülüşmeler)그 중 하나는 실시간 ... (웃음)
Bunlar birinde, gerçek olanı alıp... (Gülüşmeler)L'une est de prendre cette vraie... (rires)
Bunlar birinde, gerçek olanı alıp... (Gülüşmeler)Một trong số đó là lấy nó trong thời gian thực... (Tiếng cười)
Bunlar birinde, gerçek olanı alıp... (Gülüşmeler)Salah seorang dari antara mereka adalah untuk mengambil hal ... (Gelak tawa)
Bunlar birinde, gerçek olanı alıp... (Gülüşmeler)Uma delas é aproveitar aquela real... (Risos)
Bunlar birinde, gerçek olanı alıp... (Gülüşmeler)Una de ellas es tomar lo real... (Risas)
Bunlar birinde, gerçek olanı alıp... (Gülüşmeler)Una di queste è prendere il reale.. (Risate)
Bunlar birinde, gerçek olanı alıp... (Gülüşmeler)Unul este sa luam acest lucru real... (rasete)
Bunlar birinde, gerçek olanı alıp... (Gülüşmeler)Yksi niistä on ottaa tuo aito ... (Naurua)
Bunlar birinde, gerçek olanı alıp... (Gülüşmeler)Το ένα είναι ότι παίρνουμε το πραγματικό... (Γέλια)
Bunlar birinde, gerçek olanı alıp... (Gülüşmeler)Едно от тях е да вземем това истинско ... (Смях)
Bunlar birinde, gerçek olanı alıp... (Gülüşmeler)Одна из них - это взять это... (Смех)
Bunlar birinde, gerçek olanı alıp... (Gülüşmeler)אחד מהם הוא לקחת את המציאות... (צחוק)
Bunlar birinde, gerçek olanı alıp... (Gülüşmeler)أحدهم هو أن نأخذ هذا ... (ضحك)
Bunlar birinde, gerçek olanı alıp... (Gülüşmeler)(笑い) では今少し時間をいただいてチームの皆に感謝したいと思います。
Bunlar da "Ecole de Chabon" ya da "Kömür Enstitüsü"nün ilk mezunları. Ve bunlar da-- (Gülüşmeler)Це випускники першої школи в Чабоні, або Інституту вугільної промисловості.
"Bunlar da iyi çalışanlar" deyin. (Gülüşmeler)Vagy "Na, ő igazán jó volt" (Nevetés)
Bunlardan daha önce gördünüz, değil mi? Kitap gibi? (Gülüşmeler)Mármint könyveket... (Nevetés)
Bunlardan daha önce gördünüz, değil mi? Kitap gibi? (Gülüşmeler)Ну... книги... (Смех)
Bunlardan on binlerce var. (Yazı: avucumun içinde) (Gülüşmeler)(Texte : je l'ai serré) (rires)
Bunları hatırlayan var mı? (Gülüşmeler)Υπάρχει κάποιος που θυμάται αυτά; (Γέλια)
Bunları hissetmek istemiyorum. Ve bunun 'anlayan bir gülüş' olduğunu biliyorum.Saya tidak mau merasakan itu dan saya tahu dari cara tertawa anda.
Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile. (Gülüşmeler)Ça n'est pas notre genre, bien qu'une soirée dans le quartier de Temple Bar puisse échapper à tout contrôle.
Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile. (Gülüşmeler)Choć kto wie, szalona noc może skończyć się różnie.
Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile. (Gülüşmeler)Nem tesszük, habár a Temple Bar körzetében elég vad tud lenni egy éjszaka.
Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile. (Gülüşmeler)No lo hacemos, aunque una noche de juerga pueda ser bastante agitada.
Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile. (Gülüşmeler)Non lo facciamo, anche se una serata nel quartiere Temple Bar può far fare pazzie.
Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile. (Gülüşmeler)Takto sa nesprávame, hoci noc v dublinskej štvrti Temple Bar sa môže zvrhnúť.
Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile. (Gülüşmeler)We doen dat gewoon niet, al kan een nacht in het Temple Bar-district nogal wild worden.
Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile. (Gülüşmeler)Wir tun das nicht, obwohl eine Nacht im Stadtviertel Temple Bar ziemlich wild werden kann.
Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile. (Gülüşmeler)Δεν το κάνουμε, αν και μετά από μερικά ποτάκια, ποιος ξέρει.
Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile. (Gülüşmeler)Ми так не робимо, хоча, вночі у районі Темпл Бар бувають досить дикі вечірки.
Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile. (Gülüşmeler)Просто не правим това, въпреки че нощ в района на Темпъл бар може да бъде доста бурна.
Bunların hepsini okudunuz. (Gülüşmeler)Ni har väl redan läst om det... ... på internet...
Bunlar komünist 2.0 Vietnam'da kullanılmadı. (Gülüşmeler)Και δεν το είχαν συνηθίσει στο κομουνιστικό Βιετνάμ 2.0 (Γέλια)
Bunlar, oda arkadaşıma peruk yapıştırıcısıyla yapıştırdığım kulak çubukları. (Gülüşmeler)To patyczki do uszu przyklejone do skóry mojego współlokatora za pomocą kleju do peruk.
Bunlar usta işi ve sağlamdılar. Fakat şimdiki bunlara hiç benzemiyor. [Gülüşmeler] >>Sergey Brin:הם עברו חלק, הם היו יציבות. ההדגמה הזאת לא תהיה כזאת בכלל [צחוק]
Bunu batırabilmek için çok ciddi hatalar yapman lazım." (Gülüşmeler)Kau harus benar-benar babak-belur untuk mengacaukan yg satu ini. " (Tertawa)
Bunu batırabilmek için çok ciddi hatalar yapman lazım." (Gülüşmeler)"Musiałbyś poważnie narozrabiać, żeby ją spieprzyć" (Śmiech)
Bunu ben uydurmuyorum. Gülüşmeler(Risos)
Bunu bize bırakın. (Gülüşmeler)Bízzatok bennünk (Nevetés)
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım. (Gülüşmeler)Am făcut asta proiectând o casnică din anii '50 într-un malaxor.
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım. (Gülüşmeler)Ik projecteerde een huisvrouw uit de jaren 50 in een mixer.
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım. (Gülüşmeler)Для этого я спроектировал типичную домохозяйку 50-х годов в блендер.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod